Girdi maliyetlerindeki artış ve açıklanan alım fiyatları nedeniyle zor günler geçiren Manisalı üzüm üreticileri, ürünlerini satabilmek için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım noktalarında uzun kuyruklar oluşturdu.
TMO’nun üzüm alım noktalarında traktörleriyle saatlerce, bazı durumlarda günlerce beklediklerini belirten üreticiler; ürünlerinin çeşitli gerekçelerle geri çevrildiğini, düşük kalite sınıfına yazıldığını veya fire kesintisi uygulandığını dile getirdi.
Üreticilerin aktardığına göre kilogram başına açıklanan 85 liralık fiyat, yapılan kesintilerin ardından 70-80 lira aralığına kadar geriliyor. Çiftçiler ise üzümün kilogram maliyetinin yaklaşık 95 liraya ulaştığını belirtiyor.
YENİ Parti Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Salihli başta olmak üzere Manisa genelindeki TMO alım noktalarını ziyaret ederek üzümünü satmak için bekleyen çiftçileri dinledi.
“GENÇLERE ‘BU İŞİ YAPMAYIN’ DİYORLAR”
Genç bir üzüm üreticisi, tarımsal ilaç fiyatlarındaki artışın üretimi sürdürülemez duruma getirdiğini söyledi. Daha önce 300-400 liraya aldıkları ilaçların fiyatının bin 800 ile 2 bin liraya yükseldiğini belirten üretici, 20 dönümlük bağı için yalnızca ilaç giderinin 320 bin lirayı bulacağını kaydetti.
Üretici, işçilik giderinin de yaklaşık 200 bin liraya ulaştığını belirterek şunları söyledi:
“Kaç ton üzüm satacağım da ilaç parasını ödeyeceğim? Dört ton üzüm satıp ilaç parasını ödesem mazotçuya ne vereceğim? İşçiye 200 bin lira vereceğim. Bizim gibi gençlere resmen ‘Bu işi yapmayın, gidin asgari ücretle çalışın’ diyorlar. Üretmesek ve başka bir yerde çalışsak daha fazla kazanacağız.”
Ürünlerinin kalite sınıflandırmasına da tepki gösteren genç üretici, en iyi kalitedeki üzümün dahi daha düşük numaradan değerlendirildiğini öne sürdü.
“85 LİRA ELİMİZE GEÇMİYOR”
Açıklanan kilogram fiyatının kesintiler nedeniyle üreticinin eline geçmediğini anlatan çiftçi, şunları kaydetti:
“On numara üzüm getirsen doğrudan dokuz numara yazıyorlar. On numara üzüm için depo bile açılmamış. 85 lira hayal; öyle bir para elimize geçmiyor. Beş lira otomatik kesiliyor, fiyat 80 liraya düşüyor. Yüzde 3-5 fire verildiğinde üzümün fiyatı 70-75 liraya geliyor.”
Tüccarın yedi numara üzümü 60 liradan aldığını belirten üretici, TARİŞ’in de çiftçiye beklediği desteği sunmadığını savundu.
“ÜÇ YIL ÖNCE 110 LİRAYA SATTIĞIM ÜZÜM BUGÜN 75 LİRAYA DÜŞÜYOR”
Üç yıl önce üzümün kilogramını 110 liraya sattığını ifade eden üretici, aradan geçen sürede mazot ve diğer girdilerde yaşanan artışa rağmen üzüm fiyatının gerilediğine dikkat çekti.
Çiftçi, üretimde kullanılan traktörlerden Özel Tüketim Vergisi alınmaması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Şimdi bir buçuk ton üzüm satıyorum, bir ton mazot alıyorum. Yılda zaten iki ton mazot yakıyorum. Özel Tüketim Vergisi bu motorlardan kaldırılmalı. Biz bunlarla üretim yapıyoruz. Üzümün maliyeti şu anda 95 lira. Fiyatın 120-130 lira olması gerekiyor ki üretici dönüm başına 40 lira kazanabilsin.”
