İstanbul’da 18 Ocak 2026’da toplanan Toplumsal Barış ve Demokrasi için Sivil Toplum Forumu, barış sürecinin yalnızca siyasi aktörler arasında yürütülen dar bir müzakere başlığı olmaktan çıkarılması gerektiğini vurguladı. Forumda, demokratikleşme, insan hakları ve toplumsal adalet temelinde çoğulcu bir barış perspektifi çağrısı yapıldı.

“Ortak Mücadeleyle Toplumsal Barışın ve Demokrasinin Yolunu Açalım” başlığıyla düzenlenen forum, 34 sivil toplum kurumunun katılımıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ye bağlı Cem Karaca Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yaklaşık üç buçuk aylık hazırlık sürecinin ardından yapılan buluşmada, mevcut barış tartışmalarına ilişkin kapsamlı değerlendirmeler ve somut öneriler kamuoyuyla paylaşıldı.

Sürece Eleştiri: “Şeffaflık Yok, Güven Zedeleniyor”

Katılımcılar, yürütülen sürecin kapalı kapılar ardında ilerlemesinin toplumda güvensizlik yarattığını belirtti. Şeffaflık eksikliği ve sivil toplumun bilgiye erişim kanallarının kapalı olması en temel sorunlar arasında gösterildi.

Bir yandan barış mesajları verilirken diğer yandan seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanması ve demokratik siyasete yönelik baskıların sürmesi, forumda “çelişkili bir tablo” olarak tanımlandı. Ayrıca TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun, sivil toplumun sürece katılımı için yeterli mekanizmaları oluşturamadığı ifade edildi.

Bölgesel Gelişmelerin Etkisi

Orta Doğu’daki çatışmalı ortamın, özellikle Suriye ve Rojava’daki gelişmelerin Türkiye’deki barış umudunu doğrudan etkilediği belirtildi. Komşu coğrafyalarda Kürtler, Araplar, Aleviler ve Süryaniler açısından güvenliğin sağlanmadan kalıcı bir barışın tesis edilemeyeceği dile getirildi.

Ekoloji, Adalet ve Eşit Yurttaşlık Vurgusu

Forumda barışın yalnızca silahların susması anlamına gelmediği, doğayla kurulan ilişkinin de bu sürecin bir parçası olduğu vurgulandı. İklim Adaleti Koalisyonu tarafından 24 Eylül 2025’te yayımlanan “Doğayla da Barış” raporuna atıf yapılarak, güvenlik gerekçesiyle yakılan ormanlar ve maden faaliyetlerinin yarattığı tahribatın “ekolojik kırım” kapsamında değerlendirilmesi talep edildi.

Adalet başlığında ise KHK mağduriyetleri, kayyum uygulamaları ve geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlalleri gündeme taşındı. 1990’lı yıllardan bugüne uzanan gözaltında kayıplar, faili meçhul cinayetler ve köy boşaltmalar için “Hakikat ve Adalet Komisyonları” kurulması çağrısı yapıldı.

Alevilerin eşit yurttaşlık talepleri, kadın cinayetleri ve LGBTİ+’lara yönelik nefret söylemleri de barış sürecinin ayrılmaz parçası olarak ele alındı. Forumda, “barışın erkekler arası bir uzlaşıya indirgenemeyeceği” vurgulandı.

Somut Adımlar: Yerel Forumlar, Eğitim ve Miting

Forumda alınan kararlar arasında şu başlıklar öne çıktı:

  • Her ilde yerel barış forumlarının kurulması (örneğin İzmir Barış Forumu modeli),
  • Çocuk ve gençlere yönelik barış eğitimi programlarının geliştirilmesi,
  • 2026’da yapılması beklenen NATO ve COP31 zirvelerine paralel halk buluşmalarının örgütlenmesi,
  • Ankara’da geniş katılımlı bir “Barış Mitingi” düzenlenmesi,
  • Süreci denetleyecek bir sivil toplum izleme komisyonu kurulması.

Siyasi Destek Mesajları

Foruma çeşitli siyasi isimlerden destek mesajları da iletildi. Kürt siyasetçiler Leyla Zana ve Ahmet Türk, Özgür Özel, Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan, Ali Babacan ile cezaevinden mesaj gönderen Tunç Soyer ve Can Atalay destek veren isimler arasında yer aldı. Mesajlarda, barış ve demokratikleşme süreçlerinde sivil toplumun rolüne dikkat çekildi.

“Siyasi Engel Aşılmadan Toplumsallaşma Zor”

Forumun genel değerlendirme metninde, sürecin toplumsallaşamamasının temelinde artan otoriterleşme, hukuksuz uygulamalar, güven artırıcı adımların atılmaması ve sivil toplumun dışlanması gibi nedenlerin bulunduğu ifade edildi.

Hazırlık sürecinde 38 kurum temsilcisinin katıldığı çevrimiçi toplantıyla alınan forum kararı sonrası oluşturulan çalışma grubunun 10 Eylül 2025 ile 18 Ocak 2026 arasında 10 kez toplandığı belirtildi. Ancak entelektüel ve siyasi tartışmaların yeterince derinleştirilememesi de özeleştiri başlıkları arasında yer aldı.

Erdoğan: İmralı Süreci’nde Yeni Aşama Başlıyor
Erdoğan: İmralı Süreci’nde Yeni Aşama Başlıyor
İçeriği Görüntüle

Sonuç: “Barış, Demokratikleşmeyle Mümkün”

Forumun sonuç metninde şu vurgu yapıldı:

“Kalıcı barışı sağlamak için çoğulcu, eşitlikçi ve özgürlükçü bir demokrasiyi inşa etmek kaçınılmaz bir zorunluluktur. Demokratikleşmeyle desteklenmeyen bir barış sürecinin toplumsallaşma olanağı yoktur.”

