GERÇEK MANADA HALKIN EGEMEN OLDUĞU, ÇOCUKLARIN SÖMÜRÜLMEDİĞİ BİR ÜLKE İNŞA EDECEĞİZ! 23 NİSANLAR DA GERÇEK BAYRAMLARI O ZAMAN KUTLAYACAĞIZ!

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının 104. yılında ülkemizin içinde olduğu durumu iyi analiz etmemiz lazım. Egemenlerin ve iktidarların sembolik olarak çocukları koltuklara oturtukları, dünyanın her yerinden çocukların getirilerek kutlamaların yaptırıldığı seramonilere baktığımızda çocuklarımız için her şeyin güllük gülistanlık olduğu bayram havaları aldatmacalarına karşı gerçeklikleri tüm çıplaklığı ile gözler önüne sermemiz ve gerçek bayramlar için mücadele etmemiz gerekmektedir.

Çocuklar açısından bazı gerçekler:

İSİG verilerine göre 2013- 2023 yılında en az 671 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

2021 yılında açıklanan TÜİK raporuna göre ülkemizde 720 bin çocuk işçi var.

MESEM projesi ile meslek lisesinde okuyan çocuklar ucuz iş gücüne dönüştürülüyor ve 2024 yılında 8 çocuk işçi (öğrenci) iş cinayetlerine kurban edildi. MESEM kapsamında yaklaşık 1,5 milyon öğrencinin olduğu açıklandı. Bu öğrencilerin yaklaşık 300 binini ise 18 yaşın altındaki çocuklardan oluşuyor. Yani çocuk işçilik ‘bir gün okulda dört gün iş yerinde eğitim alma’ uygulamasıyla meşrulaştırılıyor.

Derinleşen yoksulluğun etkisi ile okula bir şey yemeden giden sürekli baş ağrısı çeken ve okullarda bayılan çocuklara şahit oluyoruz. Gelişme geriliği olan bir nesiller yetişerek sağlıksız bir toplum olma yolunda hızla ilerliyoruz.

Birleşmiş milletler nüfus fonu ve Hacettepe üniversitesinin ortak yaptığı çalışmada son 25 yılda erken evlilikleri değerlendirmiş ve 18-45 yaş arası evliliklerden 5’te 1’nin çocuk olduğunu tespit etti. 2021 yılı raporuna göre de her 100 evlilikten 15’i çocuk evliliği.

Çocuklara yönelik istismar olaylarında İHD’nin açıkladığı rapora göre son 20 yılda 4,5 kat artış gözlenmiş.

EGM, Türkiye Uyuşturucu Raporu, 2019 ve 2020 verilerine göre 2019 yılında vaka olarak tespit edilen 270 bin madde bağımlısının yüzde 35’i 15-24 yaş grubu arasındadır. Bugün çeşitli illerde siyasal gerekçeler de dahil edilerek ortaokul önlerinde dahi uyuşturucu satışı yapıldığına dair haberler almaktayız.

Aralık 2022 TÜİK verileri değerlendirildiğinde 600 binden fazla çocuğun okul kaydı yok. 2,3 milyon çocuk ise açık okullarda okuyor. Bunlar ya işçi olarak çalışmak zorunda olduklarından ya da yoksulluktan okumuyorlar özcesi 3 milyon çocuk okulda değil.

Diğer bir konuda ulusun egemen olma haline dair gerçekliğe bakarsak;

Bayram olarak atfedilen 1920 kurucu meclisinde Kürtler başta olmak üzere halkların ortak iradesine yönelik esaslar bulunmaktaydı. Cumhuriyet 21 Anayasası ile bir anlama kavuşmuş ancak 1924 Anayasası ile tekçi bir karaktere bürünmüştür. Bugün asimilayona maruz kalan milyonlarca çocuk ana dili ile eğitim almamakta anadilinde sağlık hizmetlerine erişememektedir.

1924’ten sonra yaşanan inkar politikaları ile milyonlarca çocuk asimile edilmiş durumdadır. İnkar ve ret poltikaları sonucu yaşanan çatışmalı ortamlarda yaşamını yitiren çocuklar kanayan birer yaradır. Bir zamanların taş atan çocuklarının cezaevlerine gönderilmesi, 12 yaşında bedenine 13 kurşun saplanan Uğur Kaymazlar, bedeninden büyük bir roketle parça parça edilen Ceylan Önkollar, biraz şeker ve evine katkı için kaçakta uçaklardan atılan bombalar ile katledilen Roboskili çocuklar, 31 Mart 2024 seçimlerinde protesto eylemlerinde tutuklanan Muhammed Orhan isimli 17 yaşında ki çocuk… 11 yaşında öldürülen Rabia Naz için bir türlü gelmeyen adalet… 14 yaşındaki Berkin Elvan için 10 yıldır gelmeyen adalet…ve GAR’da vahşice katledilen en küçük barış elçisi Veysel…Devam eden cezasızlık politikaları halen devam etmektedir. Bunlar; bizlere çok şeyin değişmediğini göstermektedir.

Ulusal egemenlik diye bizleri bu özel günde uyutmaya çalışacaklar fakat hepimiz biliyoruz ki tek adam rejimi ile yönetiliyoruz. Kurucu meclisin özüne atıfla bayram yapılan bugünde meclisteki vekillerin de yasa çıkarma da, karar almada bir yetkisi yok. Sadece tek bir adamın ve iktidarının yetkisi var.

Bu nedenle ülkemiz de ne çocuklar için gerçek bir bayram var. Nede halk için ulusal egemenlikten bahsedilebilir. Biz şunu çok iyi biliyoruz ki tek yolumuz var. Daha fazla mücadele etmek ve birlik olmak.

EMEP; İsrail'in katliamlarına karşı birleşelim. Katliamı durdurmak için mücadeleyi yükseltelim. EMEP; İsrail'in katliamlarına karşı birleşelim. Katliamı durdurmak için mücadeleyi yükseltelim.

Halkların, işçilerin, emekçilerin iradesinin gerçek manada egemen olduğu, çocuklarımızın okullarına aç gitmediği, tacize ve istismara uğramadığı, çocuk işçi olarak iş cinayetlerine kurban vermediğimiz, asimilasyona uğramadığı, anadillerinde her çocuğun eğitim görebildiği ve sağlık hizmetlerinden yararlanabildiği bir sistemi yani 23 Nisan’ın atfedildiği kurucu meclisin ruhunu taşıyacak ülkeyi inşa etmek için mücadeleyi yükselteceğiz.

Bunu başardığımız zaman çocuklarımız için tüm yaşamı bayram kılacağız.

Editör: Haber Merkezi