Türk Tabipleri Birliği (TTB), 1 Haziran 2026 itibarıyla özel sağlık kuruluşlarında görev yapan yaklaşık 40 bin hekimin 4/A kapsamında bordrolu çalışma sistemine geçecek olması nedeniyle düzenlediği basın toplantısında, yeni dönemin hekimler açısından hak kayıplarına yol açmaması gerektiğini vurguladı. TTB, işveren yükümlülüklerinin hekimlere yüklenmesine, gelir kayıplarına ve güvencesiz çalışma uygulamalarına karşı sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı. TTB Merkez Konseyi ve TTB Özel Hekimlik Kolu tarafından 20 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen basın toplantısında, özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin çalışma rejiminde yaşanacak değişiklikler ele alındı. Toplantının açılışında konuşan TTB Merkez Konseyi Başkanı Alpay Azap, 1 Haziran 2026 itibarıyla özel sağlık kuruluşlarında çalışan yaklaşık 40 bin hekimin 4/A statüsünde bordrolu çalışmaya başlayacağını belirtti. Bu değişikliğin yalnızca hekimlerin çalışma koşullarını ilgilendiren teknik bir düzenleme olmadığını ifade eden Azap, hekimlerin özlük hakları ve çalışma koşullarının doğrudan halk sağlığını etkilediğini söyledi. Özel sektörde çalışan hekimlerin yıllardır çeşitli hak kayıpları yaşadığını dile getiren Azap, COVID-19 pandemisi döneminde ve yenidoğan ölümleriyle gündeme gelen sağlıkta ticarileşme tartışmalarında mevcut çalışma rejiminin olumsuz sonuçlarının açıkça görüldüğünü ifade etti. “Sosyal güvenlik yükü işveren tarafından karşılanmalı” Yeni sistemde sosyal güvenlik yükümlülüklerinin tartışma konusu haline geldiğini belirten Azap, TTB’nin bu konuda net bir tutuma sahip olduğunu söyledi. “Meslektaşlarımızın sosyal güvenlik yüklerini üstlenmemesi gerekir. Bu yük diğer sektörlerde olduğu gibi işveren tarafından karşılanmalıdır” diyen Azap, TTB’nin olası hak kayıplarına karşı hekimlerin yanında olacağını ve gerekli girişimleri sürdüreceğini kaydetti. “Özel sağlıkta çalışma statüleri yıllardır belirsizleştirildi” TTB Merkez Konseyi Üyesi Nilüfer Ustael tarafından okunan basın açıklamasının ardından söz alan TTB Özel Hekimlik Kolu Başkanı Güray Kılıç, sağlık alanının piyasalaştırılmasıyla birlikte özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin çalışma statülerinin sık sık değiştirildiğini söyledi. Kılıç, yapılan düzenlemelerin bir bölümünün iş hukukuna aykırı sonuçlar doğurduğunu belirterek, özel sağlık sektöründeki sermaye yapısının hekim emeğini bir maliyet kalemi olarak gördüğünü ve bu maliyeti azaltmayı hedeflediğini ifade etti. TTB ve tabip odalarının ise hekimlerin haklarını savunmak amacıyla mücadele ettiğini söyleyen Kılıç, yüksek vergi dilimlerinin hem çalışanlar hem de işverenler açısından sorun yarattığını belirterek bu konuda yeni düzenleme yapılmasını istedi. Kamudan emekli olan hekimlerin ikinci bir işte çalışmaları halinde yaşadıkları gelir kesintilerinin de sona erdirilmesi çağrısında bulundu. “Hekimleri ucuz iş gücüne dönüştüren politikalardan vazgeçilmeli” TTB Özel Hekimlik Kolu Başkan Yardımcısı Ömer Faruk Erin ise hekimlerin herhangi bir hak kaybına uğramamaları için TTB ve tabip odalarının her türlü desteği sunacağını söyledi. Sağlık politikalarının hekimleri giderek daha ucuz iş gücü haline getirdiğini savunan Erin, hükümete süreci dikkatle yönetme çağrısı yaptı. Hekimlere de olası hak kayıplarına karşı meslek örgütlerinde daha güçlü biçimde örgütlenmeleri ve farkındalıklarını artırmaları yönünde çağrıda bulundu. Tabip odalarından bilgilendirme ve hukuki destek Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Zafer Çelik, geçiş sürecine ilişkin bilgilendirme notu ve sözleşme örneklerinin oda tarafından yayımlandığını açıkladı. Ayrıca avukatların da yer aldığı bir WhatsApp grubunun oluşturulduğunu belirten Çelik, hekimlerin karşılaşabilecekleri sorunlar konusunda burada destek alabileceklerini ifade etti. İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Irmak Saraç da 12 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen “Özel Sağlık Kuruluşlarında Çalışan Hekimler İçin Yeni Bir Dönem: 1 Haziran Sonrasında Hekimleri Neler Bekliyor?” başlıklı toplantıya ilişkin bilgi verdi. Saraç, TTB ve İstanbul Tabip Odası tarafından hazırlanan bilgilendirme metinlerinin dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi. TTB: “Hekimleri ezdirmeyeceğiz” Basın toplantısında okunan açıklamada, yıllardır özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin farklı sözleşme modelleri ve sosyal güvenlik uygulamaları nedeniyle ciddi hak kayıpları yaşadığı belirtildi. TTB, geçmiş yıllarda yapılan mevzuat değişiklikleriyle işverene bağlı çalışan birçok hekimin fiilen serbest meslek erbabı gibi gösterildiğini, böylece işverenlerin vergi ve sosyal güvenlik yüklerinden kaçınmasının önünün açıldığını savundu. Açıklamada, 1 Haziran 2026 itibarıyla başlayacak yeni dönemin hekimler açısından önemli fırsatlar da barındırdığı ifade edildi. Gerçek ücret üzerinden sigorta primi yatırılması, kayıt dışı ve hibrit ücretlendirme yöntemlerinin ortadan kaldırılması ve denetlenebilir ücret sistemlerinin kurulmasının mümkün olabileceği kaydedildi. Ancak TTB, bu sürecin gelir kaybına, hak kaybına ya da yeni baskı mekanizmalarına dönüşmesine izin verilmeyeceğini vurgulayarak şu mesajı verdi: “Hekimleri ezdirmeyeceğiz. Gelir kaybına izin vermeyeceğiz. Hekim emeğinin değersizleştirilmesine karşı sürecin takipçisi olacağız.” “Hekim emeğinin korunması toplum sağlığının da güvencesidir” TTB, geçiş sürecini izlemek amacıyla Merkez Konseyi, Özel Hekimlik Kolu ve tabip odalarının temsilcilerinden oluşan bir “Özel Sağlık Hizmetinde Hekim Emeğini Koruma Kurulu” kurulduğunu duyurdu. Açıklamada, Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na çağrı yapılarak hekimlerin kazanılmış haklarını koruyacak, gelir kayıplarını önleyecek ve kayıt dışı çalışma modellerini ortadan kaldıracak somut adımların atılması istendi. TTB, bordrolarda düşük ücret gösterilmesi, kalan ödemelerin farklı yollarla yapılması, işveren yükümlülüklerinin hekimlere yüklenmesi, hak edişlerde keyfi kesintiler ve çalışma sürelerinin sınırsız biçimde artırılması gibi uygulamaların kabul edilemez olduğunu belirtti. Açıklama, “Hekim emeğinin korunması yalnızca hekimlerin değil; hasta güvenliğinin, toplum sağlığının ve nitelikli sağlık hizmetinin de temel koşuludur” vurgusuyla sona erdi.