DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İran'ın son dönemde Kürt bölgelerine yönelik füze, İHA ve topçu saldırılarının sistematik bir nitelik kazandığını belirterek, "İran, ABD ve İsrail saldırılarına karşı öfkesini Kürtlerden çıkarıyor" dedi. Irak Federe Kürdistan Bölgesi'ne yönelik saldırılar ve İran'da artan idamlar uluslararası kamuoyunda da endişe yaratırken, uzmanlar Tahran'ın ABD-İsrail savaşı sonrasında Kürt hareketlerini yeni güvenlik doktrininin merkezine yerleştirdiğine dikkat çekiyor.

"İran savaşın bedelini Kürtlere ödetiyor"

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Ortadoğu'da yeniden tırmanan savaş ortamı ve İran'ın Kürt bölgelerine yönelik askeri operasyonlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Tahran yönetiminin ABD ve İsrail'e karşı doğrudan cevap vermek yerine Kürt halkını hedef aldığını söyledi.

Ortadoğu'da ilan edilen ateşkesin kısa sürede bozulduğunu hatırlatan Bakırhan, İran'ın askeri ve siyasi tercihlerinin yeni bir insani krizi derinleştirdiğini belirtti.

"İran güçlü bir şekilde saldırılara karşılık vermek yerine öfkesini Kürtlerden, Kürt kentlerinden ve Kürt coğrafyasından çıkarıyor" diyen Bakırhan, son haftalarda yaşanan saldırıların bunun en açık göstergesi olduğunu ifade etti.

Federe Kürdistan Bölgesi yeniden hedefte

Bakırhan'ın verdiği bilgilere göre savaşın başlamasından bu yana Irak Federe Kürdistan Bölgesi yaklaşık bin füze ve insansız hava aracı saldırısının hedefi oldu.

Ankara'da Gece Kulübüne Fuhuş Operasyonu: 16 Gözaltı, 20 Kadın Kurtarıldı
Ankara'da Gece Kulübüne Fuhuş Operasyonu: 16 Gözaltı, 20 Kadın Kurtarıldı
İçeriği Görüntüle

Son saldırılarda Komela güçlerinin bulunduğu noktalar vurulurken 9 Komela peşmergesi yaşamını yitirdi. Toplamda ise 28 peşmerge öldü, yaklaşık 150 peşmerge ve sivil yaralandı.

"Federe Kürdistan Bölgesi'nin İran ile İsrail arasındaki savaşla ne ilgisi var?" diye soran Bakırhan, Kürt yerleşimlerinin savaşın tarafı olmamasına rağmen hedef alınmasını eleştirdi.

"İdamlar da saldırıların parçası haline geldi"

Bakırhan, askeri operasyonların yanı sıra İran'da idamların da arttığını söyledi.

Sadece son bir hafta içerisinde büyük bölümü Kürt siyasi tutsaklar ve muhaliflerden oluşan 20 kişinin idam edildiğini belirten Bakırhan, bunun yalnızca güvenlik politikası değil, siyasal baskının yeni bir aşaması olduğunu ifade etti.

"Kürt halkının başı sağ olsun" diyen Bakırhan, İran yönetimine katliamların ve idamların durdurulması çağrısı yaptı.

"Kürtler bu savaşın tarafı olmadı"

DEM Parti Eş Genel Başkanı, İran'ın güvenlik gerekçelerini de reddetti.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sırasında Kürt güçlerinin çatışmanın tarafı olmadığını vurgulayan Bakırhan, buna rağmen Kürtlerin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

"Kürtler silahlarını konuşturmadı. Bu savaşın tarafı olmadıklarını söylediler. Buna rağmen bombalanıyorlar, idam ediliyorlar."

Bakırhan, İran'ın bu yaklaşımının bölgesel barışı daha da zora sokacağını dile getirdi.

"Kasr-ı Şirin'in Kürtleri değiliz"

Konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden birinde İran yönetimine tarihsel göndermeler yapan Bakırhan, artık Ortadoğu'daki dengelerin değiştiğini söyledi.

"Kasr-ı Şirin döneminin Kürtleri değiliz. Sykes-Picot döneminin Kürtleri de değiliz. Ortadoğu'nun yaklaşık 60 milyonluk en dinamik halklarından biriyiz."

