"Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu; eğitim, sağlık, yaşama, barınma; fiziksel, psikolojik veya cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının hepsini birden tanımlamakta kullanılan evrensel bir kavramdır."

Türkiye Barolar Birliği ve UNICEF işbirliği ile gerçekleştirilen, depremden etkilenen çocukları odağına alan ÇABA projesi ile ilgili Adana’da bir dizi etkinlik gerçekleştirildi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından UNICEF tarafından oluşturulan “Kahramanmaraş Depremi Müdahale Planı” içerisinde yer alan “Depremden Etkilenen Çocuklar ve Bakım Verenleri için Hukuki Güçlendirme, Yardım ve Koruma Programı (LEAP)” kapsamında deprem bölgelerine gönderilmek üzere hazırlanan yardım tırı, Adana Adliyesi önünde Türkiye Barolar Birliği’ne teslim edildi.

Whatsapp Image 2024 04 19 At 17.14.09

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Erinç Sağkan, Adana Baro Başkanı Av. Semih Gökayaz, UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi, illerden katılım sağlayacak baro başkanları ve avukatların katılımıyla konuyla ilgili ayrıca bir basın açıklaması yapıldı.

TBB, ÇABA, UNICEF ve Adana Barosu tarafından düzenlenen ve 19-20 Nisan tarihlerini kapsayan, "Afet Dönemlerinde Kırılgan Grupların Adalete Erişimi" konulu sempozyum ise Adana Divan Oteli’nde gerçekleştirildi.

Whatsapp Image 2024 04 20 At 07.05.38

Adana Baro Başkanı Av. Semih Gökayaz tarafından yapılan açılış konuşmasının ardından, UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Erinç Sağkan birer konuşma gerçekleştirdiler.

Adana Baro Başkanı Av. Semih Gökayaz açılış konuşmasında şunları ifade etti;

Sayın Türkiye Barolar Birliği Başkanım,

Sayın UNİCEF Türkiye Temsilcisi,

Sayın Baro Başkanlarım, saygıdeğer meslektaşlarım, kıymetli misafirler; Adana Barosu adına hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum, hepiniz hoş geldiniz.

Portakal çiçeği kokulu şehrimizde sizleri ağırlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Birçok medeniyete beşiklik etmiş, kanı hızlı akan insanların yaşadığı, ikliminin sıcaklığı insanına yansıyan bu coğrafya; topraklarının verimliliği ile insanları doyurmaya, hoşgörüsü ile barış içinde yaşamaya, sağladığı özgürlükler ile insanın kendisini geliştirmesine elverişli bir coğrafyadır.

Anadolu’nun yüzyıllardır; zorda olan insanlara sığınma evi olma özelliğini taşıyan kadim kentlerinden biri olan Adanamız, 2011 yılından bu yana Suriye’nin içinde bulunduğu iç savaş ortamı nedeniyle 400 binden fazla Suriyeli insana ev sahipliği yapmaktadır. İnsanların dinine, rengine, kimliğine bakılmaksızın güvende olduğu ve doyduğu bu topraklar, 6 Şubat depremiyle büyük bir acı ve yıkım yaşamıştır. Başkasının acısına merhem olan bölgemiz, merheme ihtiyaç duymuştur.

Onbinlerce insanımızın hayatını kaybettiği, ev ve işyerlerinin yıkıldığı, şehirlerin yok olduğu böylesi bir felaketin yarattığı yıkım çok büyük olmuş. Bu felaketten en ağır şekilde etkilenen gruplardan biri de çocuklar olmuştur.  

Bugün burada Türkiye Barolar Birliği ve UNICEF işbirliği ile gerçekleştirilen, depremden etkilenen çocukları odağına alan ÇABA projesi için bir aradayız.

Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu; eğitim, sağlık, yaşama, barınma; fiziksel, psikolojik veya cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının hepsini birden tanımlamakta kullanılan evrensel bir kavramdır.

Çocuklar, hukukun öncelikli konusudur ve özel olarak korunması anayasalar ve uluslararası sözleşmelerle güvence altındadır. Hal böyleyken; dünya üzerinde birçok çocuk ya savaşın ortasında ya da açlık sınırında yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Bu koşulları ortadan kaldırmak ve onlara daha iyi bir yaşam sağlamak, tüm devletlerin ve insanlığın sorumluluğundadır.

Birleşmiş Milletler, Çocuk Haklarına yönelik 20 Kasım 1959 tarihinde Çocuk Hakları Bildirgesi’ni kabul etmiştir. Bu bildirgede yer verilen çocuk haklarına uluslararası yasa gücünü kazandıran ilke metin ise Çocuk Haklarına Dair Sözleşmedir. Türkiye, sözleşmeyi 14 Ekim 1990 tarihinde imzalamış ve 27 Ocak 1995’te yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten bu zamana, toplumun her alanında çocuk odaklı bir sistem yaratılması gerekirken ne yazık ki tablo, çocuklar yönünden geriye doğru evrilmiştir. Yaşanan hak ihlallerine ilişkin Türkiye Barolar Birliği ve Barolar, merkez ve komisyonları ile dava ve başvuru süreçlerini takip etmekte; çocuklara ve ailelerine destek olmaya çalışılmaktadır.

