Türkiye'de yatırım fonları üzerinden yürütülen işlemlere ilişkin tartışmalar sürerken Yeni Parti İzmir Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özlale, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamayla finans sektöründeki yönetici ilişkilerini, kamu bağlantılı şirketlerin yatırım kararlarını ve tahvil piyasasına yönelik riskleri gündeme getirdi.
“Taha Çakmak’ın istifası ve bir ilişki ağının anatomisi” başlıklı değerlendirmesinde Özlale, eski Merkez Bankası yöneticileri, Borsa İstanbul, Türkiye Varlık Fonu, Türkiye Sigorta ve kredi derecelendirme kuruluşları arasındaki mesleki ve akademik bağlantıların incelenmesi gerektiğini savundu.
Özlale, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Bir istifa, onlarca bağlantı, milyarlarca liralık soru… Taha Çakmak kim? Erişah Arıcan’dan Türkiye Sigorta’ya, kredi derecelendirmesinden yatırım fonlarına uzanan ilişkiler bize ne anlatıyor? İsim isim, kurum kurum anlattım. Bir halka koptu diye zincirin geri kalanını unutturamazsınız.”
Taha Çakmak’ın istifası: Eski Merkez Bankası yöneticilerinin bağlantıları araştırılmalı
Ümit Özlale, istifası kamuoyuna yansıyan ve hakkında malvarlığına tedbir konulduğu haberleri çıkan Taha Çakmak'ın geçmişte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcılığı görevinde bulunduğunu hatırlattı.
Çakmak'ın Şahap Kavcıoğlu'nun TCMB Başkanı olduğu dönemde görev yaptığını belirten Özlale, 2016-2018 yıllarında aynı kurumda başkan yardımcılığı yapan ve daha sonra TERA yönetiminde yer alan Erkan Kilimci'nin de fon soruşturması kapsamında tutuklandığını ifade etti.
İki ismin aynı dönemde Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı yapmadığının altını çizen Özlale, farklı dönemlerde kamu finans yönetiminde görev alan yöneticilerin sonraki kurumsal bağlantılarının araştırılmasını istedi.
Özlale, soruşturmada adı geçen eski bakan yardımcısı Bülent Aksu'nun da bulunduğu çevrenin Berat Albayrak dönemiyle ilişkilerinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.
Erişah Arıcan üzerinden uzanan akademik ve kurumsal ilişkiler
Özlale'nin açıklamasında öne çıkardığı isimlerden biri de Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erişah Arıcan oldu.
Berat Albayrak'ın doktora çalışmasını Erişah Arıcan danışmanlığında gerçekleştirdiğini belirten Özlale, eski TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu'nun da Arıcan'ın öğrencileri arasında bulunduğunu aktardı.
Özlale, Türkiye Sigorta'daki yönetici bağlantılarına da dikkat çekti.
Şahap Kavcıoğlu döneminde TCMB İnsan Kaynakları Genel Müdürü olarak görev yapan Doğan Başar'ın, Taha Çakmak'ın genel müdür olduğu Türkiye Sigorta'da genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını belirtti.
Türkiye Sigorta Teknik Genel Müdür Yardımcısı Çağrı Akpınar'ın da Erişah Arıcan'ın doktora öğrencisi olduğunu ve Marmara Üniversitesi Finansal Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Özgür Akpınar'ın kardeşi olduğunu ifade etti.
Özlale, bu ilişkilerin yatırım ve yönetim kararları üzerindeki olası etkilerinin somut kayıtlar üzerinden incelenmesi gerektiğini dile getirdi.
“Türkiye Sigorta’nın parası nereye gitti?”
Özlale, açıklamasının en önemli bölümlerinden birini Türkiye Sigorta'nın yatırım kararlarına ayırdı.
Türkiye Sigorta'nın topladığı sigorta primleriyle tasfiyesine karar verilen fonlara ve soruşturmaya konu hisse senetlerine yüksek tutarlı yatırımlar yaptığına ilişkin iddiaların araştırılmasını istedi.
Şirketin sermayesinin yüzde 76,1'inin Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki TVF Finansal Yatırımlar AŞ'ye ait olduğunu, kalan yüzde 23,9'luk bölümünün ise Borsa İstanbul'da işlem gördüğünü belirtti.
Borsa İstanbul'un bir şirkette hissedar olması ile şirket hisselerinin borsada işlem görmesinin farklı konular olduğunu vurgulayan Özlale, temel soruyu şöyle ortaya koydu:
“Buradaki temel soru, bu ölçekte kurumsal kaynağın hangi yatırım kararlarıyla, hangi riskler üstlenilerek kullanıldığıdır.”
Özlale, Türkiye Sigorta hakkında daha önce tedbir kararı alındığı ve bu kararın saatler sonra kaldırıldığı yönündeki iddiaların da açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Kredi derecelendirme kuruluşu JCR Eurasia’ya ilişkin sorular
Özlale, fon soruşturmasının yalnızca yatırım fonlarıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirterek özel sektör tahvillerinin de incelenmesini istedi.
Adil Varlık Yönetim AŞ hakkındaki iddiaları örnek gösteren Özlale, şirketin ortaklık yapısının, Mustafa Yazıcı ve Ali Emre Ballı ile bağlantılarının, tahvil ihraçlarının ve elde edilen kaynakların kullanımının araştırılması gerektiğini ifade etti.
Kredi derecelendirme kuruluşu JCR Eurasia'nın yönetimindeki akademik bağlantılara dikkat çeken Özlale, Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür Prof. Dr. Feyzullah Yetgin'in doktora çalışmasını Erişah Arıcan danışmanlığında yaptığını belirtti.
