Mersin Tabip Odası, İnsan Hakları Komisyonu, Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu: Dr. Ayşe Uğurlu’nun Yanındayız
Mersin Tabip Odası, İnsan Hakları Komisyonu, Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu: Dr. Ayşe Uğurlu’nun Yanındayız
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclis Üyesi Ozan Varal, Tarsus’ta 2, Mersin merkezde ise 1 eski hastane alanının satışa çıkarılmasını da içeren Resmi Gazete kararına tepki gösterdi. Üzerinde kamuya ait sağlık kuruluşlarının bulunduğu 55 taşınmazın özelleştirme kapsamına alındığını belirten Varal, bu alanların ticarete konu edilmesinin yanlış olduğunu, kamuya ait bu mülklerin halka ait olduğunu ve satılmak yerine eğitim alanları ile yeni sağlık merkezleri gibi ihtiyaçlara ayrılması gerektiğini ifade etti.

“SAĞLIK ALANLARI SATIŞA SUNULUYOR”

Kararın kentlerin en değerli noktalarında bulunan sağlık alanlarını kapsadığını belirten CHP PM Üyesi Ozan Varal, “17 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, üzerinde kamuya ait sağlık kuruluşlarının bulunduğu 55 taşınmaz özelleştirme kapsamına alındı. Bu sıradan bir satış kararı değildir. Kentlerin en değerli noktalarındaki kamu sağlık alanları satışa sunuluyor. Yıllarca halka hizmet vermiş hastane binaları, sağlık merkezleri elden çıkarılıyor. Sağlık temel insan hakkıdır. Halkı önceleyen bir sağlık sisteminin işlevi herkes için eşit, ulaşılabilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunmaktır. Bu iktidar sağlığı bir hak olmaktan çıkardı. Bir ticari sektöre dönüştürdü. Şimdi de geriye kalan kamu alanlarını elden çıkarıyor.”

MERSİN VE TARSUS’TAKİ ALANLAR DA LİSTEDE

Açıklamada Mersin ve Tarsus’ta bulunan bazı sağlık alanlarının da satış kapsamına alındığına dikkat çekildi. Buna göre; Tarsus Tekke Mahallesi’nde bulunan Eski SSK Hastanesi, Tarsus İsmetpaşa Mahallesi’ndeki Devlet Hastanesi Ek Hizmet Binası ve Akdeniz İhsaniye Mahallesi’ndeki Mersin Eski Devlet Hastanesi özelleştirme kapsamına dahil edildi.

OZAN VARAL “BU SATIŞ KARARINI TARSUSLUYA, MERSİNLİYE KİMSE SORMADI”

PM Üyesi Varal, bu alanların kentin hafızası olduğunu belirterek, “Tarsus’taki her iki alan tapu ve imarda sağlık alanı olarak tescilli, üstelik Eski Tarsus SSK Hastanesi ise 3. derece arkeolojik sit alanı şerhiyle kayıtlıdır. Özelleştirme sonrası imar yetkisi bakanlığa geçer. Bu alanlara AVM, rezidans ya da iş merkezi yapılmayacağının hiçbir güvencesi yoktur. Tarsus’un ve Mersin’in kreşlere, öğrenci yurtlarına, yeni sağlık merkezlerine, eğitim kurumlarına ihtiyacı var. Bu alanlar satılacak yer değil, halkın ihtiyacına cevap verecek yerlerdir. Kent hakkı yalnızca kentte yaşamak değil, kentin geleceği üzerinde söz sahibi olmaktır. Bu satış kararını Tarsusluya, Mersinliye kimse sormadı.” dedi.

“ŞİRKETLERE GÜNLÜK 304 MİLYON TL KİRA VE HİZMET BEDELİ ÖDENİYOR”

Açıklamasında sağlık politikalarına da değinen Varal, “Sağlığa kaynak bahanesiyle sağlık alanlarını satmak: bu nasıl bir akıl? Önce hastaneleri kapattılar. Sonra herkesi şehir hastanelerine yönlendirdiler. Şimdi o boşalan hastaneleri satıyorlar. Önce müşteriyi yarattılar, şimdi dükkânı satıyorlar. 2025 yılı verilerine göre şehir hastanelerini işleten 7 şirkete günde 304 Milyon TL kira ve hizmet bedeli ödendi. Ankara Tabip Odası’nın hesabına göre, 2025’in sadece yedi ayında ödenen 70,7 Milyar TL ile 100 yataklı 78 devlet hastanesi ya da 7 Bin 70 aile sağlığı merkezi inşa edilebilirdi. Devletin anayasal sağlık hizmeti verme yükümlülüğü piyasanın keyfine, kazanç hırsına feda edilemez.” dedi.

“BECERİKSİZ EKONOMİ YÖNETİMİNİN FATURASI HALKA KESİLEMEZ”

TBMM’de görüşülen düzenlemeyle çok sayıda taşınmazın satışının hedeflendiğini belirten Varal, “TBMM’deki torba teklifte hedef açık: 230 taşınmaz, 5,5 milyon metrekare. Mersin’de, Tarsus’ta deprem sebebiyle hasar gören okullar hâlâ yapılmamışken, yeni okullara, kreşlere, bilim merkezlerine, öğrenci yurtlarına, gençlik merkezlerine, kirada bulunan kamu idarelerinin hizmet binalarına ihtiyaç varken, kamunun elindeki hastane binalarının, arsaların satılması akılcı, doğru, tutarlı değildir. Beceriksiz ekonomi yönetiminin faturası halka kesilemez. Halka nitelikli sağlık hizmeti ve eğitim hizmetine erişimi sağlamak devletin görevidir.” şeklide ifade etti.

VARAL: “SAĞLIK TİCARİ META DEĞİLDİR; TEMEL İNSAN HAKKIDIR”

Sağlığın ticari bir meta haline getirilemeyeceğini vurgulayan PM Üyesi Ozan Varal, “Sağlık ticari meta değildir; temel insan hakkıdır. Piyasanın insafına terk edilemeyecek kadar değerlidir. Soruyoruz: Deprem vergileri deprem için kullanılmadı. Emekli fonları emekliye kaynak olmadı. Hastanelerin satışıyla sağlanacak gelir ne için kullanılacak? Mersin’in ve Tarsus’un sağlık alanları, yıllarca halkın yararlandığı kamu binaları halkın ortak değeridir.” dedi. Ozan Varal, açıklamasını bu karara karşı hukuki ve demokratik mücadele yürüteceklerini belirterek tamamladı.

Muhabir: Güven BOĞA