“BİR DAHA BAĞ BAKAR MIYIM? TÖVBE”
Yedi dönümlük bağda üretim yaptığını söyleyen bir başka çiftçi ise işçilik, sigorta ve diğer giderleri karşılayamadığını belirtti.
Yıllık emeğinin ve yaşadığı stresin karşılığını alamadığını ifade eden üretici, şöyle konuştu:
“Amele parası cebimden çıkıyor, sigorta parası cebimden çıkıyor. Bir daha bağ bakar mıyım? Tövbe, yanından bile geçmem. Korkudan üzüm bile yemiyorum. Bir senelik kendi emeğim, gelip gitmem, sinirim ve stresim bedava. Bu emeği başkasının bağında versem para kazanırım.”
Üretici, bağı satmak istese alıcı bulamayacağını, üretimi bırakması durumunda da elindeki araziyi değerlendiremediğini dile getirdi.
“20 YIL ÖNCE BİR YILLIK ÜRÜNLE DAİRE ALIYORDUM”
Kırk yıldır üzüm üretimi yaptığını belirten başka bir çiftçi, geçmişte bir yıllık ürünün geliriyle Salihli’de bir daire alabildiğini, bugün ise borçlarını ödeyemediğini söyledi.
Maliyetlerin çok yükseldiğini, üzüm fiyatlarının ise geçen yılın altında kaldığını kaydeden üretici, şu değerlendirmede bulundu:
“80-85 lirayla çiftçinin üretimi sürdürme şansı yok. Şu anda bir işçinin maliyeti 2 bin lira. Bugün dört-beş traktörü geri gönderdiler. Üzümü almamak için bahane üretiyorlar. Önümüzdeki yılların daha da zorlu geçeceğini düşünüyorum. Türkiye’de tarım bitiyor, devlet bunu gözetmiyor.”
“BU YIL BORCUMUZU BİLE ÖDEYEMEYİZ”
Üzüm üretiminden elde edeceği gelirin borçlarını karşılamayacağını belirten bir diğer çiftçi, yüksek maliyet nedeniyle gelecek yıl üretimi nasıl sürdüreceğini düşündüğünü söyledi.
Traktör ve bağ fiyatlarının da büyük ölçüde düştüğünü savunan üretici, “Bu yıl para kazanma şansımız yok, borcumuzu bile ödeyemeyiz” dedi.
Üretici, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Traktörü galericiden 350 bin liraya aldık, şimdi satmak istesek 200-250 bin liraya almazlar. Bağın dönümü 500’dü, şimdi satmak istesen yarı fiyatına bile alıcı bulamazsın. Hayvanın varsa onu satıp borcunu ödemeye çalışacaksın.”
“ÇİFTÇİNİN SONU GELİYOR”
Bankalara borçlandığını anlatan başka bir üretici, üzümünü TMO’ya kilogramı 80 liradan verse bile borçlarını kapatamayacağını belirtti.
Çiftçi, borçlarını çevirebilmek için yeniden kredi kullanmayı düşündüklerini ifade ederek, “Önce Ziraat Bankası’ndaki opsiyonlu krediyi yatırıp geri çekeceğiz. Diğer borçları kapatabilir miyiz, üzerine yeniden kredi alabilir miyiz, onu hesaplıyoruz. Çiftçinin herhalde sonu geliyor” diye konuştu.
Bazı üreticiler ise bağlarını sattıklarını ve üzüm üretimini bıraktıklarını söyledi. Mevcut fiyatların ortakçı ile bağ sahibini de zarara uğrattığını belirten bir çiftçi, “Bu rakamlarla çiftçi girdiği kapıdan bile çıkamaz. Ortakçı dönüm başına 15 bin lira kazanırken mal sahibi ancak başa baş çıkıyor. Sigorta yaptırdıysa mal sahibi de zarar ediyor” ifadelerini kullandı.
GECE YARISINDAN ÖĞLE SAATLERİNE KADAR BEKLEDİ
Gece saat 00.00’dan itibaren TMO’nun alım noktasında beklediğini anlatan bir üretici, öğle saatleri gelmesine rağmen ürününün hâlâ alınmadığını söyledi.
