31 Mart Pazar günü yapılacak seçimlere kısa bir süre kala Türkiye Komünist Hareketi Genel Başkanı Aysel Tekerek bir açıklama yaptı.

Geçtiğimiz seçimlerde ortaya çıkan tabloyu değerlendiren Aysel Tekerek, yaptığı açıklamada Türkiye’de siyasetin sağa kayışından bahsetti ve Türkiye’de solun buna karşı toplumsal bir güce dönüşmek dışında bir seçeneği olmadığını ifade etti.

Yerel seçimler öncesinde de genel anlamda tüm toplumun, özelde ise solcuların, devrimcilerin ve sosyalistlerin “sağa karşı sağ” siyasetine mahkûm edilmek istendiğini söyleyen Tekerek, aklı ve vicdanı soldan yana olan tüm yurttaşları, sosyalistleri ve devrimcileri seçimlerde TKH’ye oy vermeye, ülkenin yeni komünist partisini güçlendirmeye çağırdı.

Aysel Tekerek’in yaptığı açıklama şu şekilde:

“AYNI NAKARATLA KARANLIKTAN ÇIKILMAZ”

Yeni bir seçim daha kapımızda. Bir kez daha sandık başına gideceğiz. Bir önceki seçimler sonrasında yaşanan hayal kırıklığını hepimiz biliyoruz. Seçimlerde büyük umutlarla yola çıkılmış ancak ülkemizin makus talihi değişmemiştir.  

Bize göre bu şekilde makus talih değişmez, değişmeyecek. Ülkemiz aynı ezberle, aynı nakaratlarla, aynı yöntemlerle içine girdiği bu karanlıktan çıkamaz. Çıkması mümkün değil.

Şimdi yeni bir seçim daha karşımızda, Bu sefer yerel seçim. Ancak yine bize aynı nakarat anlatılıyor, aynı şekilde ezberler dayatılıyor: AKP’den kurtulmak için son viraj, son çıkış, son umut. Eğer kurtulamazsak yandık, bittik kül olduk deniliyor. Ama bu sözleri söyleyenler bile bu sözlere inanmıyorlar. 

CHP’den bahsediyorum. CHP’den aday olamadılar diye kendi partilerinden istifa edenler var. Hatta başka partilere geçebiliyorlar. Örneğin Muğla’da olduğu gibi AKP saflarına geçen sözüm ona muhalifleri görüyoruz.

“HER SEÇİM KOLTUK SEÇİMİ”

Yani demem o ki, kendi söylediklerine kendileri bile inanmıyorlar. Çünkü bugün bütün partiler birbirine benziyor, birbirinin kopyası şekilde siyaset yapıyorlar. Her seçim koltuk seçimi, her seçim makam seçimi. Ama kimin için?  Onlar için, bizim için değil. 

Bugün düzen siyasetinde kayıkçı dövüşü son hızla devam ediyor. NATO’culuk, sermaye yandaşlığı, piyasacılık, özelleştirmecilik ve uluslararası finans kurumlarından para istemek konularında aynılar. Avrupa Birliği’ne bakış desen aynı… Neredeyse hepsinin birbirinin aynı olduğu bir tablo bulunuyor. 

Ancak bunları söylemem AKP ve MHP’nin iktidarda olduğu rejimin ülkemiz için büyük bir tehdit ve tehlike olmadığı anlamına gelmiyor. Bugün AKP’nin iktidarına devam etmesi, ülkemizin bir şeriat devleti olma yolunda ilerlemesi anlamına geliyor. Onun için sinsi bir plan yapıyorlar. Anayasayı değiştirmek istiyorlar. 

“SAĞA KARŞI MÜCADELE SAĞ İLE OLMAZ”

Bu gidişe dur demenin yolunu ise sağa karşı sağcılık yapmakta bulanlar var. Sağa karşı mücadele sağ ile olmaz. Kemal Kılıçdaroğlu bunu yapmıştı, sağ partilerle ittifak kurdu, onları Meclis’e taşıdı. 

Akın, İzmir Aliağa'ya söküm için İtalya'dan getirilen 7 deniz aracına ilişkin endişeleri meclis gündemine taşıdı Akın, İzmir Aliağa'ya söküm için İtalya'dan getirilen 7 deniz aracına ilişkin endişeleri meclis gündemine taşıdı

Sonuç ülkenin topyekün sağcılaşması!

MHP’nin ve Nizam-ı Alemcilerin yanına İyi Parti, Zafer Partisi eklendi. AKP geriletilecek diye faşist sağ yükselişe geçti. 

