Adana’nın yüksek kesimlerinde yer alan Tufanbeyli’de tarımsal üretimin önemli ürünlerinden kuru fasulyede hasat dönemi başladı. İlçeye bağlı Pınarlar Mahallesi’ndeki tarlalarda sabahın erken saatlerinde başlayan hasat mesaisi, üreticiler ve tarım işçileri için yoğun bir çalışma dönemini beraberinde getirdi.

Mayıs ayında toprakla buluşturulan fasulyeler, aylar boyunca gerçekleştirilen bakım ve sulama çalışmalarının ardından hasat olgunluğuna ulaştı. Üreticiler, olgunlaşan fasulyeleri kökleriyle birlikte sökerek toplamaya başladı.

Geniş tarım arazilerindeki hasat çalışmaları havadan görüntülenirken, üreticiler bir sezon boyunca verdikleri emeğin karşılığını almanın heyecanını yaşıyor.

FASULYE TARLADAN SOFRAYA NASIL ULAŞIYOR?

Hasat edilen fasulyelerin sofralara ulaşması için tarlada başlayan süreç birkaç aşamadan geçiyor.

Kökleriyle birlikte sökülen fasulyeler öncelikle kurutuluyor. Ardından patoz işleminden geçirilen ürünlerin taneleri ayrıştırılıyor. Son aşamada ise fasulyeler ayıklanarak satışa hazır hale getiriliyor.

Fasulye üreticisi Mehmet Tokdemir, bölgede fasulye ve nohut üretimi yaptıklarını belirterek, hasat dönemine ulaşmanın üreticiler açısından önemli olduğunu söyledi.

Tokdemir, ürünlerin yalnızca bölgesel pazarda değil, internet ve sosyal medya aracılığıyla farklı kentlerdeki tüketicilere de ulaştırıldığını ifade etti.

HEDEF DOĞRUDAN TÜKETİCİYE ULAŞMAK

Üreticiler, Pınarlar’da yetiştirilen kuru fasulyenin daha geniş bir pazara ulaşması için doğrudan satış kanallarını da kullanıyor.

Mehmet Tokdemir, kurutma ve patoz işlemlerinin ardından ürünleri tek tek ayıkladıklarını belirterek, hazırlanan fasulyelerin kargo yoluyla farklı illerdeki tüketicilere gönderildiğini söyledi.

Bu yöntemle aracıların azaltılması ve üreticinin ürününü doğrudan tüketiciyle buluşturması hedefleniyor.

“SERİN HAVA FASULYENİN LEZZETİNİ ETKİLİYOR”

Üretici Dudu Tokdemir ise Tufanbeyli’nin iklim koşullarının fasulye yetiştiriciliği açısından önemli bir avantaj sağladığını belirtti.

Fasulyenin serin ve rüzgârlı havayı sevdiğini ifade eden Tokdemir, bu sezon ürünlerin gelişiminden memnun olduklarını dile getirdi.

Kendi üretimlerinde kimyasal gübre ve ilaç kullanmadıklarını belirten Tokdemir, fasulyeleri doğal üretim yöntemleriyle yetiştirdiklerini söyledi.

Hasat sonrasında kurutma ve patoz işlemlerinin yapılacağını anlatan Tokdemir, daha sonra ürünlerin ayıklanarak tüketicilere ulaştırılacağını kaydetti.

Tokdemir’in, “Patozdan sonra tekrar bir elden geçiririz. Seçeriz tek tek, müşterilerimize ulaştırırız.” sözleri, fasulyenin tarladan sofraya uzanan yolculuğundaki emeği ortaya koydu.

HASATTA KADIN EMEĞİ DE ÖNE ÇIKIYOR

Pınarlar Mahallesi’ndeki hasat çalışmalarında kadın üretici ve tarım işçilerinin emeği de dikkat çekiyor.

Kadınlar, tarlada olgunlaşan fasulyelerin köklerinden sökülmesi ve toplanması çalışmalarında aktif görev alıyor. Tarlada biriken fasulye demetleri, yoğun hasat mesaisinin en önemli görüntülerini oluşturuyor.

İNTERNETTEN GÖRDÜ, TARLADA İNCELEDİ

Pınarlar’daki fasulye üretimini internet üzerinden gören Serna Göle, üretim alanını ziyaret ederek hasat çalışmalarını yerinde inceledi.

Tarladaki üretim sürecini yakından görme fırsatı bulan Göle, fasulyelerin yetiştirildiği ortamdan memnun kaldığını belirterek ürünü tüketicilere tavsiye etti.

Göle, tarlada gördüğü üretim sürecini, “Geldim, gördüm, gözlerimle gördüm.” sözleriyle ifade etti.

ÜRETİCİNİN BEKLENTİSİ: EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALMAK

Pınarlar Mahallesi’nde başlayan kuru fasulye hasadı, ürünün tarladan çıkarılmasıyla sona ermiyor. Kurutma, patoz, ayıklama ve paketleme aşamalarından geçen fasulyeler daha sonra tüketicilerle buluşturuluyor.

Üreticiler, Tufanbeyli’de yetiştirilen beyaz kuru fasulyenin daha geniş kitlelere ulaştırılmasını ve doğrudan tüketiciyle buluşturulmasını hedefliyor.

Tarlalarda hasat mesaisi devam ederken üreticilerin en büyük beklentisi ise aylar süren emeğin karşılığını alabilmek ve ürünlerini hak ettiği değerden satabilmek.