Sevilay Çelenk, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yazılı soru önergesi sundu. Önergede, Amed’in son 50 yılda nüfusunun üç katından fazla artarak 2 milyona yaklaştığı, buna karşılık sağlık altyapısı ve sağlık çalışanı sayısının ihtiyacı karşılamakta yetersiz kaldığı belirtildi.

Çelenk; uzman hekim eksikliği, randevu bulma güçlüğü, kısa muayene süreleri, radyoloji hizmetlerinin dışarıdan temin edilmesi ve aile sağlığı merkezlerinin yeniden yapılmasındaki gecikmelerin yurttaşların nitelikli sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştırdığına dikkat çekti.

MR ve tomografi raporlarında denetim sorusu

Önergede, kamu hastanelerindeki radyoloji uzmanı eksikliği nedeniyle bazı hastanelerde manyetik rezonans (MR) ve bilgisayarlı tomografi (BT) görüntülerinin değerlendirilmesi için dışarıdan teleradyoloji hizmeti alındığı ifade edildi.

Basına yansıyan haberlerde görüntüleme sonuçlarının geciktiğinin, radyoloji uzmanlarının ağır iş yükü altında çalıştığının ve uzman hekim bulunmayan birimlerde uzaktan raporlama yöntemine başvurulduğunun belirtildiğini aktaran Çelenk, bu hizmetlerin denetimine ilişkin sorular yöneltti.

Görüntüleme bulgularının eksik veya yanlış yorumlanmasının teşhiste gecikmeye ve yanlış tedaviye yol açabileceğine dikkat çekilen önergede, dışarıdan alınan raporlama hizmetlerinin tıbbi doğruluğunun nasıl denetlendiğinin açıklanması istendi.

Çelenk, Bakan Memişoğlu’na hangi hastanelerin hangi şirketlerden teleradyoloji hizmeti aldığını, sözleşmelerin kapsamını ve son bir yılda bu hizmetler için yapılan toplam ödemeyi sordu. Ayrıca raporların ortalama tamamlanma sürelerinin, sözleşmelerdeki sürelerin aşıldığı işlem sayısının ve hatalı ya da eksik raporlamaya ilişkin şikâyet ve incelemelerin açıklanmasını talep etti.

Uzman hekim eksikliği yurttaşları il merkezine yönlendiriyor

Çelenk, uzman hekim yetersizliğinin radyolojiyle sınırlı olmadığını belirterek çocuk nörolojisi, kadın hastalıkları ve doğum, kulak burun boğaz ve dermatoloji branşlarındaki eksikliklere de dikkat çekti.

Önergede, ilçelerdeki uzman hekim yetersizliği nedeniyle çok sayıda yurttaşın muayene ve tedavi için il merkezine gitmek zorunda kaldığı, bu durumun merkezdeki hastanelerin yoğunluğunu artırdığı ifade edildi.

Artan hasta sayısı karşısında hekimlerin muayeneye ayırabildiği sürenin kimi zaman beş dakikanın altına düştüğünün belirtildiği önergede, doğru teşhis için hastanın ayrıntılı öyküsünün alınması ve yeterli muayene süresinin ayrılması gerektiği vurgulandı.

Mevcut koşulların hem sağlık emekçilerinin çalışma yükünü ağırlaştırdığı hem de yurttaşların nitelikli sağlık hizmeti alma hakkını olumsuz etkilediği kaydedildi.

Muayene süreleri ve hasta sevkleri açıklansın

Çelenk, kamu hastanelerindeki uzman hekimlerin branşlara ve ilçelere göre dağılımının, mevcut hekim sayılarının ve boş kadroların açıklanmasını istedi.

Polikliniklerde günlük ortalama hasta sayısı, muayene süresi ve randevu bekleme süresini de soran Çelenk, son üç yılda uzman hekim eksikliği nedeniyle hizmet verilemeyen veya hizmeti sınırlandırılan polikliniklerin bulunup bulunmadığının yanıtlanmasını talep etti.

Önergede ayrıca son bir yılda ilçelerden il merkezindeki hastanelere ve Amed’den diğer illere sevk edilen hasta sayısı ile bu sevklerin branşlara ve gerekçelere göre dağılımı soruldu.

Depremde hasar gören aile sağlığı merkezleri ne durumda?

Birinci basamak sağlık hizmetlerindeki sorunlara da yer verilen önergede, 6 Şubat 2023 depremlerinde kentteki bazı aile sağlığı merkezlerinin hasar gördüğü, yıkıldığı veya başka binalara taşınmak zorunda kaldığı hatırlatıldı.

Çelenk, Sağlık Bakanlığı tarafından 2025 yılında 13 aile sağlığı merkezinin yapımı için ihale süreci başlatıldığının, Nisan 2026’da ise 13 yeni merkezin hizmete açıldığının duyurulduğunu aktardı. Ancak deprem nedeniyle hizmet dışı kalan merkezlerin tamamının yeniden yapılıp yapılmadığının ve geçici binalarda hizmet vermeyi sürdüren merkezler bulunup bulunmadığının belirsizliğini koruduğunu belirtti.

Özellikle nüfusu artan mahallelerde aile sağlığı merkezi eksikliğinin koruyucu ve birinci basamak sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırdığına dikkat çekildi.

Çelenk, 2025’te ihale süreci başlatılan 13 merkez ile Nisan 2026’da açıldığı duyurulan 13 merkezin aynı tesisler olup olmadığını sordu. Bu merkezlerin ilçe ve mahalle bazında konumlarının, yapımı devam eden veya planlanan diğer merkezlerin ve aile hekimi başına düşen nüfusun açıklanmasını istedi.

Sağlık altyapısı için somut yatırım ve personel planlaması talebi

Çelenk, kentteki sağlık hizmetleri kapasitesinin Gaziantep ve Elazığ ile karşılaştırılmasını da talep etti. Bu kapsamda üç ilde 2025 yılı itibarıyla 100 bin kişiye düşen uzman hekim ve hastane yatağı sayıları, kamu hastanelerinin yatak doluluk oranları ve yıllık hasta başvuru sayıları soruldu.

Sağlık hizmetlerine erişimin temel bir hak olduğu vurgulanan önergede, kamu otoritelerinin bu hizmetleri bütün yurttaşlar için eşit, erişilebilir ve nitelikli biçimde sağlama sorumluluğu taşıdığı belirtildi.

Çelenk, Bakan Memişoğlu’ndan Amed’in sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve uzman hekim açığının giderilmesi amacıyla hangi somut yatırımların ve personel planlamalarının yapıldığını açıklamasını istedi.