İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD), sosyal medya kullanıcılarına yönelik yaş doğrulama düzenlemesine ilişkin 13 Ekim 2026 tarihli açıklamasında, çocukların korunması gerekçesiyle oluşturulan sistemin yetişkinleri de kapsayan bir kimlik doğrulama zorunluluğuna dönüştüğünü savundu.

Derneğin açıklamasına göre, Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanan Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik, 10 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girecek.

İFÖD, yönetmeliğin yalnızca 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin yasak getirmediğini; yaşı ne olursa olsun hesap açacak her kullanıcının e-Devlet üzerinden üretilecek bir “yaş doğrulama belirteci” ile doğrulanmasını zorunlu tuttuğunu belirtti. Açıklamada, mevcut hesapların da 31 Mart 2027’ye kadar doğrulanmasının öngörüldüğü aktarıldı.

“Uyardığımız gün geldi”

Dernek, 6 Nisan 2026’da yayımladığı “Sosyal Medyaya Kimlikle Giriş” başlıklı açıklamasında, çocukların korunması gerekçesiyle dijital fişleme altyapısı kurulması tehlikesine dikkat çektiğini hatırlattı.

Yeni düzenlemenin bu kaygıları artırdığını belirten İFÖD, “Uyardığımız gün gelmiştir” ifadelerini kullandı.

“Kanunda olmayan zorunluluk yönetmelikle getiriliyor”

İFÖD, 5651 sayılı Kanun’un ek 4. maddesinin yedinci fıkrasının, sosyal ağ sağlayıcılara 15 yaş altındaki çocuklara hizmet sunulmaması için yaş doğrulama dâhil gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü getirdiğini belirtti.

Ancak dernek, kanunda e-Devlet üzerinden doğrulamadan, devlet eliyle kimlik doğrulamasından veya yetişkinlerin doğrulanmasından söz edilmediğini vurguladı.

Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine işaret eden İFÖD, temel hakların sınırlandırılmasının ve kişisel verilerin işlenmesinin ancak kanunla mümkün olduğunu belirterek, ifade özgürlüğünün kullanımını devlet kimlik doğrulamasına bağlayan bir zorunluluğun yönetmelikle getirilmesinin kanunilik ilkesine aykırı olduğunu savundu.

Ebeveyn kontrol araçlarına konum paylaşımının eklenmesini de eleştiren dernek, bunun kanunda yer almayan bir yetkinin yönetmelikle oluşturulması anlamına geldiğini ifade etti.

Siber Güvenlik Başkanlığına verilen yetkilere itiraz

Açıklamada, yönetmeliğin 8. maddesinin yedinci fıkrası ile 12. maddesinin ikinci fıkrasında Siber Güvenlik Başkanlığına tanınan yetkiler de eleştirildi.

İFÖD; ayrıştırılmış hizmetlere ilişkin usul ve esasları belirleme, stratejileri oluşturma, tereddütleri giderme ve gerektiğinde uygulamaya yönelik düzenlemeler yapma yetkilerinin, sistemin başlangıçta açıklanan amacının ötesine genişletilmesine kapı araladığını savundu.

Dernek, bu durumu daha önce uyardığı “amacın genişlemesi tehlikesinin” yönetmeliğin metnine yerleştirilmesi olarak değerlendirdi.

“Tehlike belirtecin içeriğinde değil, süreçte”

İFÖD, yönetmeliğin bir yandan kimlik tespiti yerine yalnızca yaş eşiğinin belirlenmesini sağlayan yöntemlerin kullanılacağını söylediğini, diğer yandan belirtecin e-Devlet’te kimlik doğrulaması yapılarak üretilmesini şart koştuğunu belirtti.

Belirtecin kullanıcı adı içermeyecek olmasının tek başına mahremiyet güvencesi oluşturmadığını savunan dernek, devletin belirtecin üretilmesi ve doğrulanması sırasında hangi kayıtları tutacağının düzenlenmediğine dikkat çekti.

Açıklamada şu değerlendirme yapıldı:

“Tehlike belirtecin içeriğinde değil, üretildiği ve doğrulandığı süreçtedir.”

“Ya etkisiz kalacak ya gözetim aracına dönüşecek”

Derneğe göre düzenleme, belirtecin kullanıcıyla bağlantısı açısından temel bir ikilem içeriyor.

