aber-Sen, son günlerde okullarda yaşanan silahlı saldırıların ardından dikkat çeken bir açıklama yaptı. 14 Nisan 2026’da Şanlıurfa’da ve 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ta meydana gelen olayların münferit olmadığına vurgu yapılan açıklamada, yaşananların toplumsal bir çürümenin sonucu olduğu ifade edildi.
Açıklamada, “Toplumun kılcal damarlarına kadar nüfuz eden şiddet kültürü artık okullarımıza kadar girmiştir. Ölen ve öldürülen bizim çocuklarımızdır” denilerek yaşananlara tepki gösterildi.
“Kamu yayıncılığı sorumluluğu hatırlanmalı”
Haber-Sen, kamu hizmeti yayıncılığı yapmakla yükümlü olan TRT’yi de eleştirerek, yayın politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, TRT’nin anayasal sorumluluğu gereği toplumsal huzur ve eğitimi öncelemesi gerektiği vurgulandı.
Şiddeti estetize eden dizilerin gençler üzerinde olumsuz etkiler yarattığı belirtilen açıklamada, “Hukuk yerine kaba kuvvetin, adalet yerine intikamın yüceltildiği içerikler gençler için yanlış rol modeller oluşturmaktadır” ifadelerine yer verildi.
“Şiddet içerikleri normalleştiriliyor”
Açıklamada, televizyon içeriklerinde silah kullanımının sıradanlaştırıldığı ve şiddetin bir çözüm yöntemi olarak sunulduğu ifade edildi. Bu durumun özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler yarattığına dikkat çekildi.
Haber diline de eleştiri yönelten sendika, şiddetin dramatize edilerek sunulmasının toplumsal travmaları derinleştirdiğini belirtti.
RTÜK’e çağrı
Haber-Sen, medya içeriklerinin denetiminden sorumlu olan RTÜK’e de çağrıda bulunarak, şiddeti teşvik eden yayınlara karşı daha etkin yaptırımlar uygulanması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, “Suç örgütlerini ve mafyatik ilişkileri başarı hikâyesi gibi sunan içeriklere karşı caydırıcı önlemler alınmalıdır” denildi.
“Sessiz kalmayacağız”
Açıklamanın sonunda, medyada şiddetin meşrulaştırılmasına karşı mücadele edileceği belirtilerek, “Okullarda yankılanan silah sesleri, ekranlardaki şiddetin bir yansımasıdır. Bu düzene sessiz kalmayacağız” ifadeleri kullanıldı.
Haber-Sen, toplumun geleceğinin korunması için medyada daha sorumlu bir yayıncılık anlayışının benimsenmesi gerektiğini vurguladı.