JCR Eurasia Yönetim Kurulu Üyesi Server Demirci'nin de Arıcan ile aynı üniversitede çalıştığını ve ortak akademik yayınlarının bulunduğunu aktardı.
Özlale, bu ilişkilerden hareketle şirketlerin kredi notlarının ve borç ödeme kapasitelerinin nasıl değerlendirildiğinin incelenmesi gerektiğini savundu.
“Tahvilleri Türkiye Sigorta satın aldıysa hangi kararla aldı?”
Özlale, özel sektör tahvillerinin Türkiye Sigorta tarafından satın alınıp alınmadığının, satın alındıysa bu işlemlerin hangi tarihlerde ve hangi tutarlarda gerçekleştirildiğinin açıklanmasını istedi.
Adil Varlık ve benzeri şirketlerin kredi notlarının gerçek borç ödeme kapasitelerini ne ölçüde yansıttığını sorgulayan Özlale, şirketlerin nakit akışlarının ve fon yatırımlarının taşıdığı risklerin yeterince değerlendirilip değerlendirilmediğinin araştırılması gerektiğini belirtti.
Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer'in tahvil alımlarındaki karar, onay ve risk değerlendirme süreçlerindeki rolünün de açıklığa kavuşturulmasını istedi.
TERA ve Pusula bağlantılı fonlara para aktarımı iddiaları
Özlale, tahvil ihraçlarından elde edilen kaynakların TERA ve Pusula bağlantılı fonlara yönlendirilip yönlendirilmediğinin incelenmesini talep etti.
Bunun için tahvil satışları ile fon alımlarının tarih ve tutarlarının karşılaştırılması gerektiğini vurguladı.
Pusula'da genel müdürlük yaptığı belirtilen Ayşe Seher Aydın'ın doktora tez danışmanının Erişah Arıcan olduğunu ifade eden Özlale, Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ'nin kurucu ortağı Serdar Turhan'ın da Arıcan'ın başında bulunduğu programda yüksek lisans eğitimi aldığını aktardı.
Özlale, bu kişilerin sosyal ve akademik ilişkilerinin yanı sıra finansal işlemlerin de incelenmesi gerektiğini savundu.
Yurt dışına hisse transferiyle ilgili olduğu belirtilen bir belgeye de değinen Özlale, hesap sahibinin, transfer talimatını veren kişinin, alıcı kuruluşun ve işlemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrı ayrı araştırılması gerektiğini belirtti.
Bir transfer talimatının tek başına işlemin tamamlandığını veya hesabın belirli bir kişiye ait olduğunu kanıtlamayacağını özellikle vurguladı.
“Çark tersine dönerse faturayı kim ödeyecek?”
Özlale, fonlardan özel sektör tahvillerine yayılabilecek riskin finans piyasalarında yeni sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Bir şirketin yüksek kredi notuyla tahvil ihraç ederek borçlandığını, bu tahvilleri kurumsal yatırımcılara sattığını ve elde ettiği kaynakları yüksek getiri beklentisiyle yatırım fonlarına yönlendirdiğini varsayan Özlale, böyle bir modelde fon getirilerinin borçlanma maliyetini karşılayamaması halinde ödeme güçlüğü yaşanabileceğini anlattı.
Fon paylarının değer kaybetmesi veya zamanında nakde dönüştürülememesi durumunda şirketlerin tahvil kuponu ve anapara ödemelerinde sorun yaşayabileceğine dikkat çekti.
Şirketlerin faaliyetlerinden elde ettikleri nakdin de yetersiz kalması halinde riskin tahvilleri elinde bulunduran sigorta şirketlerine ve diğer kurumsal yatırımcılara yayılabileceğini ifade etti.
Ancak Özlale, bunun belirli şirketlerde gerçekleştiği kanıtlanmış bir işlem zinciri değil, kayıtlar üzerinden araştırılması gereken bir risk senaryosu olduğunu da belirtti.
Ekonomi yönetimine çağrı: “Fonlardaki sorunun tahvil piyasasına yayılmasını beklemeyin”
Özlale, Adil Varlık'a ilişkin ödeme aksaması iddialarının da şirketin tüzel kişiliği, ödeme vadeleri, tutarlar ve resmi bildirimler üzerinden netleştirilmesini istedi.
Ekonomi yönetimine seslenen Özlale, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Fonlardaki sorunun tahvil piyasasına yayılmasını beklemeyin; ihraç gelirlerinin kullanımını, ödeme takvimlerini ve kurumsal portföylerin riskini şimdi inceleyin.”
Özlale'nin açıklamaları, fon soruşturmasının yalnızca bireysel yatırımcıların işlemleriyle değil, kamu bağlantılı finans kuruluşlarının yatırım politikaları, kredi derecelendirme süreçleri ve özel sektör tahvilleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği yönündeki çağrısıyla dikkat çekti.
Taha Çakmak’ın istifası resmî açıklamayla doğrulandı
Türkiye Sigorta, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yaptığı bildirimde Taha Çakmak'ın 15 Ekim 2026 itibarıyla genel müdürlük görevinden istifa ettiğini ve henüz yeni bir atama yapılmadığını açıkladı. Çakmak'ın malvarlığına tedbir konulduğu ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildiği de basına yansıdı.
Özlale'nin gündeme getirdiği akademik ve kurumsal bağlantılar ise tek başına hukuka aykırı işlem yapıldığını göstermiyor. Tahvil gelirlerinin belirli fonlara aktarıldığı, yatırım kararlarının usulsüz biçimde alındığı veya kredi notlarının gerçeği yansıtmadığı yönündeki soruların yanıtlanması için işlem kayıtlarının ve yetkili kurumların incelemelerinin ortaya konulması gerekiyor.