Kürtlerin eşit yurttaşlık ve demokratik haklar talep ettiğini vurgulayan Bakırhan, "Kürtleri bombalayarak, idam ederek hiçbir devlet güvenlik sağlayamaz" dedi.

İran neden saldırılarını artırdı?

Bakırhan'ın açıklamaları, İran'ın son günlerde Irak Federe Kürdistan Bölgesi'nde bulunan İranlı Kürt örgütlerine yönelik yeniden yoğunlaştırdığı füze ve İHA saldırılarının ardından geldi.

Son saldırılarda İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun Komala ve Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) başta olmak üzere çeşitli Kürt örgütlerinin bulunduğu alanları hedef aldığı bildirildi.

Tahran yönetimi operasyonları "terör faaliyetlerine karşı meşru müdafaa" olarak savunurken, hedef alınan Kürt örgütleri bu suçlamaları reddediyor ve faaliyetlerinin Kürt halkının siyasal haklarıyla ilgili olduğunu belirtiyor.


Saldırıların arkasında değişen güvenlik doktrini

Uluslararası analizler, son saldırıların yalnızca sınır güvenliğiyle açıklanamayacağını ortaya koyuyor.

İran, uzun yıllardır Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki İranlı Kürt örgütlerini hedef alsa da, son operasyonların zamanlaması dikkat çekiyor.

ABD-İsrail ile yaşanan savaş sırasında bazı çevrelerde İranlı Kürt örgütlerinin olası bir çatışmada kullanılabileceği yönündeki iddialar Tahran'ın güvenlik yaklaşımını değiştirdi.

Bölgeyi izleyen uzmanlara göre İran artık bu örgütleri yalnızca sınır güvenliği sorunu olarak değil, gelecekte ABD ve İsrail'in kullanabileceği olası bir bölgesel unsur olarak değerlendiriyor. Bu nedenle askeri baskı ve siyasi kuşatma politikası birlikte yürütülüyor.

2023 güvenlik anlaşmasının ardından baskılar arttı

İran ile Irak arasında 2023 yılında imzalanan güvenlik anlaşması kapsamında Bağdat yönetimi, İranlı Kürt örgütlerinin sınır hattından uzaklaştırılmasını ve kamplarının taşınmasını kabul etmişti.

Bu süreçte Erbil yönetimi de İran ile ilişkilerini korumaya çalışırken, Kürt örgütlerinin hareket alanı önemli ölçüde daraldı.

Ancak son haftalarda yeniden başlayan füze ve İHA saldırıları, Tahran'ın artık yalnızca diplomatik baskıyla yetinmediğini gösteriyor.

Türkiye faktörü de tartışılıyor

Uluslararası değerlendirmelerde, ABD-İsrail-İran gerilimi sırasında İranlı Kürt grupların olası bir askeri rol üstlenebileceğine ilişkin senaryoların gündeme geldiği belirtiliyor.

Bu süreçte Türkiye'nin de sınır güvenliği gerekçesiyle olası bir Kürt askeri hareketliliğine karşı diplomatik girişimlerde bulunduğu ve bölgesel dengelerin korunması yönünde çeşitli temaslar yürüttüğü değerlendiriliyor.

Her ne kadar İranlı Kürt örgütleri savaş boyunca İran topraklarına yönelik bir askeri girişimde bulunmasa da, uzmanlara göre Tahran yönetimi gelecekte benzer bir ihtimali ortadan kaldırmak amacıyla askeri baskıyı artırıyor.

Bakırhan: "İran Kürtlerle eşit yaşamı tercih etmeli"

Konuşmasının sonunda İran yönetimine çağrıda bulunan Bakırhan, Kürtlerin hiçbir ülkeye düşman olmadığını vurguladı.

"Kürtler demokratik haklarını, eşit yurttaşlığı istiyor. İdam etmek, bombalamak yerine Kürtlerle eşit ortak yaşamın hukukunu oluşturun."

Bakırhan, İran'daki idamların, Irak Federe Kürdistan Bölgesi'ne yönelik saldırıların ve Kürt yerleşimlerini hedef alan askeri operasyonların derhal sona erdirilmesi çağrısında bulunarak, bölgesel barışın ancak halkların eşitliği ve demokratik çözüm temelinde mümkün olacağını söyledi.

Muhabir: Güven BOĞA