İnsan Hakları Derneği (İHD), 13-14 Haziran tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu ve Şube Eş Başkanları Toplantısı’nın sonuç bildirgesini açıkladı. Bildirgede, olası bir geçiş dönemi yasasının KHK’larla kamudan ihraç edilen tüm personelin özlük haklarıyla birlikte kamu görevlerine iadesini sağlaması gerektiği vurgulanırken, kayyum düzenlemelerinin kaldırılması ve siyasi mahpusları kapsayan genel af çağrısı da yapıldı. İHD’den kapsamlı sonuç bildirgesi İnsan Hakları Derneği (İHD), 13-14 Haziran 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu ve Şube Eş Başkanları Toplantısı’nın ardından sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı. Bildirgede, insan hakları ihlallerinden demokratikleşme taleplerine, ekonomik sorunlardan barış sürecine kadar çok sayıda başlık ele alındı. “KHK mağduriyetleri geçiş dönemi yasasıyla giderilmeli” İHD, desteklediğini belirttiği barış sürecinin kalıcı hale gelebilmesi için kapsamlı bir “geçiş dönemi yasası” çıkarılması gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda hazırlanacak yasanın, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamudan ihraç edilen tüm personelin özlük haklarıyla birlikte kamu görevlerine iadesini sağlayacak düzenlemeler içermesi gerektiği belirtildi. Bildirgede ayrıca KHK ile belediye mevzuatına eklenen kayyum düzenlemelerinin kaldırılması, yerine kayyum atanan belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi ve süreci denetleyecek siyasi partiler, kamu görevlileri ile sivil toplum temsilcilerinden oluşan bir izleme kurulunun oluşturulması çağrısı yapıldı. “Ajanlık dayatmaları araştırılsın” Toplantıda şube eş başkanlarının aktardığı bilgilere göre son dönemde çok sayıda kişiye yönelik “ajanlık dayatması” iddialarının arttığı ve uygulamanın yaygınlaştığı ifade edildi. Yapılan suç duyurularının etkili şekilde soruşturulmadığı belirtilirken, mağdurların can güvenliği ile kişi özgürlüğü ve güvenliği açısından ciddi endişeler yaşadığı kaydedildi. İHD, bu iddialarla ilgili kapsamlı bir rapor hazırlanmasına ve İçişleri ile Adalet bakanlıklarına başvuruda bulunulmasına karar verildiğini açıkladı. İşsizlik, yoksulluk ve intiharlar gündemde Bildirgede, işsizlik ve yoksullaştırma politikalarının özellikle gençleri yasa dışı sanal bahis ağları ve çeşitli suç örgütlerine ittiği değerlendirmesi yapıldı. Psikososyal ve ekonomik nedenlerle intihar oranlarında artış gözlendiği belirtilirken, gelir dağılımındaki adaletsizlik, hukuk ve adalet endekslerindeki gerileme ile sabit gelirli çalışanların alım gücünün düşmesinin bu tabloyu ağırlaştırdığı ifade edildi. İHD, artan güvenlik harcamalarına karşın eğitim, sağlık ve sosyal politika bütçelerinin küçüldüğünü belirterek önümüzdeki dönemde bütçe izleme programlarının hayata geçirilmesini önerdi. “Hak ve özgürlüklerde otoriterleşme derinleşiyor” İktidarın basın özgürlüğü, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, mahpus hakları ile kadın, çocuk ve LGBTİ+ hakları başta olmak üzere birçok alanda yasaklayıcı ve sınırlayıcı politikalar izlediği savunulan bildirgede, TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 18 Şubat 2026 tarihli raporunda yer alan demokratikleşme önerilerinin hayata geçirilmesi çağrısı yinelendi. CHP’ye yönelik yargı süreçlerine tepki İHD, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan ve CHP’li belediyelere yönelik operasyonlarla devam eden süreci “yargı yoluyla siyasete müdahale” olarak değerlendirdi. Ana muhalefet partisinin büyük kongresinin iptal edilmesine ilişkin kararın demokrasi açısından kaygı verici olduğu belirtilen bildirgede, CHP’ye yönelik yargı baskısına son verilmesi, tutuklu belediye başkanları ile parti üyelerinin serbest bırakılması ve hukuka aykırı olduğu ifade edilen butlan kararının Yargıtay tarafından kaldırılması talep edildi. AİHM kararları uygulanmalı çağrısı Bildirgede, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 9-11 Haziran 2026 tarihli toplantısında Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerine de yer verildi. Komitenin, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ hakkındaki tutukluluk ve mahkûmiyet kararlarının siyasi saiklerle verildiğine yönelik AİHM değerlendirmelerini yinelediği belirtilirken, Osman Kavala için de benzer tespitlerin yapıldığı aktarıldı. İHD, iktidarı AİHM ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararlarını uygulamaya çağırarak ilgili davalarda tutuklu bulunan siyasetçilerin serbest bırakılmasını istedi. “Geçiş dönemi yasası genel af ve umut hakkını içermeli” İHD, Ekim 2024’ten bu yana silahlı çatışmalardan kaynaklanan yaşam hakkı ihlallerinin yaşanmamasını olumlu bulduğunu ancak örgütün fesih ve silah bırakma açıklamasının üzerinden 13 ay geçmesine rağmen gerekli yasal düzenlemelerin yapılmamasının endişe verici olduğunu ifade etti. Dernek, çıkarılmasını önerdiği geçiş dönemi yasasının tüm silahlı militanların geri dönüşünü güvence altına almasını, ekonomik ve sosyal yaşama katılım mekanizmaları oluşturmasını, tüm siyasi mahpusları kapsayan genel af düzenlemesi içermesini ve infaz eşitsizliğini giderecek şekilde yeniden düzenlenmesini istedi. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi standartlarına uygun biçimde umut hakkının güvence altına alınması ve koruculuk sisteminin kaldırılarak silahsızlandırma ve yeniden istihdam politikalarının uygulanması gerektiği ifade edildi. “Kalıcı barış ve demokratikleşme için mücadele sürecek” Sonuç bildirgesinin sonunda İHD, hukukun üstünlüğünün, demokratik siyasetin ve temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, çatışmasızlığın kalıcı barışa dönüştüğü bir coğrafya için mücadelesini sürdüreceğini kamuoyuna duyurdu.