Mağdur çocuklar dışında çocuk suçlulara yönelik devletlerin yaklaşımı, farklılık göstermektedir. Bu durumda, uluslararası sözleşmelerde tanımlanan çocuk hakları standartları ayrıca önem kazanmaktadır. Bu standartlar farklılığa, tutuklama dışındaki tedbirlerin kullanımına ve çocuğun ihtiyaç ve çıkarlarına odaklanılmasına vurgu yapan ortak bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Bu nedenle bu standartlar, tüm Avrupa Konseyi ülkeleri için geçerli olan, faydalı ve önemli bir temel ölçüt niteliğindedir.

ÇABA Projesi paydaşı UNICEF, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de 1951 yılından bu yana çocuklar ve gençlerin haklarını korumak için çalışmakta; Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme doğrultusunda, Türkiye’de yaşayan zor durumdaki çocukların eğitim, çocuk koruma, sağlık, sosyal politika, ergenlik ve gençlik alanlarındaki ihtiyaçlarına odaklanmakta; meslek örgütleri ve kurumlar ile iş birliği halinde ulaşabildiği kadar çocuğa el uzatmaktadır. UNİCEF’in ve katkı sunan gönüllülerin şimdiye kadar sağladıkları destekler için teşekkür ediyoruz. Deprem felaketi sebebiyle ortaya çıkan durum karşısında bu dayanışmaya her zamankinden daha çok ve daha güçlü bir şekilde ihtiyaç duyduğumuzu belirtmek isteriz.

Türkiye Barolar Birliği, depremde tüm imkanları seferber etmiştir. Komisyon ve Merkezler üzerinden katılımcılık ve şeffaflık anlayışıyla yürütülen çalışmalar, hem hasıl olan ihtiyaçları karşılamakta hem de yenilik içermektedir. Verdiği emek ve gösterdiği çabalar nedeniyle TBB Başkanımıza ve yönetim Kurulu üyelerimize teşekkür ediyorum.

Depremi en ağır şekilde yaşayan illerimizin Baro Başkanlarının gösterdiği fedakarlık sebebiyle çok teşekkür ediyorum. Kendi acılarını yaşamadan, yakınlarının yaralarını sarmadan meslektaşlarının ve yurttaşın yardımına koşan baro başkanlarımızın fedakarlıkları hiçbir zaman unutulmayacak.  

6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız ve onbinlerce yurttaşımızı kaybettiğimiz deprem felaketinin yaralarını sarmak elbette ki kolay değil. Ancak ifa ettiğimiz mesleklerimiz, temsil ettiğimiz kurumlar, insanı odağına alan uluslararası kuruluşlar ve hayata dair tüm deneyimlerimizi bir araya getirerek yeniden ayağa kalkmak zorundayız. Bu noktada yüreği iyilikle dolu emek veren tüm insanların çabası değerledir. İki gün sürecek sempozyumda, yaşadığımız deprem felaketi nedeniyle desteğe ihtiyacı olan çocuklara ve ailelerine en etkili şekilde yardımcı olabilmenin yolları aranacak, konuşulacak. Depremden etkilenen insanların hayata yeniden güçlü bir şekilde tutunabilmesi için çaba harcayan ve bu çabanın bir parçası olarak bu sempozyuma destek veren tüm katılımcılara ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Sevgi ve saygılar sunuyorum.

Whatsapp Image 2024 04 20 At 07.05.42

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Erinç Sağkan'ın konuşması;

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun Saygıdeğer Türkiye Temsilcisi,

Adana, Adıyaman, Erzurum, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya Barolarımızın Kıymetli Başkanları Başkanları,

Adalet Bakanlığı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı,

Kamu Denetçiliği Kurumu,

Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı,

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanlığı ve

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ’nün kıymetli temsilcileri,

Birleşmiş Milletler Mültecileri Yüksek Komiserliği,

Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi Birimi ve

Avrupa Konseyi’nin Değerli Temsilcileri,

Saygıdeğer meslektaşlarım,

Kıymetli katılımcılar,

Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu iş birliğinde yürütülmekte olan, “Çocuk Haklarının Geliştirilmesi, Korunması ve İzlenmesi Konusunda Avukatların ve Baroların Kapasitelerinin Güçlendirilmesi Projesi”, bir diğer adıyla “ÇABA”Projesi kapsamında gerçekleştirilen “Afet Döneminde Kırılgan Grupların Adalete Erişimi Sempozyumu”na hepiniz hoş geldiniz. Türkiye Barolar Birliği adına, hepinizi en içten duygularla selamlıyorum.

