Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, merkez ve ilçe belediyeleri tarafından Sütlüce köyü yakınlarında yapımı planlanan katı atık tesisiyle ilgili; belediyenin projeden çekilip çekilmemesine ilişkin mecliste yapılan oylamaya dair açıklama yaptı. Maçoğlu "İnsanların demokratik tepkisini bir linç kampanyasına çevirmeye çalışıp burada halkı karşı karşıya getirme çabasını kınıyoruz" dedi.

Tunceli Belediyesi öncülüğünde, 7 ilçenin belediye başkanlarınca Avrupa Birliği'nin (AB) de fon desteğiyle Sütlüce köyü yakınlarında 18 hektarlık alana yapımı planlanan 'Entegre Katı Atık Bertaraf Tesisi' ile ilgili Tunceli Belediyesi’nin projeden çekilmesine ilişkin meclis oylaması yapıldı. Oy çokluğuyla projeye devam edilmesi yönünde karar çıkınca köylülerle belediye başkanı ve meclis üyeleri arasında tartışma yaşandı. Mecliste Başkan Fatih Mehmet Maçoğlu’na, su dolu plastik bardak ve dövizler fırlatıldı ve ‘başkan istifa’ sloganları atıldı.

HALKI KARŞI KARŞIYA GETİRME ÇABALARINI KINIYORUZ

TDP’Lİ AKGÜN:  DEPREM VE AFET BAKANLIĞI KURACAĞIZ TDP’Lİ AKGÜN:  DEPREM VE AFET BAKANLIĞI KURACAĞIZ

Belediye çalışanlarına 10 kişilik bir gurubun saldırısı olduğunu söyleyen Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, sosyal medyada bu halkın kültürünü, yaşam biçimini bilmeyen ve bütün yaşamı kendi ideolojisine göre ayarlamaya çalışan bu anlayışın, insanların demokratik tepkisini bir linç kampanyasına çevirmeye çalışıp burada halkı karşı karşıya getirme çabasını kınadıklarını söyledi. Maçoğlu, "Doğru bulmuyoruz. Bakın il başkanın görevi burada halkı bölmek olmamalı, il başkanlarının görevi halkın barışını, bir arada yaşamını savunması gerekir. Ama biz biliyoruz yüz yıldır Dersim halkının neler çektiğini biz biliyoruz, hala devam ettiriyorlar. Onu içindir ki burada belediye meclis toplantısında belediye meclisinden önce ki günlerde yapmış olduğumuz toplantıda bu yazılı önerge verildiğinde meclisimizin tamamımın bu toplantıda sadece oylama yapılması gerektiğini başka bir tartışmanın yapılmaması gerektiğini ve bunun üzerine bir siyaset, politika olmaması gerektiğini en başta sizler sadece ve sadece verilen önergeyi oylamaya sunun dendi. Ondan kaynaklıydı. Cuma günkü mecliste hiçbir tartışma, görüşme sürdürmememizin sebebi, önceden alınmış olan meclisin kendi kararı" diye konuştu.

'BÜTÜN BU HAK ARAMAYI SABOTE EDİP İNSANLARI ZAN ALTINDA BIRAKMA ÇABASINI EMİN OLUN BU HALK BOŞA ÇIKARACAK'

Buradaki insanlar kadın, erkek ve yaşlı demeden belediyede çalışan arkadaşlarına özellikle 10 kişilik bir gurubun saldırısı olduğunu hatırlatan Maçoğlu, "Hepsinin tek tek kamerayla tespiti söz konusu. Bütün bu çalışmalara, bütün bu hak aramayı sabote edip insanları zan altında bırakma çabası emin olun bu halk boşa çıkaracak. O köylüler bunun farkında ve buna engel olacaklardır. Benim bundan hiç şüphem yok. Süreç içerisinde insanları gaza getirmek insanları sinirlendirmek ‘Bakın sizin köyünüzde büyük büyük bir proje var, duman ve kokudan dolayı köylerin boşaltılacağını, bütün diğer illerde çöplerin buraya taşınacağına dair yanlış bilgilendirmelerle köylülerin kafasını bulandırıyorlar. Erzincan’da, Elazığ’da, Bingöl’de zaten katı atık bertaraf tesisi var. Buralardan niye buraya çöp getirilsin. Katı atık vahşi depolamadan daha iyi. Evet, yaptığımız bütün çalışmalarda belirli bir alana zarar veriliyor bunu biz de biliyoruz ve farkındayız. O bölgede köylülerimizin bütün kaygılarını ortadan kaldırmak adına yaptığımız görüşmelerde istedikleri her şeyi harfiyen yerine getirdik. Birincisi; köylüler hukuka gideceğiz, kazanırsak vazgeçecek misiniz dediler, evet dedik. Biz de o soruyu sorduk biz hala sözümüzdeyiz. İkincisi bağımsız bilirkişiler getirilsin dendi Ankara’da üniversitelerde ehliyeti olan bu konuda ehliyeti olan, kamuyu yarın bilgilendirmelerde köylüler hukukta hakkı olsun diye ehliyeti olan bilirkişileri getirdik. Bu heyet 122 sayfalık bir rapor hazırladı ve bu raporda hiçbir şekilde projenin o bölgede sızıntı da dahil hiçbir şey yapmayacağına dair raporlar söz konusu. Bilirkişi raporuna yine uymadılar. Köylüler, oradaki halkımız bunu anlıyor. Bu 9-10 kişini öncülük ettiği bir anlayışa çevirip özellikle öne çıkarma politikası olduğunu biz biliyoruz. Özellikle hukuk çevrelerinde, eğitim çevrelerinde, ticaret yapan çevrelerde ki kişilerin bu tarzı doğru değil. Bilirkişi raporunun sonucuna da uymadılar. 55 bin ağaç dediler. Elazığ bölge orman müdürlüğüne bağlı orman mühendislerine başvuru yaptık, yaptığımız başvuruda bölgede ne kadar ağaç olduğunu ve bu inşaat alanında ne kadar ağaç kesileceğinin tespiti için başvuru yaptık" diye konuştu.