Hatimoğulları, "Kürt sorunu çözülmeden demokratik cumhuriyetin önündeki engeller kalkmaz" diyerek, kök yasanın yeni yasal düzenlemelere zemin hazırlayacağını ve Kürt sorununun ilk kez yasal-hukuki zeminde ele alınacağını söyledi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün sağlanması talebiyle Mersin Millet Parkı'nda "Özgür Önderlikle Demokratik Topluma" şiarıyla miting düzenlendi. Mitingde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları konuştu.

Konuşmasına yaşamını yitiren usta oyuncu Kadir İnanır'ı anarak başlayan Hatimoğulları, Jülide Kural'a, sanat camiasına, Türkiye halklarına ve İnanır'ın dostu olan Kürt halkına başsağlığı dileklerini iletti. Hatimoğulları, "Yarın onu hep beraber Hakk'a uğurlayacağız. Güle güle sevgili Kadir İnanır" dedi.

Whatsapp Image 2026 06 27 At 21.13.27 (1)

Barış Annelerine selam

Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için alanı dolduran kitleyi selamlayan Hatimoğulları, Çukurova'nın farklı halkların ve inançların bir arada yaşadığı bir bölge olduğunu vurguladı. Kürtlerin, Arapların, Ermenilerin ve Romanların aynı mahallelerde yaşadığını belirten Hatimoğulları, "Halkların kurduğu bu kardeşlik köprüsünün devlet politikasına dönüşmesini ve sürecin barışla taçlanmasını umut ediyoruz" dedi.

Miting alanının ön sıralarında yer alan Barış Annelerini de selamlayan Hatimoğulları, "Beyaz tülbentlerini mücadeleleriyle barışın simgesi haline getiren değerli Barış Annelerimize binlerce kez selam olsun" ifadelerini kullandı.

Çerçeve yasa çağrısı

Serhat halkının da Wan'da bir araya geldiğini hatırlatan Hatimoğulları, "Sayın Öcalan'a özgürlük" ve "Barış süreci barışla taçlansın, demokratik dönüşüm acilen başlasın" talebiyle alanlarda olunduğunu söyledi.

Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla Türkiye'de tarihi bir sürecin başladığını belirten Hatimoğulları, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde gelişmelerin daha hızlı ilerlemesinin beklendiğini ifade etti. Hatimoğulları, toplumdaki soru, kaygı, endişe ve umutları bildiklerini söyleyerek, "Bu süreci hep birlikte yürütmeye çalışıyoruz" dedi.

Öcalan'ın çağrısına örgütün olumlu yanıt verdiğini, kongrede fesih kararı alındığını ve ardından silah bırakma töreni gerçekleştirildiğini söyleyen Hatimoğulları, Türkiye'de stratejik olarak silahsız mücadelenin benimseneceğine dair güçlü mesajlar verildiğini kaydetti.

"Bunun karşılığında devlet ve iktidar ne yaptı? Asıl önemli soru bu" diyen Hatimoğulları, parlamentoda önemli bir komisyon kurulduğunu ve çalışmalar yürüttüğünü, ancak beklenen kök ya da çerçeve yasanın hâlâ Meclis'e gelmediğini söyledi. Hatimoğulları, Meclis'in temmuz ayında yasama dönemini kapatmak üzere olduğunu belirterek, yasanın Kürt halkı, Türkiye halkları ve demokrasi güçleri tarafından beklendiğini dile getirdi.

"İpe un sermeyin"

Kürt sorununun yalnızca bir yasayla çözülemeyeceğini ifade eden Hatimoğulları, buna rağmen çerçeve yasanın büyük önem taşıdığını söyledi. Hatimoğulları, "Bu yasa çıkarsa başka yasalar için zemin hazırlayacak. İlk kez Kürt sorunu yasal ve hukuki zeminde konuşulmuş olacak. Bir hukuki metinle ele alınacak. Bu çok değerli ve kıymetli" dedi.

İktidar kanadından taslağın geleceğine dair açıklamalar yapıldığını hatırlatan Hatimoğulları, yasanın ekim ayına bırakılmaması gerektiğini belirtti. Mersin ve Van'da, ardından Amed ve İstanbul'da yüz binlerin bu yasanın çıkmasını istediğini söyleyen Hatimoğulları, "Bu yasa çıkarılmaz ve yine geciktirilirse bilinmelidir ki ipe un serme hali devam ediyor demektir. Biz bunu asla kabul etmeyiz" diye konuştu.

Barış talebinin yalnızca Kürtlerin talebi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, barışın Türk halkı başta olmak üzere bütün halkların yaşamını kolaylaştıracağını ve demokrasinin önünü açacağını söyledi. Hatimoğulları, Türkiye halklarına ve demokrasi güçlerine Kürt halkıyla dayanışma içinde barışı büyütme çağrısı yaptı.

Ortadoğu'daki savaşlara dikkat çekti

Ortadoğu'daki savaş atmosferine de değinen Hatimoğulları, bölgenin adeta kaynayan bir kazan olduğunu söyledi. ABD-İran savaşına ilişkin sürecin kırılgan olduğunu belirten Hatimoğulları, her yerin savaş alanına döndüğünü ifade etti.

Kürt halkının yürüttüğü barış mücadelesinin yüz yıllık mücadelenin ürünü olduğunu söyleyen Hatimoğulları, bölgesel konjonktürün de devletin İmralı'da Öcalan ile görüşmeye gitmesinde etkili olduğunu dile getirdi. Rojava halklarının, başta Kürtler ve kadınlar olmak üzere IŞİD'e karşı önemli bir mücadele verdiğini belirten Hatimoğulları, "Rojava'da mücadele edenlere ve direnenlere binlerce kez selam olsun" dedi.