İFÖD, belirtecin kişiyle hiçbir bağ kurmaması hâlinde bir yetişkinin ürettiği belirteci bir çocuğa vermesinin engellenemeyeceğini belirtti. Belirtecin manipülasyona karşı dayanıklı hâle getirilmesinin ise kimin, hangi platformda, ne zaman doğrulama yaptığının izlenebileceği bir altyapı oluşturabileceğini savundu.

Dernek, bu nedenle düzenlemenin “ya etkisiz kalacağı ya da bir gözetim aracına dönüşeceği” uyarısında bulundu.

İFÖD ayrıca, yalnızca eylül ayında en az 1.270 X hesabının engellenmesiyle sonuçlanan 8/A kararlarının Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından platformlara iletildiğini aktardı. İFÖD, EngelliWeb ve Prof. Dr. Yaman Akdeniz’in hesaplarının Türkiye’den görünmez kılındığı bir dönemde, kimlik doğrulama sisteminin anonim ifade üzerindeki etkilerinin daha da önem kazandığını belirtti.

Çocukların ifade ve katılım hakları vurgusu

Açıklamada, 15 yaş altındaki çocuklar için ebeveyn onayı gibi kademeli seçenekler tanınmadan mutlak yasak öngörülmesi eleştirildi.

Derneğin aktardığına göre, 15–18 yaş arasındaki çocukların hesaplarının kamuya açık olmasına ve canlı yayın yapmasına izin verilmeyecek. Görsel içeriklerin kaydırma, dokunma veya tıklamayla ardışık sunulduğu arayüzlerin kullanımına da sınırlama getirilecek.

İFÖD, bu hükümlerin çocukları korumak yerine gençleri kamusal tartışmaların dışına itebileceğini savundu. BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’de güvence altına alınan ifade, örgütlenme, bilgiye erişim ve katılım haklarının korunması gerektiğini vurguladı.

“Zararlı içerik” ölçütünün belirsizliği eleştirildi

Yönetmelikte çocukların gelişimine zarar verebilecek içeriklere karşı filtreleme istendiğini, ancak bu içeriklerin açıkça tanımlanmadığını belirten dernek, belirsizliğin farklı alanlardaki bilgiye erişimi kısıtlamak için kullanılabileceği uyarısını yaptı.

İFÖD, açıklamasında LGBTİ+ örgütlerine ve haber platformlarına yönelik erişim engellerine işaret ederek, söz konusu ölçütün gençlerin LGBTİ+ ve siyasi içeriklere ulaşmasını sınırlama riski taşıdığını ifade etti.

Teknik rehberin kamuoyuna açılması istendi

Dernek, yönetmeliğin hazırlanmasında kamuoyunun görüşüne başvurulmadığını ve belirtecin teknik yapısının yalnızca platformlarla paylaşılacak bir rehbere bırakıldığını belirtti.

Bu yaklaşımı şeffaflık açısından eleştiren İFÖD, “Mahremiyetin güvencesi, onu denetlemesi gerekenlerin göremeyeceği bir belgeye emanet edilmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

Açıklamada, şikâyet merciinin de Siber Güvenlik Başkanlığı olduğu belirtildi. Düzenlemeye uymayan platformlar için küresel cironun yüzde üçüne kadar idari para cezası, reklam yasağı ve yüzde 90’a varan bant daraltma yaptırımlarının öngörüldüğü aktarıldı.

İFÖD Danıştay’da dava açacak

İfade Özgürlüğü Derneği, yönetmeliğin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Danıştay’da dava açacağını duyurdu.

Dernek, düzenlemenin 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girmeden geri çekilmesini isteyerek şu çağrılarda bulundu:

  • Sosyal medyaya erişim e-Devlet kimlik doğrulamasına bağlanmamalı; kimlik gerektirmeyen, mahremiyeti koruyan yöntemler tanınmalı.

  • Belirteç sistemine ilişkin teknik rehber ve bütün belgeler kamuoyuyla paylaşılmalı.

  • 15–18 yaş arasındaki çocukların ifade ve katılım hakları korunmalı.

  • “Zararlı içerik” ölçütü açıkça tanımlanmalı.

  • Sosyal ağ sağlayıcılar, kullanıcıların kimliklendirilmesine aracılık etmek yerine hukuki yollara başvurmalı.