Eğitim İş Adana 1 Nolu Şube 1 Mayıs Kutlama
Eğitim İş Adana 1 Nolu Şube 1 Mayıs Kutlama
İçeriği Görüntüle

15 Temmuz darbe girişiminin ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile görevlerinden ihraç edilen on binlerce kamu emekçisinin sürdürdüğü hukuk mücadelesinde kritik bir dönemeç aşıldı. Danıştay 5. Dairesi, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ile ilişkilendirilerek ihraç edilen bir öğretmen hakkında verdiği kararla, yıllardır tartışma konusu olan “irtibat” ve “iltisak” uygulamalarına ilişkin önemli bir emsal oluşturdu.

10 Yıllık Hukuk Mücadelesinde Kritik Eşik

KHK ihraçlarının üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen, hukuki sınırları net biçimde tanımlanmayan “irtibat” ve “iltisak” kavramları gerekçe gösterilerek görevlerine dönemeyen binlerce KESK üyesi ve kamu emekçisi açısından karar yeni bir umut oldu.

686 sayılı KHK ile ihraç edilen Eğitim Sen üyesi öğretmen’in açtığı dava, Danıştay 5. Dairesi’nin verdiği “onama” kararıyla kesinleşti. Böylece öğretmenin görevine iadesinin önündeki hukuki engeller kaldırılmış oldu.

Danıştay: İsim Kaydı Tek Başına Delil Olamaz

Kararın en dikkat çekici bölümünü ise Danıştay’ın HDK’ye ilişkin yaptığı ayrıntılı değerlendirme oluşturdu. Yüksek Mahkeme, İçişleri Bakanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü’nden HDK hakkında bilgi ve belge talep etti.

Yapılan incelemeler sonucunda Danıştay, HDK Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen aramalarda ele geçirilen dijital materyallerde bir kişinin isminin yer almasının, tek başına terör örgütüyle “irtibat” ya da “iltisak” kurulduğunu göstermeye yeterli olmayacağına hükmetti.

Kararda şu ifadeler yer aldı:

“HDK Genel Merkezi olarak kullanılan binada yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal içerisinde davacının isminin yer alması hususunun, PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli düzeyde olmadığı değerlendirilmiştir.”

Alt Mahkemelerin Kararları Hukuka Uygun Bulundu

Daha önce Ankara 26. İdare Mahkemesi, OHAL Komisyonu’nun ret kararını iptal ederek öğretmenin görevine iadesine ve mahrum bırakıldığı özlük haklarının geri verilmesine karar vermişti.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu da Ankara Bölge İdare Mahkemesi 14. İdari Dava Dairesi tarafından reddedilmişti.

Son olarak dosyayı temyiz incelemesine alan Danıştay 5. Dairesi, alt mahkemelerin verdiği kararları hukuka uygun bularak kesin olarak onadı.

KESK Üyeleri ve KHK’liler İçin Emsal Niteliğinde

Kararın, özellikle HDK faaliyetleri, toplantıları ya da etkinlikleri gerekçe gösterilerek ihraç edilen ve dosyaları hâlen yargı sürecinde bulunan çok sayıda KESK üyesi kamu emekçisi açısından emsal niteliği taşıdığı değerlendiriliyor.

Danıştay’ın, yasal zeminde faaliyet yürüten ve kamuoyuna açık açıklamalar yapan bir yapı ile kurulan ilişkinin tek başına “sadakat yükümlülüğünün ihlali” olarak değerlendirilemeyeceğine işaret etmesi, benzer durumdaki kamu emekçileri için yeni bir hukuki kapı aralayabilir.

“Yetersiz Delil” Vurgusu Dikkat Çekti

Davalı idarenin, “beraat kararlarının idareyi bağlamayacağı” yönündeki savunmasına rağmen Danıştay’ın dosyayı somut veriler üzerinden değerlendirmesi ve “yetersiz delil” vurgusu yapması, hukukçular tarafından önemli bir gelişme olarak yorumlandı.

Kararın, KHK sonrası oluşturulan idari denetim mekanizmalarının hukuk sınırları içinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyduğu belirtilirken, benzer durumda bulunan kamu emekçilerinin dosyalarının da bu içtihat doğrultusunda yeniden incelenmesi çağrısı yapılıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 05 18 170252

Muhabir: Güven BOĞA