İzmir Barosu, Baro ve iktisadi işletmesinin mali hesaplarına ilişkin yürütülen adli soruşturma hakkında meslektaşlarına ve kamuoyuna açıklama yaptı.

Açıklamada, soruşturmanın Baro Genel Kurulu öncesinde sosyal medya üzerinden kamuoyunun gündemine getiriliş biçimi eleştirildi. Bilgilerin eksik ve bağlamından koparılarak paylaşılması nedeniyle yanlış değerlendirmelerin önüne geçmek amacıyla sürece ilişkin açıklama yapılmasının gerekli görüldüğü belirtildi.

Usulsüzlük 24 Eylül’de tespit edildi

Baronun açıklamasına göre, 24 Eylül 2026 tarihinde İzmir Barosu ile iktisadi işletmesinin mali hesaplarının karşılaştırılması sırasında yaklaşık 2 milyon TL tutarında usulsüzlük belirlendi.

Tespitin hemen ardından ilgili personelin beyanına başvurulduğu, personelin usulsüzlüğü kabul etmesi üzerine 25 Eylül’de iş akdinin feshedildiği bildirildi.

Muhasebe biriminde görev yapan diğer personelin de savunmasının alındığı belirtilen açıklamada, ilk tespitler doğrultusunda 28 Eylül 2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu kaydedildi.

Bağımsız denetim raporu savcılığa sunuldu

Sürecin bütün yönleriyle ve bağımsız biçimde incelenmesi amacıyla ayrıca bağımsız denetim yaptırıldığı açıklandı.

Baronun aktardığına göre, 2 Ekim 2026 tarihinde tamamlanan bağımsız denetçi raporunda, muhasebe kayıtlarının birbirleriyle uyumlu görünecek şekilde düzenlendiği ve bu yöntemle kasadan para eksiltildiği tespit edildi. İşlemlerin, olağan mali kontroller sırasında fark edilmesini güçleştirecek biçimde gizlendiği belirtildi.

Bağımsız denetim raporunun da tamamlandığı gün Cumhuriyet Başsavcılığına sunulduğu bildirildi.

“Bakanlık teftişinde de tespit edilemedi”

İzmir Barosu, mali ve idari kayıtlarının kısa süre önce Adalet Bakanlığı müfettişleri tarafından kapsamlı biçimde incelendiğine de dikkat çekti.

Açıklamada, söz konusu usulsüzlüğün bu teftiş sırasında da tespit edilemediği ifade edildi. Baro yönetimi, usulsüzlüğün ortaya çıkarıldığı ilk andan itibaren gerekli idari ve hukuki işlemlerin gecikmeksizin başlatıldığını, konunun yargıya taşındığını ve soruşturmanın aydınlatılması için bütün bilgi ve belgelerin ilgili makamlara sunulduğunu belirtti.

Kamuoyuna neden daha önce açıklanmadı?

Baro yönetimi, devam eden soruşturmanın daha önce kamuoyuyla paylaşılmamasının gerekçelerini de açıkladı.

Bu tercihte soruşturmanın gizliliği, delillerin korunması, masumiyet karinesi ve şüphelilerin lekelenmeme hakkının gözetildiği belirtilerek şu değerlendirme yapıldı:

“Bu yaklaşım herhangi bir usulsüzlüğün gizlenmesi ya da üzerinin örtülmesi değil, hukuki sürecin sağlıklı yürütülmesine yönelik sorumlu bir tutumdur.”

Genel Kurul öncesindeki paylaşımlara tepki

Adli soruşturma sürerken konunun Genel Kurul öncesinde kamuoyuna yansıtılma biçimini eleştiren İzmir Barosu, bunu Baro ve kurullarının kurumsal itibarını zedelemeye yönelik bir yaklaşım olarak değerlendirdi.

Usulsüzlüğü ortaya çıkaran ve hukuki süreci başlatanın Baro yönetimi olduğu vurgulanan açıklamada şöyle denildi:

“Usulsüzlüğü tespit eden, sorumlular hakkında derhal işlem başlatan, suç duyurusunda bulunan ve bağımsız denetim yaptırarak sonuçlarını yargıya sunan bizzat İzmir Barosu yönetimidir. Bu gerçek göz ardı edilerek yürütülen tartışmaların, soruşturmanın selametine ve kurumumuzun itibarına zarar vermesine izin vermeyeceğiz.”

“Genel Kurulda sorular yanıtlanacak”

Üyelerine karşı hesap verme sorumluluğunun bilincinde olduğunu belirten İzmir Barosu, Genel Kurulda sürece ilişkin soruların yanıtlanacağını, gerekli bilgi ve açıklamaların avukatlarla paylaşılacağını duyurdu.

Açıklama, şu ifadelerle tamamlandı:

“İzmir Barosu, hiçbir usulsüzlüğe göz yummayacak, hiçbir sorumluluğun üzerini örtmeyecek ve kurumsal itibarını korurken şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinden ödün vermeyecektir.”