Whatsapp Image 2024 04 19 At 17.14.57

Değerli katılımcılar,

Din, dil, ırk, etnik köken, mezhep ayrımı yapılmaksızın belki de her birimizin üstüne titrediği en önemli konu, elbette ki çocuklar. Bakıma ve korunmaya muhtaç, masum çocuklara gelen en ufak bir zarar dahi bizlerin ortak acısı haline gelmektedir. Öyle ki hiç tanımadığımız binlerce çocuğun dünyanın bir yerinde öldürülüyor olduğu bilmek bizleri derinden yaralamakla kalmamakta, bu zulmün önlenmesi yönünde hissettiğimiz sorumluluk duygusuyla adımlar atmaya teşvik etmektedir.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kabulünün üzerinden geçen 34 yıla rağmen, çocuklar tüm dünyada başta yaşam hakkı olmak üzere istismar gibi hak ihlallerine maruz kalmaya devam etmektedir. Bugün Gazze’de on dört bine yakın sayıda çocuğun, İsrail’in saldırıları nedeniyle hayatını kaybettiği kayıt altına alınmıştır. Sebep her ne olursa olsun sivillere, özellikle de çocuklara zarar verilmesi uluslararası savaş hukukunda açıkça suç olarak tanımlanmıştır.  

İnsancıl hukukun ve savaş hukukunun tüm kurallarını yok sayarak devam ettirdiği ve Filistin’de çocukların katledildiği saldırılar karşısında Türkiye Barolar Birliği olarak üstlendiğimiz sorumluluk neticesinde, bu insanlık suçunun sorumluları hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurduk ve süreci yakından takip etmekteyiz.

Değerli Meslektaşlarım,

Ülkemiz tarihinde yaşanan en yıkıcı afetlerinden biri olan 6 Şubat depreminin üzerinden bir senenin üzerinde bir zaman geçti. Ancak bizler halen gerçekleşen bu felaketin üzüntüsünü içimizde taşımaya devam ediyoruz. Depremde yitirdiğimiz tüm vatandaşlarımızı ve meslektaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyorum. Yitirdiğimiz canlarımızın elbette yeri hiçbir zaman dolmayacak, ama bizler, felaketin ilk gününden itibaren ve tüm süreç boyunca Birliğimiz ve Barolarımız ile koordinasyon halinde yaralarımızı hep beraber sarmaya devam ediyoruz.

Değerli Katılımcılar,

Bu felaketten on binlerce meslektaşımız ve aileleri maddi manevi çok büyük kayıplar yaşadı. Ancak her felakette olduğu gibi yaşanan tüm bu olumsuzluklardan en çok da çocuklarımız etkilendi ve etkilenmeye devam ediyor. Yaklaşık 5 milyon çocuk ve ailesi depremden kaynaklı olarak maddi ve manevi olarak zarara uğramış durumda. Pek çoğu ailelerini, ebeveynlerini yitirmiş, konteynır kentlerde, ekonomik sıkıntılar içerisinde, sağlıksız ve olumsuz koşullarda yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.

Ülkemizde halihazırda çocuklara yönelik olarak zaten pek çok ihmal ve istismar vakası ile mücadele edilmeye çalışılıyorken bir de yaşanan bu deprem felaketinin ortaya çıkardığı karamsar tablo, bizleri çocuklar ve kırılgan gruplar bakımından çok daha hassas, tedbirli ve korumacı olma yolunda bilinçli olmaya zorlamaktadır.   

Bu nedenle, bugün burada bir araya gelmemizi sağlayan ÇABA projesi ve yine deprem bölgesinde yer alan çocuklar ve bakım verenlerine yönelik hukuki yardım ve korumaya ilişkin olarak gerçekleştirilen LEAP Projesi ve gerçekleştirilen/gerçekleştirilmesi planlanan pek çok proje ile olabildiğince çocuğa ve kırılgan gruba erişebilmeyi hedefliyoruz.

Nitekim, bu Proje kapsamında bugün burada 6.000 depremzedeye yerinde hukuki yardım faaliyeti gerçekleştirmeyi amaçlayan YASA aracımızın tanıtımı yapılacak ve en kısa sürede hizmet vermeye başlayacaktır.

TTB, Filistin Ziyareti İçin Yeniden Başvuruda Bulundu TTB, Filistin Ziyareti İçin Yeniden Başvuruda Bulundu

Kıymetli katılımcılar,

Sözlerime son verirken, bu tip büyük çaplı projelerin, yoğun çaba ve gayretlerin ürünü olduğunu belirtmek istiyorum. Ancak kurumlar arası iş birliği, karşılıklı anlayış ve ortak kaygılar ile verilen emekler doğrultusunda başarılı bir işin ortaya koyulması mümkün olacaktır. Bu bağlamda, bizlerle aynı kaygıları taşıyan Sayın Temsilcinin nezdinde UNICEF’in tüm kadrolarına Birliğimiz, meslektaşlarımız ve hak arayışı mücadelesindeki tüm katılımcılar adına teşekkür etmek isterim.

Unutmamak gerekir ki Çocuklar Bugünün Yarını, Yarının da Umududur.

Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Editör: Haber Merkezi