Haber-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Yaşar Polat, Gezi Direnişi’nin 13. yılı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Gezi’nin yalnızca bir protesto hareketi değil, demokrasi, özgürlük, adalet ve dayanışma mücadelesinin simgesi olduğunu belirterek, “Sarayların değil, direnenlerin tarihi kazanacak” dedi.

Gezi Direnişi’nin 13. yılı nedeniyle yazılı bir açıklama yapan Haber-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Yaşar Polat, Gezi’nin Türkiye’nin toplumsal hafızasında önemli bir yer tuttuğunu vurguladı. Polat, açıklamasında Gezi’nin birkaç ağacın kesilmesine karşı yükselen itirazla başlayıp kısa sürede milyonların ortak vicdanına dönüştüğünü ifade etti.

Açıklamasına, şair Ahmed Arif’in dizeleriyle başlayan Polat, “Bugünlerden geriye bir yarına gidenler kalır, bir de yarınlar için direnenler” sözlerinin Gezi’nin ruhunu yansıttığını belirtti.

Whatsapp Image 2026 05 31 At 11.08.26 (1)

“Gezi, ortak vicdanın sesi oldu”

Gezi Parkı’nda başlayan protestoların farklı görüşlerden, inançlardan ve yaşam tarzlarından insanların ortak talepler etrafında buluşmasına vesile olduğunu kaydeden Polat, “Gezi, halkın yönetenlere ‘Bu ülke yalnızca sizin değil, hepimizin’ deme biçimiydi” ifadelerini kullandı.

İktidarın toplumsal talepleri dinlemek yerine baskı politikalarını tercih ettiğini savunan Polat, Gezi sürecinin yıllar boyunca siyasal kutuplaşmanın bir aracı haline getirildiğini söyledi.

Gezi’de yaşamını yitirenler anıldı

Yaşar Polat, Gezi Direnişi sırasında ve sonrasında yaşamını yitiren Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Ahmet Atakan ve Medeni Yıldırım’ın isimlerinin yalnızca birer kayıp olmadığını belirterek, bu isimlerin adalet arayışının simgeleri olarak hafızalarda yaşamaya devam ettiğini ifade etti.

“Gezi’nin talepleri güncelliğini koruyor”

Türkiye’de ekonomik kriz, yoksulluk ve gelecek kaygısının giderek derinleştiğini vurgulayan Polat, Gezi günlerinde dile getirilen demokrasi, hukuk devleti, şeffaflık ve hesap verebilirlik taleplerinin bugün de geçerliliğini koruduğunu söyledi.

Gezi Davası kapsamında ceza alanların ve yıllardır tutuklu bulunan Gezi hükümlülerinin hukukun bağımsızlığı ve adalet sistemi tartışmalarının merkezinde yer aldığını belirten Polat, demokratik protestoların yıllar sonra dahi yargısal süreçlerin konusu yapılmasının toplum vicdanında ciddi sorgulamalara yol açtığını ifade etti.

Av. Kemal Derin: CHP’de Düğümü Kurultay Çözer
Av. Kemal Derin: CHP’de Düğümü Kurultay Çözer
İçeriği Görüntüle

“Gezi’nin en büyük mirası dayanışmadır”

Açıklamasında Gezi’nin en önemli mirasının dayanışma kültürü olduğunu dile getiren Polat, birbirini tanımayan insanların ekmeğini, suyunu ve umudunu paylaşmasının Gezi’nin hafızasında önemli bir yer tuttuğunu kaydetti.

Polat, “Korkunun değil cesaretin, ayrışmanın değil birlikte yaşamanın mümkün olduğunu göstermesidir” değerlendirmesinde bulundu.

“Gezi umuttur, özgürlüktür”

Gezi’yi anmanın yalnızca geçmişi hatırlamak anlamına gelmediğini ifade eden Polat, bunun aynı zamanda daha demokratik, daha özgür ve daha adil bir gelecek talebini canlı tutmak anlamına geldiğini belirtti.

Tarihin hiçbir baskı düzeninin sonsuza kadar sürmediğini gösterdiğini kaydeden Polat, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Gezi dayanışmadır.
Gezi direniştir.
Gezi umuttur.
Gezi özgürlüktür.

Bugünlerden geriye bir yarına gidenler kalır;
Bir de yarınlar için direnenler.”

Muhabir: Güven BOĞA