BM Kadın Birimi, Afganistan’daki ağır insan hakları ihlallerine ve artan istikrarsızlığa rağmen ülkedeki varlığını sürdürme kararlılığını yineledi. Kurum, özellikle kadın ve kız çocuklarına yönelik çalışmalarını “ne olursa olsun” devam ettireceğini açıkladı.

Birleşmiş Milletler’e bağlı kuruluşun üst düzey yetkililerinden Susan Ferguson, Salı günü yaptığı açıklamada, kapsamlı kısıtlamalara rağmen sahadaki programların sürdüğünü ve yüz binlerce kişiye ulaşıldığını belirtti.

Kadınlar için “en ağır kriz” ortamı

Afganistan, kadın hakları açısından dünyanın en ağır krizlerinden birinin yaşandığı ülkelerden biri olarak tanımlanıyor. Kadınların resmi adalete erişim olasılığı erkeklere göre neredeyse dört kat daha düşük.

Bu tabloya rağmen BM Kadın Birimi’nin programları aktif şekilde sürüyor. Kuruluş, yalnızca 2025 yılı içinde 350 binden fazla kadın ve kız çocuğunun hayati hizmetlere erişimine katkı sundu, ayrıca yaklaşık 200 kadın liderliğindeki sivil toplum kuruluşunu destekledi.

Ferguson, “Kadınlar ve kız çocuklarına yönelik kısıtlamalara rağmen BM Kadın Birimi Afganistan’da kalmaya ve hizmet vermeye devam ediyor” dedi.

Kadın personel yasağı faaliyetleri zorluyor

Kuruluşun çalışmaları ciddi engellerle karşı karşıya. Afganistan’da kadınlara yönelik hizmetlerin kadınlar tarafından sunulması gerekirken, kadın BM personelinin ve yüklenicilerin BM binalarına erişimi yasaklanmış durumda.

BM Kadın Birimi bu yasağın kaldırılmasını talep ederken, Ferguson mevcut koşullara rağmen faaliyetleri sürdürmekte kararlı olduklarını vurguladı.

Taliban politikaları baskıyı artırıyor

Ferguson, Taliban’ın yayımladığı ve kadın-erkek eşitliğini ortadan kaldıran 12 numaralı kararnameye dikkat çekti. Söz konusu düzenlemenin, kadınlara yönelik şiddeti meşrulaştırdığı ve erkeklere cezalandırma yetkisi verdiği ifade edildi.

BM Kadın Birimi, Afganistan’daki fiili yönetimi uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uygun politikalar geliştirmeye çağırdı.

“Normalleşmeye izin vermeyin” uyarısı

Uluslararası topluma seslenen Ferguson, yaşanan hak ihlallerinin “normalleşmesi” riskine dikkat çekti:

“Bunu normal kabul etmeye başladığımızda, değişimin mümkün olduğuna olan inancımızı kaybederiz. Oysa değişim hâlâ mümkün.”

Çatışmaların yükünü kadınlar taşıyor

Kabil’de düzenlenen son hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün kadın ve çocuklardan oluştuğu bildirildi. Ayrıca Pakistan ile yaşanan gerilim nedeniyle en az 64 bin kişi etkilendi.

Artan çatışmalar nedeniyle birçok kadının son bir yıl içinde birden fazla kez yer değiştirmek zorunda kaldığı belirtiliyor. Önümüzdeki dönemde İran’dan geri dönen Afganların sayısında da ciddi artış bekleniyor.

10 milyondan fazla kadın yardıma muhtaç

Giresun’da Kadınlar 8 Mart’ta Alanlardaydı: “Eşitlik ve Özgürlük İçin Mücadeleye Devam”
Giresun’da Kadınlar 8 Mart’ta Alanlardaydı: “Eşitlik ve Özgürlük İçin Mücadeleye Devam”
İçeriği Görüntüle

Ekonomik kriz, çatışmalar ve 2025 yılında yaşanan depremin etkisiyle bu yıl 10 milyondan fazla kadın ve kız çocuğunun insani yardıma ihtiyaç duyacağı öngörülüyor.

Sahadaki ilk değerlendirmelere göre en acil ihtiyaçlar barınma, sağlık hizmetleri ve temiz su olarak öne çıkıyor.

Finansman açığı büyüyor

BM Kadın Birimi, kadınların yönettiği hanelere nakit desteği sağlamak, temel ihtiyaç kitleri dağıtmak ve küçük işletmeleri desteklemek için çalışmalar yürütüyor. Ancak kurum, 2026 yılı için yüzde 50’lik finansman açığıyla karşı karşıya.

Yaklaşık 500 milyon dolarlık ek kaynağa ihtiyaç duyulduğunu belirten Ferguson, uluslararası topluma acil destek çağrısında bulundu:

“Bu kritik dönemde daha fazla finansman sağlanmazsa, ihtiyaçlar hızla artacaktır.”

Muhabir: Güven BOĞA