2016 sonrası çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen yüz binlerce kişi, “#KHKlıyızHaklıyız” diyerek 10 yıllık mücadelelerini yeniden gündeme taşıdı. KHK’lılar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ni somut adımlar atmaya çağırırken, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasını talep etti.
“Yüzyılın En Büyük Hukuksuzluklarından Biri”
KHK’lılar tarafından yapılan açıklamada, 10 yılı aşkın süredir devam eden mağduriyetler “yüzyılın en büyük hukuksuzluklarından biri” olarak tanımlandı.
Açıklamada şu ifadeler öne çıktı:
“Bizler 10 yıldır #KHKlıyızHaklıyız diyerek sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bu hukuksuzluğa karşı susmadık, susmayacağız.”
İhraç edilen kamu çalışanları, yaşadıkları sürecin yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir vicdan meselesi olduğunu vurguladı.
“Bu Mücadele Toplumun Vicdan Mücadelesidir”
KHK’lılar, yürüttükleri mücadelenin sadece kendi haklarını değil, hukuk devletinin temel ilkelerini de ilgilendirdiğini belirtti.
Açıklamada, yaşananların yalnızca işten çıkarılma ile sınırlı olmadığına dikkat çekilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
- “En temel haklarımız gasp edildi”
- “Yargısız infaza maruz bırakıldık”
- “Sivil ölüm bize reva görüldü”
Bu ifadeler, KHK sürecinin sosyal, ekonomik ve psikolojik boyutlarına işaret etti.
TBMM’ye Açık Çağrı: “İnisiyatif Alın, Bu Zulüm Bitsin”
KHK’lılar, çözümün adresi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni işaret etti. Açıklamada, Meclis’in sorumluluk alması gerektiği vurgulanarak şu çağrı yapıldı:
“TBMM çözüm için inisiyatif almalı, bu zulüm bitmeli.”
Ayrıca siyasi partilerin zaman zaman yaptığı ortak çağrılara atıf yapılarak, bu çağrıların somut düzenlemelere dönüşmesi gerektiği ifade edildi.
AYM ve AİHM Kararlarının Uygulanması Talebi
Açıklamada, hukukun üstünlüğü ilkesine vurgu yapılarak, bağlayıcı nitelikteki yüksek yargı kararlarının uygulanmadığı eleştirisi dile getirildi.
KHK’lıların talepleri şu başlıklarda özetlendi:
- Anayasa Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanması
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının dikkate alınması
- Adil yargılanma hakkının güvence altına alınması
- Masumiyet karinesinin esas alınması
- Mağduriyetlerin gecikmeden giderilmesi
“10 Yıldır Onlarca Türlü Zulüm Yaşıyoruz”
KHK’lılar, geçen 10 yıl boyunca çok yönlü mağduriyetler yaşadıklarını belirterek, sürecin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda insani bir kriz haline geldiğini ifade etti.
Açıklamada şu ifadeler dikkat çekti:
“10 yıldır zulmün onlarca çeşidini yaşıyoruz. Hak, hukuk, adalet kimin umurunda?”
Bu sözler, kamuoyuna yönelik güçlü bir eleştiri olarak değerlendirildi.
“KHK’lar Gidecek, Biz Kalacağız”
Açıklamanın sonunda mücadele kararlılığı vurgulanarak şu mesaj verildi:
“KHK’lar gidecek, biz kalacağız. Çünkü haklıyız.”
KHK’lılar, adalet taleplerini yineleyerek sürecin daha fazla uzatılmaması gerektiğini belirtti.
Toplumsal Beklenti: Gecikmeyen Adalet
KHK’lıların açıklaması, kamuoyunda uzun süredir tartışılan bir sorunu yeniden gündeme taşıdı.
“#KHKlıAdaletİstiyor” etiketiyle yapılan çağrıda, adaletin gecikmemesi gerektiği vurgulanırken, çözümün hukuki ve siyasi iradeyle mümkün olduğu ifade edildi.
“Adalet gecikmemelidir. Gerçekler susturulamaz.”