Türk Tabipleri Birliği (TTB), seçilmiş belediye başkanları, belediye yöneticileri ve muhalefet temsilcilerine yönelik artan tutuklamalar ile kayyum uygulamalarına tepki gösterdi. TTB, demokratik temsil hakkının yargı süreçleriyle işlevsizleştirildiğini belirterek, "Demokrasi ve özgürlükler mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz" mesajını verdi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, son dönemde seçilmiş belediye başkanlarına, belediye yöneticilerine ve muhalefet temsilcilerine yönelik artan gözaltı, tutuklama ve kayyum uygulamalarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradenin sistematik biçimde hedef alındığı belirtilerek, demokratik hukuk devleti ilkelerinin ağır biçimde zedelendiği ifade edildi. "Yerel yönetim iradesi fiilen ortadan kaldırılıyor" TTB açıklamasında, milyonlarca yurttaşın oylarıyla oluşan yerel yönetim iradesinin önemli bir bölümünün fiilen ortadan kaldırıldığı vurgulandı. Demokratik temsil hakkının yargı süreçleri aracılığıyla etkisiz hale getirildiği belirtilen açıklamada, seçme ve seçilme hakkına yönelik müdahalelerin kabul edilemez olduğu kaydedildi. Açıklamada, halkın demokratik tercihine yönelik müdahalelerin yalnızca yerel yönetimleri değil, demokratik yaşamın bütününü tehdit ettiği ifade edildi. "Temel hak ve özgürlükler sistematik biçimde aşındırılıyor" TTB, siyasal iktidarın toplum üzerindeki baskısını her geçen gün artırdığına dikkat çekerek, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ile seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin sistematik biçimde geriletildiğini belirtti. Demokratik denetim mekanizmalarının zayıflatıldığı ve yargının siyasal süreçlerin bir aracı haline getirildiği bir ortamda toplumsal barışın, adalet duygusunun ve geleceğe olan güvenin korunmasının mümkün olmadığı ifade edildi. "Demokrasi sağlığın da temel koşuludur" Açıklamada, sağlığın yalnızca sağlık hizmetlerine erişimden ibaret olmadığına dikkat çekilerek, demokratik, barışçıl ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir toplumsal düzenin toplum sağlığının temel ön koşullarından biri olduğu vurgulandı. TTB, demokrasiye yönelik her müdahalenin yalnızca siyasal yaşamı değil, toplumun ruhsal, sosyal ve fiziksel iyilik halini de olumsuz etkilediğini belirtti. Hukukun üstünlüğü ve adil yargılama çağrısı Türk Tabipleri Birliği, halkın iradesine yönelik antidemokratik uygulamaları kabul etmediğini belirterek, hukukun üstünlüğünün, masumiyet karinesinin ve adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanmasını istedi. Açıklamada, seçilmişler ve kamu görevlileri hakkında yürütülen süreçlerin siyasi müdahalelerden arındırılması gerektiği vurgulanırken, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez unsurları olduğu ifade edildi. "Demokratik Türkiye mücadelesini birlikte büyütelim" TTB Merkez Konseyi açıklamasını, demokrasi ve toplumsal barış çağrısıyla tamamladı. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu şeyin baskının ve kutuplaşmanın derinleştirilmesi değil; demokrasi, hukuk, eşitlik ve toplumsal barış temelinde ortak bir geleceğin inşa edilmesi olduğu belirtilen açıklamada, tüm demokratik kamuoyu ile emek ve meslek örgütleri halkın iradesine ve temel hak ve özgürlüklere sahip çıkmaya davet edildi. TTB, demokrasi ve özgürlükler mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, demokratik bir Türkiye için ortak mücadelenin büyütülmesi çağrısında bulundu.