İSTAHED’den Görüntülü Muayene Sistemine Eleştiri: “Aile Hekimlerinin İş Yükü Göz Ardı Ediliyor”
Spot: Sağlık Bakanlığının 1 Kasım 2026 itibarıyla aile hekimleri için başlattığı görüntülü muayene randevusu uygulamasına İstanbul Aile Hekimliği Derneğinden (İSTAHED) eleştiri geldi. Aile hekimlerinin mevcut iş yükü ve çalışma koşullarının dikkate alınmadığını belirten dernek, uygulamanın sağlık hizmetlerini aksatabileceğini ve hekimlerle hastaları karşı karşıya getirebileceğini ifade etti. İSTAHED, görüntülü muayene randevularının hekimlerin kendi çalışma planlarına göre düzenlenmesini istedi.
İSTAHED: Aile hekimliği bu sisteme hazır mı?
Sağlık Bakanlığı tarafından 1 Kasım 2026 tarihinden itibaren aile hekimlerine görüntülü muayene randevularının açılması, sağlık hizmetlerinin sunumu ve aile hekimlerinin çalışma koşullarına ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.
İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Yönetim Kurulu, yaptığı yazılı açıklamada, uygulamanın aile hekimlerinin mevcut iş yükü, sağlık kuruluşlarının fiziki ve teknik koşulları ile toplumun sağlık okuryazarlığı düzeyi dikkate alınmadan hayata geçirildiğini savundu.
Dernek, açıklamasına “Sağlık Bakanlığı, gün geçmiyor ki aile hekimlerine yeni bir görev tanımlamasın” sözleriyle başlayarak şu soruyu yöneltti:
“1 Kasım 2026 itibarıyla Sağlık Bakanlığı tarafından aile hekimlerine görüntülü muayene randevuları açıldı. Peki, ülke olarak aile hekimliğinde bu sistemi uygulamaya hazır mıyız?”
“Aile hekimleri poliklinik hizmetlerinin yüzde 40’ını gerçekleştiriyor”
İSTAHED, aile hekimlerinin mevcut hasta yoğunluğunun görüntülü muayene uygulamasının etkin biçimde yürütülmesini güçleştireceğini belirtti.
Dernek, 2025 yılı sağlık verilerine atıfta bulunarak Türkiye'deki hekimlerin yaklaşık sekizde birini oluşturan aile hekimlerinin toplam poliklinik hizmetlerinin yüzde 40'ını gerçekleştirdiğini ifade etti.
Açıklamada, bir aile hekiminin yılda ortalama 15 bin 530 poliklinik hizmeti sunduğu belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
“Uzaktan sağlık hizmetlerinin aktif olarak uygulandığı ülkelerdeki hekim başına düşen hasta başvurusu ortalamalarının çok üzerinde bir iş yüküne sahip olduğumuz mevcut koşullarda, uzaktan sağlık hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde sunulması pek mümkün görünmemektedir.”
İSTAHED, yüz yüze hasta muayenelerinin yoğunluğuna dikkat çekerek, “Bizler kapıda bekleyen hastalarımıza yetişmeye çalışırken bir de uzaktan hasta muayenesine nasıl zaman ayıracağımız ciddi bir soru işaretidir” ifadelerini kullandı.
Sağlık okuryazarlığı ve yönetmelik hükümlerine dikkat çekildi
Dernek, görüntülü muayene uygulamasının yalnızca teknolojik altyapıyla sınırlı olmadığını, hastaların sağlık hizmetlerine erişim ve dijital sistemleri kullanma yeterliliklerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye'deki sağlık okuryazarlığı düzeyinin sistemin sağlıklı biçimde uygulanması açısından yeterli olup olmadığının araştırılması gerektiğini savunan İSTAHED, 10 Şubat 2022 tarihinde yayımlanan Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik hükümlerine de işaret etti.
Açıklamada, yönetmelikte yer alan düzenlemelerin aile hekimliğinin mevcut çalışma koşullarında ve sahadaki işleyiş içerisinde ne ölçüde uygulanabileceğinin belirsiz olduğu vurgulandı.