Emek ve geçim hakkı vurgusu

Konuşmasında işçilere, emekçilere, tarım işçilerine, esnafa, emeklilere ve geçim sıkıntısı yaşayan yurttaşlara da seslenen Hatimoğulları, Türkiye'de milyonlarca insanın açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşadığını söyledi.

Uluslararası Af Örgütü: NATO Zirvesi bahanesiyle protesto hakkı engellenemez
Uluslararası Af Örgütü: NATO Zirvesi bahanesiyle protesto hakkı engellenemez
İçeriği Görüntüle

Çukurova'nın bereketli topraklarına rağmen bölge halkının yoksullukla karşı karşıya olduğunu belirten Hatimoğulları, Adana'da hal ve pazar ziyaretlerinde karşılaştıkları tabloyu anlattı. Kadınların hal kapılarında ezilmiş sebze ve meyve beklediğini söyleyen Hatimoğulları, "Bu kadar açlık ve yoksulluk var" dedi.

Barış talebinin aynı zamanda emek ve geçim hakkı talebi olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, savaşa ve özel harp politikalarına ayrılan bütçenin barışa, işe, aşa ve ekmeğe ayrılmasını istediklerini söyledi.

Gençlerin gelecek kaygısına da dikkat çeken Hatimoğulları, Türkiye'nin gençlerin en mutsuz olduğu ülkelerden biri olduğunu belirtti. Öğretmenlerin atanmadığını ve özel okul öğretmenlerinin Ankara'nın göbeğinde açlık grevinde olduğunu söyleyen Hatimoğulları, direnen öğretmenleri selamladı.

Doğa savunucularını da barış mücadelesinin önemli özneleri arasında sayan Hatimoğulları, Mersin'de yıllardır nükleer santrale karşı mücadele yürütüldüğünü hatırlattı. Hatimoğulları, "Nükleere hayır diyoruz. Oraya ayrılan bütçenin barış politikalarına ayrılmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2026 06 27 At 21.13.28 (4)

Eşit yurttaşlık mesajı

Savaşın en ağır sonuçlarını kadınların yaşadığını belirten Hatimoğulları, savaşın göç, açlık, taciz, tecavüz, yokluk ve yoksunluk anlamına geldiğini söyledi. Kadınların barış mücadelesinin en önemli özneleri olduğunu ifade eden Hatimoğulları, "Jin, jiyan, azadî" sloganını yineledi.

Alevilerin süreçle ilgili kaygılarını bildiklerini belirten Hatimoğulları, bu kaygıların kendileri için bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi. Abdullah Öcalan'ın çağrısında Alevilerin demokratik cumhuriyetin inşasındaki rolüne ilişkin önemli belirlemeler olduğunu ifade eden Hatimoğulları, eşit yurttaşlık mücadelesinde Alevilerle Kürtlerin kaderinin ortak olduğunu vurguladı.

Hatimoğulları, eşit yurttaşlık derken başta Aleviler olmak üzere Kürtlerin, Ermenilerin, Romanların, Arapların ve ülkedeki tüm farklı halklar ile inanç topluluklarının eşit yurttaş olmasını kastettiklerini söyledi. Alevilerin taleplerinin DEM Parti'nin asli talepleri olduğunu belirten Hatimoğulları, bu taleplerden geri adım atmayacaklarını ifade etti.

Demokratik cumhuriyetin bütün bu kesimlerin ortak mücadelesiyle inşa edilebileceğini söyleyen Hatimoğulları, demokratik mücadelenin önünü açacaklarını ve demokratik cumhuriyeti birlikte inşa edeceklerini belirtti.

"Barışı örgütlemeye kararlıyız"

Demokratik bir sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için Abdullah Öcalan'ın özgür olması gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, kayyım uygulamalarına son verilmesini ve seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesini istedi.

CHP üzerindeki siyasi operasyonların durdurulması çağrısı yapan Hatimoğulları, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve bütün Kobanê tutsaklarının serbest bırakılması gerektiğini söyledi. AİHM kararlarını hatırlatan Hatimoğulları, Gezi davası tutukluları Osman Kavala, Can Atalay, Çiğdem Mater, Tayfun Kahraman ve diğer isimlerin de serbest bırakılması gerektiğini belirtti.

Kobanê davasında tutuklu bulunan siyasetçilere onlarca yıl hapis cezası verildiğini hatırlatan Hatimoğulları, Sincan Hapishanesi'nde Kobanê tutsaklarını ve diğer davalardaki arkadaşlarını ziyaret ettiğini söyledi. Ayşe Gökkan'a verilen 19,5 yıllık hapis cezasına tepki gösteren Hatimoğulları, "Bunu asla kabul etmiyoruz" dedi.

Hapishanelerdeki siyasi tutsaklara selam gönderen Hatimoğulları, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Kürt sorunu çözülmeden demokratik cumhuriyetin önündeki engeller kalkmaz. Eğer bugün bir masadaysak, bu Kürtlerin yüzyıllık mücadelesinin sonucudur. Bu süreç mutlaka barışla taçlanmalıdır. Ancak barış bize altın tepside sunulmayacak; onu ancak mücadele ederek elde edebiliriz. Barış demek, barışı örgütlemek demektir. Bizler de barışı örgütlemeye kararlılıkla devam edeceğiz."

Hatimoğulları'nın konuşmasının ardından sanatçılar Ronî Artin ve Arhat sahne aldı.

Muhabir: Güven BOĞA