Fabrikada vardiyalı olarak çalıştığını belirten üretici, işten çıktıktan sonra traktörüyle alım noktasına geldiğini, ancak yeniden fabrikaya gitme zamanı yaklaşmasına rağmen işlemlerinin tamamlanmadığını kaydetti.
Üretici, TMO’nun üzümünü kabul edeceğine dair bir garantinin bulunmadığını belirterek şunları söyledi:
“Arkadaşlarımın altın gibi üzümüne yedi numara yazmışlar. Yazık, günah. Saat 00.00’dan beri buradayım. Vardiyadan çıktım, traktörü aldım buraya geldim. Öğlen oldu, hâlâ almadılar. Öğleden sonra yine fabrikaya gideceğim. Allah’tan fabrikada çalışıyoruz. TMO’nun üzümü alacağının garantisi de yok. Elim yüreğimde bekliyorum, borçluyum.”
“ÜRÜN GERİ DÖNERSE YENİ RANDEVU 30 EKİM’DE”
Üzümünün geri çevrilmesi durumunda kendisine verilen yeni randevu tarihinin 30 Ekim olduğunu belirten üretici, işçiye, ilaççıya ve bankaya olan borçlarını henüz ödeyemediğini anlattı.
TARSİM’e 90 bin lira ödeme yapması gerektiğini ancak elinde para bulunmadığını söyleyen üretici, sigorta primlerinin yüksek fiyat üzerinden hesaplanmasına da tepki gösterdi:
“TARSİM sigortası yapılırken üzümün kilogramı 130 liradan hesaplandı. Üzümün düşük fiyatını ise 85 lira açıkladılar. TARSİM’in bunu dikkate alarak sigorta bedelini 85 liraya çekmesi veya borçları silmesi gerekiyor.”
Çiftçi, üzümünü satamaması durumunda yalnızca kendisinin değil; işçinin, ilaççının, gübrecinin ve mazotçunun da parasını alamayacağını belirtti.
“BU YILKİ KADAR KÖTÜ BİR DÖNEM GÖRMEDİM”
Bir traktörünün hacizli, diğerinin ise emanet olduğunu anlatan üretici, yaşadığı ekonomik çıkmazı şu sözlerle dile getirdi:
“Üzümü verebilirsem hayır yapacağım. Veremezsem borçlarımı ödeyemeyeceğim. İlaççı, işçi, gübreci ve mazotçu ödenmeyecek. Bu yılki kadar kötü bir dönem görmedim. Keşke ekmeseydim. Millet artık dayanamayacak durumda. Biz çiftçiyiz, kötülük yapmıyoruz.”
“ÜZÜMÜN GELİRİ HİÇBİR GİDERİMİ KARŞILAMIYOR”
Yaklaşık 20 ton üzümü bulunduğunu söyleyen başka bir üretici de satıştan elde edeceği gelirin sigorta, ilaç, mazot ve işçilik giderlerini karşılamadığını belirtti.
Bankaya kredi borcu bulunduğunu ifade eden üretici, borçlarını ödemek için tarlasını veya henüz gelişimini tamamlamamış hayvanlarını satmak zorunda kalabileceğini söyledi.
Üretici, TMO’nun kabul etmediği üzümün tüccarın elinde daha düşük fiyata düştüğünü belirterek şöyle konuştu:
“TMO’ya üzüm veremediğin zaman tüccar seni bekliyor. Daha önce 67 lira verdiği üzüme bu kez 60 lira diyor. Beslenmesi gereken danalarım var; daha beş-altı ay durmaları gerekiyor. Üzüm kurtarmadığı için borcumu ödemek amacıyla onları satacağım. Banka beklemiyor, haciz koyacak.”
TARSİM primlerinin kilogram başına 120 liralık değer üzerinden tahsil edildiğini belirten üretici, buna karşın üzümünü 60-70 liraya satmak zorunda kaldığını ifade ederek, “Ne yapacağımızı biz de şaşırdık” dedi.





