Eğitim Sen Tarsus Şube Başkanı Bülent Keser; Ekonomik krizden en çok etkilenen kesimlerin başında eğitim emekçileri gelmektedir.

2024’e girmemize sayılı günler kala bir taraftan derin ekonomik krizle mücadele eden eğitim emekçileri, diğer taraftan da iktidarın eğitime siyasal hedefleri doğrultusundaki  müdahalesiyle  ülkemizde eğitim  kaosa sürüklenmektedir.

Ekonomik krizden en çok etkilenen kesimlerin başında eğitim emekçileri gelmektedir. Eflasyonun bağımsız kuruluşlarca %140’ları aştığı bir dönemde iktidar 1 Ağustos’ta yetkili sendikayla yapılan toplu iş sözleşmesinde kamu emekçilerine yüzde 15+10 ‘u reva gördü. 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 43 bin TL olduğu düşünülürse eğitim emekçileri ve aileleri büyük oranda yoksulluk sınırının altında yaşamaya mecbur bırakılmış durumdadır. Grevli toplu sözleşme hakkı iktidar ve yetkili sendika tarafından görmezden gelinmektedir.

Ülkemizin batısında özellikle okul çağı çocuklar ve aileleri için  ciddi bir mağduriyete sebep olan kalıcı yaz saati uygulaması 7 yıldır devam ediyor. Deprem sonrası ikili eğitimin yoğunluklu olduğu Tarsus’ta  öğrencilerimiz için kasımda başlayan gece mesaisi Mart’a kadar devam edecektir. Her yıl yaşanan ve  tekrar eden bu kısır döngüden vazgeçilmelidir. 2016 ‘da kalıcı hale gelen yaz saaati uygulaması tasarruf iddasıyla başladı ve kalıcı hale getirildi. Elektrik Mühendisleri Odası tarafından kalıcı yaz saati uygulamasının ilk yılında yapılan çalışmada, bir önceki yılın aynı ayına göre elektrik enerjisi tüketiminde tasarruf sağlamadığı görülmüştür.

Özellikle ikili öğretimin yoğun yapıldığı kentimizde öğrencilerimiz ve aileleri henüz gün doğmadan yallara düşmekte bu da ulaşım, güvenlik,beslenme,derse odaklanma sorunlarını beraberinde getirmektedir.İlk derslerde sınıflar boş kalmakta okula gelebilenler ise uyumaktadır.Bu uygulamadan derhal vazgeçilmelidir.

Diğer yandan; Sendikamızın uzun süredir gündeme getirdiği Milli eğitim Bakanlığı ve cemaatler arası protokolleri ifade eden ÇEDES ‘Çevreme Duyarlıyım Değrelerime Sahip Çıkıyorum’ projesiyle eğitimin tarikat ve cemaatler eliyle şekillendirme çalışmalarına karşı verdiği mücadele mecliste de gündeme getirilmiş, bütçe görüşmelerinde Milli Eğitim Bakanı tarikat ve cemaatlerle yapılan protokolleri savunmuş ,eğitimi öğretmenlerin elinden alıp tarikat ve cemaatlere teslim edeceğini itiraf etmiştir.

Yakın zamanda Tarsus’ta İsrail’in Filistin’de yaptığı katliamları sözde protesto eden Ashab-ı Kehf adlı tarikat ve cemaat koalisyonunun Yarenlik Alanında  kadınları nasıl hedef aldığın Tarsus halkı tarafından görülmüştür.

Bilinmelidir ki; Aladağ’da cemaat yurtlarında yanan çocuklar unutulmamıştır,Karaman’da istismara uğrayan çocuklar unutulmamıştır,Üniversitede cemaat yurtlarında uğradıkları baskı sonucu intihar eden çocuklar unutulmamıştır,unutulmayacaktır. Laiklik karşıtı odaklarla protokoller yapan, sınıfları kapılarını cemaatlere açan ,öğretmenlerimizi  eğitimin dışına iten Milli Eğitim Bakanı istifa etmelidir.

Eğitim Sen tarikat ve cemaatlerin okullardaki faliyetlerine izin vermeyecek, karşı çıkmaya devam edecektir.

Şube yönetim kurulu olarak emeğin sömürülmediği,emekçilerin hakkını aldığı ülkemizde barış ve kardeşliğin egemen olduğu bir yıl dileğiyle eğitim emekçilerinin, yeni yılını kutluyor, sağlık,mutluluk diliyoruz.

Minik Yüreklerden Türkiye’nin Çocuk İyilik Merkezi’ne Destek Minik Yüreklerden Türkiye’nin Çocuk İyilik Merkezi’ne Destek

Editör: Haber Merkezi