“Sağlıkta şiddet riskini artırabilir”
İSTAHED Yönetim Kurulu, görüntülü muayene randevularının mevcut poliklinik yoğunluğu değerlendirilmeden tanımlanmasının sağlık hizmetlerinin sunumunda yeni sorunlar yaratabileceğini belirtti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu koşullar değerlendirilmeden hayata geçirilen zorunlu bir uygulama, mevcut sağlık hizmeti sunumunu daha da aksatacak, yeni sorunlara yol açacak ve hekimlerle hastaları karşı karşıya getirerek sağlıkta şiddet riskini artıracaktır.”
Dernek, uzaktan sağlık hizmetlerinin etkili biçimde sunulabilmesi için toplumun sağlık okuryazarlığının geliştirilmesi ve aile hekimlerinin iş yükünün Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerindeki ortalamalara yaklaştırılması gerektiğini savundu.
MHRS çalışma planlarına müdahale eleştirisi
İSTAHED'in açıklamasında öne çıkan bir diğer konu, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden görüntülü muayene randevularının aile hekimlerinin çalışma planlarına tanımlanması oldu.
Dernek, Bakanlığın hekimlerin çalışma planlarına müdahale ederek görüntülü muayene randevuları oluşturmasının, özellikle yoğun poliklinik saatlerinde sorunlara neden olabileceğini ifade etti.
Yüz yüze muayene için bekleyen hastalarla görüntülü görüşme randevularının aynı saatlere denk gelmesinin hizmet sunumunu zorlaştırabileceğine dikkat çekildi.
İSTAHED, bu durumun hekimlerle hastaları karşı karşıya getirebileceği ve sağlıkta şiddet riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
“Randevu saatlerini aile hekimleri belirlemeli”
İSTAHED, görüntülü muayene uygulamasına ilişkin önerilerini de kamuoyuyla paylaştı.
Dernek, randevuların merkezi olarak hekimlerin mevcut çalışma programlarına eklenmesi yerine, çalışma koşulları uygun olan aile hekimleri tarafından belirlenmesini önerdi.
Açıklamada şu görüş dile getirildi:
“Görüntülü muayene randevularının, çalışma koşulları uygun olan hekimler tarafından, kendi çalışma planları doğrultusunda ve uygun saatlerde oluşturulması çok daha yerinde bir yaklaşım olacaktır.”
Dernek, aksi durumda uygulamanın ciddi sorunlara yol açacağını ve sahadaki uygulanabilirliğinin son derece sınırlı kalacağını savundu.
“Saha temsilcilerinin görüşleri alınmadı”
İSTAHED Yönetim Kurulu, yeni düzenlemenin hazırlanması sürecinde aile hekimlerinin ve saha temsilcilerinin görüşlerinin alınmadığını belirterek sağlık politikalarının katılımcı bir anlayışla oluşturulması çağrısında bulundu.
Açıklamada, sahada görev yapan hekimlerin deneyimlerinden yararlanılmadan hazırlanan uygulamaların hedeflenen sonuçlara ulaşamayacağı ifade edildi.
İSTAHED, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Bizler, saha temsilcileriyle görüş alışverişinde bulunulmadan hayata geçirilen diğer uygulamalarda olduğu gibi, bu sistemin de Bakanlığın hedeflediği sonuçlara ulaşamayacağını ve sahada yeterli karşılık bulamayacağını düşünüyoruz.
Aile hekimliğinin gerçekleri göz ardı edilerek, sahada karşılığı olmayan uygulamaların hayata geçirilmesi çözüm değil, yeni sorunlar doğuracaktır. Sağlık politikaları, sahada hizmet sunan hekimlerin görüş ve önerileri dikkate alınarak oluşturulmalıdır.”
İSTAHED'in açıklaması, uzaktan sağlık hizmetlerinin aile hekimliğinde nasıl uygulanacağı, hekimlerin iş yükünün nasıl düzenleneceği ve randevu planlamasında sağlık çalışanlarının söz sahibi olup olmayacağı sorularını yeniden gündeme taşıdı.





