ANKARA – Çukurova’da narenciye üreticilerinin yaşadığı sorunlar, TBMM Genel Kurulu’nda gündeme geldi. CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, hazırladığı araştırma önergesinin CHP grup önerisi olarak görüşülmesi sırasında, üreticinin artan maliyetler ve düşen bahçe fiyatları arasında sıkıştığını anlattı.
Konuşması sırasında torbasındaki portakal, limon ve mandalinaları kürsüye boşaltan Şevkin, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığına, tüketicinin ise aynı ürünlere yüksek fiyatlarla ulaşabildiğine dikkat çekti.
“Çiftçi bahçede zarar ediyor, tüketici pazarda ateş pahasına alıyor” diyen Şevkin, üretimin devam edebilmesi için acil destek çağrısında bulundu.
“Çukurova’nın çiftçisi kan ağlıyor”
Adana, Hatay ve Mersin’deki üreticilerin sesini Meclis’e taşıdığını belirten Şevkin, “Adana’dan, Hatay’dan, Mersin’den çiftçinin sesi, gözü, kulağı olmak için buradan haykırıyoruz. Narenciye üreticimiz kan ağlıyor!” dedi.
Türkiye’de yılda yaklaşık 6 milyon ton narenciye, bunun içinde yaklaşık 2 milyon ton limon üretildiğini belirten Şevkin, narenciye üretiminin yaklaşık yüzde 80’inin Çukurova’da gerçekleştirildiğini ifade etti. Bölgenin üretim gücüne rağmen çiftçinin geçimini sürdüremediğini vurguladı.
“Toplama masrafını bile karşılayamıyorsunuz”
Mazot, gübre, elektrik ve zirai ilaç fiyatlarındaki artışın üreticinin yükünü ağırlaştırdığını söyleyen Şevkin, limonda kilogram başına üretim maliyetinin 20 lirayı aştığını, dönüm başına maliyetin ise 15 bin liraya ulaştığını kaydetti.
Şevkin’in verdiği bilgilere göre, sezon başında 8–12 lira seviyesinde olan limonun bahçe fiyatı 5 liraya kadar geriledi. Erkenci mandalina 5–7 liradan alıcı bulurken bazı türlerde fiyat 2 liranın altına düştü.
Üreticinin hasat masrafını karşılamakta dahi zorlandığını belirten Şevkin, şunları söyledi:
“Bir limon bahçesi yıllarca emek istiyor, yıllarca meyve vermesini bekliyorsunuz. Ama ürün para etmiyor. Bahçeye işçi soktuğunuzda, toplama masrafını bile karşılayamıyorsunuz. Üretici, binbir emekle yetiştirdiği ürünü dalında çürümeye terk ediyor. Bu nasıl bir düzendir?”
“Üretici kazanamıyor, tüketici alamıyor”
Bahçedeki fiyat ile pazar ve marketteki satış fiyatı arasındaki uçuruma dikkat çeken Şevkin, üreticiden 5 liraya çıkan ürünün tüketiciye 30–40 liraya ulaştığını belirtti.
Üreticinin maliyetinin altında satış yaparken tüketicinin de yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Şevkin, şöyle konuştu:
“Üretici ucuza satamadığı için değil, ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kaldığı için zarar ediyor. Tüketici ise yüksek fiyatlar nedeniyle narenciyeye ulaşamıyor. Üretici kazanamıyor, tüketici alamıyor. Bu tablonun sorumluluğu görmezden gelinemez!”
Mersin Limanı’ndaki ücretlere düzenleme çağrısı
Şevkin, narenciye ihracatında liman ve lojistik giderlerinin de üretici üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Mersin Limanı’ndaki elleçleme ve ücretlendirme uygulamalarının yeniden ele alınmasını istedi.
İndirme, bindirme, forklift ve konteyner kiralama gibi 27 ayrı kalemde ücret alındığını belirten Şevkin, dolar üzerinden fiyatlandırmanın üretici ve ihracatçının maliyetlerini yükselttiğini ifade etti. Düzenleme yapılırken Mersin Deniz Ticaret Odası’nın görüşlerinin de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Limanların özelleştirilmesi sürecinde yaptıkları uyarıları hatırlatan Şevkin, “Limanlar bu ülkenin üreticisine hizmet etmeli. İhracatçının önüne yeni maliyetler çıkaran uygulamalar, Çukurova’nın emeğine ve Türkiye’nin ihracatına zarar veriyor” dedi.
“Lojistik krizinin bedelini çiftçi ödüyor”
İklim krizi, zirai don ve kuraklığın yanı sıra ekonomi ve dış ticaret politikalarının da üretimi olumsuz etkilediğini söyleyen Şevkin, Karadeniz hattındaki gemi trafiğinde yaşanan aksaklıklara dikkat çekti.
Deniz yoluyla yaklaşık 3 bin dolara yapılabilecek bir sevkiyatın, kara yolunda tır başına 9–10 bin dolara mal olabildiğini belirten Şevkin, aradaki farkın üretici ve ihracatçının sırtına yüklendiğini ifade etti.
“İhracat tıkanınca iç piyasa da darbe alıyor. Ürün elde kalıyor, fiyatlar üretici aleyhine geriliyor. Bunun bedelini yine çiftçimiz ödüyor” diyen Şevkin, Hatay Erzin–Dörtyol demiryolu güzergâhlarının devreye alınmasını ve yeni ihracat kanallarının açılmasını istedi.
“Yılların emeği ağaçlar sökülerek yok ediliyor”
Zarar eden üreticilerin narenciye ağaçlarını sökmek zorunda kaldığını belirten Şevkin, benzer sorunların daha önce süt, zeytin ve zeytinyağı üretiminde de yaşandığını hatırlattı.
Tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini vurgulayan Şevkin, şu uyarıda bulundu:
“Bugün üretici para kazanamadığı için ağacını söküyor. Yarın bu ülkede limon ve narenciye bulmakta zorlanırsak bunun sorumlusu kim olacak? Tarımı ve üreticiyi korumak, ülkenin geleceğini