Sivil Toplum Forumu, sonuç bildirgesinde alınan kararlar doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini ve TBMM komisyon raporuna ilişkin değerlendirmesini ilerleyen günlerde kamuoyuyla paylaşacağını duyurdu.

Metnin Tamamı

Toplumsal Barış ve Demokrasi için Sivil Toplum Forumu

1. Giriş ve Forumun Amacı

Forum, Türkiye’de son dönemde siyasi aktörler tarafından gündeme getirilen "barış" ve "çözüm" tartışmalarını sivil toplumun özne olduğu bir zeminde ele almak amacıyla toplanmıştır. Toplantıda, barışın sadece devlet ve belirli siyasi yapılar arasında yürütülen teknik bir süreç değil; demokratikleşme, insan hakları ve toplumsal adaleti kapsayan geniş bir mutabakat zemini olması gerektiği savunulmuştur.

2. Mevcut Süreç Analizi ve Eleştiriler

Katılımcılar, mevcut süreci farklı açılardan değerlendirerek bazı kritik tespitlerde bulunmuşlardır:

• Şeffaflık ve Bilgi Eksikliği: Sürecin kapalı kapılar ardında yürütülmesinin toplumda kafa karışıklığına ve güvensizliğe yol açtığı, sivil toplumun bilgiye erişiminin kısıtlı olduğu vurgulanmıştır.

• Güvenlikçi Paradigmanın Devamı: Bir yandan barış mesajları verilirken, diğer yandan seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanması ve demokratik siyasete yönelik baskıların sürmesi "çelişkili" ve "güvensiz" bir ortam olarak nitelendirilmiştir.

• Bölgesel Etki: Orta Doğu’da, özellikle Suriye ve Rojava’daki çatışmalı ortamın Türkiye’deki barış umudunu doğrudan etkilediği; komşu coğrafyalardaki halkların (Kürtler, Araplar, Aleviler, Süryaniler) güvenliği sağlanmadan yerel bir barışın kalıcı olamayacağı ifade edilmiştir.

3. Tematik Alanlar ve Özel Başlıklar

A. Ekoloji ve Barış

Barışın sadece insanlar arası bir ateşkes değil, doğa ile kurulan ilişkide de tesis edilmesi gerektiği belirtilmiş, “Doğayla da Barış” raporunun önemi vurgulanmıştır. (24 Eylül 2025/ İklim Adaleti Koalisyonu)

• Ekolojik Kırım: Güvenlik gerekçesiyle yakılan ormanlar, su havzalarının ticarileştirilmesi ve maden faaliyetlerinin yarattığı yıkımın "ekolojik kırım" (ekokırım) suçu sayılması talep edilmiştir.

• Onarım Talebi: Savaşın tahrip ettiği ekosistemlerin iyileştirilmesi için kadınların merkezde olduğu ekolojik onarım programlarının hayata geçirilmesi ve ekolojik hakikat komisyonu kurulması önerilmiştir.

B. Adalet, KHK ve İnsan Hakları

Toplumsal yaraların sarılması için hukuki ve vicdani adımlar atılması gerektiği vurgulanmıştır:

• KHK Mağduriyetleri:
• Kayyımların dayanağı olan 674 sayılı yasanın iptal edilerek, gasp edilen belediyeler ve hakların iade edilmesi
• Yüz binlerce insanın yargısız infaz anlamına gelen KHK'lar ile işinden ve sosyal haklarından mahrum bırakılmasının barış önündeki en büyük engellerden biridir. KHK’ların iptal edilip, yasal engeli olmayanların derhal görevine iade edilmesi, hukuksuz bir şekilde ceza alanlar için yeniden yargılama hakkı tanınması ifade edilmiştir.

• Hakikatlerle Yüzleşme: 90'lı yıllardan bugüne yaşanan gözaltında kayıplar, faili meçhul cinayetler, köy boşaltmalar ve cenazelere yönelik saygısızlıkların son bulması için "Hakikat ve Adalet Komisyonları" kurulması istenmiştir.

C. Toplumsal Gruplar ve Eşit Yurttaşlık

• İnanç Grupları: Alevilerin eşit yurttaşlık haklarının tanınması, ibadethanelerin statüsü ve asimilasyoncu politikalara son verilmesi gerektiği dile getirilmiştir.

• Kadın ve LGBTİ+ Hakları: Barışın "erkekler arası bir uzlaşı" olmaması gerektiği; kadın cinayetlerinin ve LGBTİ+’lara yönelik nefret söylemlerinin barış sürecinden bağımsız düşünülemeyeceği, feminist bir barış inşasının önemi vurgulanmıştır.

4. Gelecek Tahayyülü ve Somut Öneriler

Barışın toplumsallaşması ve sivil toplumun sürece dahil olması için şu somut adımlar planlanmıştır:

• Yerel Barış Forumları
• Barış Eğitimi
• 2026 Uluslararası Zirvelerine paralel etkinlikler
• Ankara’da Barış Mitingi
• Sivil toplum izleme komisyonu kurulması

(Devam eden değerlendirme, hazırlık süreci, siyasi görüşmeler, destek mesajları, genel analiz ve sonuç bölümü yukarıda haber metninde ayrıntılı olarak yer aldığı şekliyle kamuoyuna sunulmuştur.)

Sivil Toplum Forumu
25 Şubat 2026

Muhabir: Güven BOĞA