Milli Görüş ve AKP’nin yanına DEVA ve Gelecek Partileri eklendi. Yetmedi, bir de üzerine Yeniden Refah Partisi ve şariatçı Hizbullah’ın HÜDA-PAR’ı türedi, İslamcı siyaset daha da büyüdü. 

Hatta DSP gibi partiler ile solcu bilinen isimler soluğu AKP milletvekiliğinde aldılar.

Ne yazık ki Kılıçdaroğlu’nun kurduğu bu sağ zemine ülkemizin sosyalistleri de çanak tuttular. Kılıçdaroğlu’nun kurduğu sağ cephe siyasetine eklemlendiler. Ülkenin sağcılaşmasına karşı durması gereken sol “Bir oy bana bir oy da Kılıçdaroğlu’na” diyerek bu sürece prim vermiş oldu.

“AKP’NİN KURDUĞU GERİCİ REJİMİ ONAYLAMAYACAĞIZ”

Şimdi bu yerel seçimlerde de benzer bir durum yok mu? Hatta seçim sonrası Anayasa değişikliği gündeme gelecek deniyor ve yeni bir “çözüm süreci”nden bahsediliyor. Yani AKP’nin kurduğu bu gerici rejimi onaylamanın yolunun Kürt sorununa bir parmak bal çalarak yapılacağı söyleniyor. 

Şimdi bu yerel seçimlerde de benzer bir durum yok mu? AKP’nin kaybetmesi için CHP’ye payanda olmak bize solculuk diye yutturuluyor. Ankara’nın hemen hemen bütün ilçelerindeki adaylara bakınız. Bu isimlerin laiklikle, ilericilikle bir ilgisi var mı? Eski ve yeni MHP’liler CHP listelerinden aday değil mi. 

İzmir’e bakın. İzmir adayının emekten ve işçilerden yana olduğunu kim söyleyebilir? İzmir’in işadamlarıyla büyük toplantılar yapan Özgür Özel’in direksiyonu sola kırdığını iddia edebilir misiniz?

Düzen siyasetçileri rant, koltuk ve makam peşinde koşuyor. Aday olamayınca İyi Parti’ye ve AKP’ye tereddütsüz geçen CHP’lileri görüyoruz. Peki bugün CHP saflarında aday olanlara kim nasıl kefil olabilir?

Biz kefil değiliz!

“ÜLKENİN SOLU GÜÇLENMEDİKÇE BU TABLO DEĞİŞMEZ”

Ama solda bildiğimiz bazı kesimler kefil olmuşlar. CHP kazansın diye aday göstermemişler, pazarlık masasına oturmuşlar. Birçok ilde CHP’nin kefil olamayacağımız adayları kazansın diye CHP ile anlaşmış, aday çıkarmamışlar. Biz onlardan değiliz. 

Dedik ya sağa karşı sağcılık olmaz, sağa karşı sol gerekli. Tam da bu yüzden bir kez daha bu yerel seçimlerde sizlere, siz solculara, devrimcilere, sosyalistlere, komünistlere sesleniyoruz. 

Bu ülkenin solu güçlenmedikçe, devrimcileri ve sosyalistleri toplumsal bir güç dönüşmedikçe bu tablo değişmez. 

1977’yi hatırlayalım. Mahallerlerde, sokaklarda, fabrikalarda, üniversitelerde devrimcilerin ve sosyalistlerin gücünü hatırlayalım. Dönemin Ecevit’ine solculuk yaptıran bizlerdik. Bugün ise sağcılarla birlikte sağcılık yarıştıran, sağcılarla birlikte hareket eden CHP ile birlikte hareket etmemiz isteniyor.

Ders almadık mı, tarihten ders çıkarmadık mı?

Değerli dostlar, 

Bir özeleştiri yapmamız gerekiyor. Ne yazık biz devrimciler, komünistler, sosyalistler yan yana gelemedik, ortak adaylar çıkaramadık. Ancak bu durum düzen partilerinin desteklemenin gerekçesi olamaz. 

Gelin bu ülkenin solcu, devrimci damarını güçlendirelim. 

Gelin ezberleri bozalım!

Gelin bu ülkenin yeni komünist partisinin yükselişinde sizin de bir katkınız olsun, sizin de bir harcınız bulunsun!

Bu nedenle, bu seçimlerde de sizin oylarınızı istiyoruz. 

Türkiye’nin bütün büyükşehir belediye başkanlıklarında, il belediye başkanlıklarında orak çekiç oy pusulasında. Tunceli Dersim dışındaki bütün pusulalarda orak çekiç bulunuyor. Adımız Türkiye Komünist Hareketi, TKH!

Oylar orak çekice, oylar sosyalizme, oylar Türkiye Komünist Hareketi’ne.

Editör: Haber Merkezi