Birleşmiş Milletler uzmanları, Nikaragua’da 2018’den bu yana yürütülen siyasi baskının kadınları, kız çocuklarını ve LGBTİQ+ bireyleri özel olarak hedef aldığını bildirdi. Rapora göre cinsel şiddet, zorla kaybetme, vatandaşlıktan çıkarma ve aile bağları üzerinden cezalandırma, muhalif sesleri susturmanın araçları olarak kullanıldı. Birleşmiş Milletler Nikaragua İnsan Hakları Uzmanları Grubu, ülkede kadınlara yönelik siyasi baskının toplumsal cinsiyet kalıplarından yararlanılarak uygulandığını açıkladı. “Nikaragua: Toplumsal Cinsiyet Merceğinden Baskı” başlıklı raporda, Nisan 2018’den bu yana kadın insan hakları savunucularının, feministlerin, gazetecilerin, öğrencilerin ve siyasi, yerel, köylü, Yerli ve Afrika kökenli topluluk liderlerinin ayrımcılık, şiddet ve siyasi takibata maruz bırakıldığı belirtildi. Uzmanlar, muhaliflerin kadın yakınlarının da yakınlık ilişkileri üzerinden cezalandırıldığını kaydetti. “Cinsiyet, kontrol ve susturma aracı olarak kullanıldı” Rapora göre Nikaragua yönetimi, kadınların siyasi temsilindeki artışı toplumsal cinsiyet eşitliğinin göstergesi olarak sunuyor. Ancak kadınların siyasi katılımı, merkezî ve sıkı biçimde kontrol edilen yapılar içinde gerçekleşiyor ve gerçek bir özerklik sağlamıyor. Yetkililerin annelik, aile ve itaatle özdeşleştirilen geleneksel bir kadınlık modelini teşvik ettiği; kamusal alanda bağımsız biçimde hareket eden kadınları ise toplumsal düzene yönelik tehdit olarak gösterdiği ifade edildi. Muhalif kadınların “kötü anne”, “kürtajcı”, “vatan haini” ve “aile düşmanı” gibi ifadelerle damgalandığı aktarıldı. LGBTİQ+ kadınların homofobik saldırılarla, Yerli ve Afrika kökenli kadın liderlerin ise siyasi baskının yanı sıra ırkçılıkla karşı karşıya kaldığı belirtildi. En az 988 kadın keyfî olarak gözaltına alındı Sivil toplum kuruluşlarının kayıtlarına dayanan rapora göre Nisan 2018 ile Nisan 2026 arasında 5 binden fazla kişi keyfî biçimde gözaltına alındı. Bu kişiler arasında en az 988 kadın bulunuyor. Uzmanlar Grubu, 62 kadın muhalifin keyfî olarak gözaltına alındığı vakaları ayrıntılı biçimde inceledi. Bu kadınların yakalama kararı olmadan gözaltına alındığı, avukata erişimlerinin engellendiği, dış dünyayla bağlantılarının kesildiği ve asılsız ya da orantısız suçlamalarla karşı karşıya bırakıldığı bildirildi. İncelenen 62 kadından 15’inin zorla kaybedildiği belirtildi. Bazı kadınlardan haftalarca, bazılarından aylarca veya bir yıldan uzun süre haber alınamadı. Nisan 2026 sonu itibarıyla üç kadının hâlâ kayıp olduğu kaydedildi. Tecavüz ve çocuklarla tehdit iddiaları Raporda, gözaltı merkezleri ve cezaevlerinde kadınlara yönelik işkence ve kötü muamelenin cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı biçimler aldığı vurgulandı. Kadınların bireysel ya da toplu tecavüze, tecavüz tehdidine, zorla çıplak bırakılmaya, cinsel tacize ve cinsiyetçi hakaretlere maruz kaldığı bildirildi. Bazı kadınların çocuklarının velayetini kaybetmekle veya çocuklarına zarar verilmesiyle tehdit edildiği aktarıldı. Uzmanlar, bu uygulamaların münferit olaylar değil; muhalifleri küçük düşürmeyi, korkutmayı, cezalandırmayı ve etkisiz hâle getirmeyi amaçlayan sistematik devlet politikasının parçaları olduğu sonucuna vardı. Kadın ve LGBTİQ+ örgütleri kapatıldı Rapora göre Nikaragua’da Ağustos 2025’e kadar 5 bin 400’den fazla kâr amacı gütmeyen kuruluşun tüzel kişiliği iptal edildi. Bu kuruluşların mülklerine, binalarına ve arşivlerine de çoğu zaman el konuldu. Kasım 2018 ile Eylül 2025 arasında kadınların, çocukların ve LGBTİQ+ bireylerin haklarını savunan en az 282 kuruluş kapatıldı. Böylece toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarına hukuki ve psikososyal destek veren, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri sağlayan önemli dayanışma ağları ortadan kaldırıldı. 84 kadın vatandaşlıktan çıkarıldı Uzmanlar Grubu, Şubat 2023’ten itibaren 452 Nikaragualının mahkeme kararlarıyla keyfî biçimde vatandaşlıktan çıkarıldığını belgeledi. “Vatan haini” ilan edilen bu kişilerin 84’ünü kadınlar oluşturdu. Haziran 2018 ile Nisan 2026 arasında ülkeye girişleri engellenen 339 kişinin 180’inin kadın veya kız çocuğu olduğu bildirildi. Ayrıca 21 kadının pasaport alma ya da pasaportunu yenileme talebinin reddedildiği, 78 kadının ise sınır dışı edilen 443 kişi arasında bulunduğu kaydedildi. Bu uygulamaların kadınları ailelerinden kopardığı, ekonomik güvencesizliğe sürüklediği ve bazı durumlarda fiilen ya da hukuken vatansız bıraktığı ifade edildi. Ortega ve Murillo’ya sorumluluk suçlaması Uzmanlar Grubu, Devlet Eş Başkanları Daniel Ortega ve Rosario Murillo ile üst düzey kamu görevlilerinin, 2018’den bu yana işlenen ciddi ve yaygın insan hakları ihlalleri ile insanlığa karşı suçlardan ilk değerlendirmeye göre sorumlu olduğunu belirtti. Raporda hapsetme, işkence, zorla kaybetme, sınır dışı etme ve siyasi nedenlerle zulüm fiillerinin insanlığa karşı suç oluşturabileceği sonucuna varıldı. BM uzmanları Nikaragua yönetimine keyfî biçimde tutulan kişileri derhâl serbest bırakma, ihlalleri bağımsız biçimde soruşturma, kapatılan kuruluşların tüzel kişilikleri ile mal varlıklarını iade etme ve sürgüne zorlananların güvenli dönüşünü sağlama çağrısında bulundu. Uluslararası toplumdan ise izleme faaliyetlerini sürdürmesi, hesap verebilirlik mekanizmalarını desteklemesi ve sürgündeki Nikaragualı kadınlara koruma sağlaması istendi.