Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Polatöz,
“Sağlıkta ve eğitimde şiddete yenileri ekleniyor. Yasal düzenlemeler yetersiz”
HEKİMLERİN %59,3’Ü ŞİDDETE UĞRADI
Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, Sağlıkta şiddetle ilgili yasal düzenlemelerin yetersiz olduğunu, sağlıkta şiddetin daha da tırmandığını, katledilen hekimlere, sağlık çalışanlarına, öğrenci ve öğretmenlere yenilerinin eklendiğini söyledi.
17 NİSAN “SAĞLIKTA ŞİDDETE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ
Yaşamının baharında, mesleğinin başında genç bir hekimin, Dr. Ersin Arslan’ın ailesinden, sevdiklerinden, hastalarından, hayallerinden acımasızca koparılmasının üzerinden tam 14 yıl geçtiğini hatırlatan Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, yaptığı açıklamada “Türk Tabipleri Birliği olarak, Dr. Ersin Arslan’ın aramızdan ayrıldığı 17 Nisan’ı “Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü” ilan ederken; sağlık emek-meslek örgütleri ile birlikte her yıl düzenlediğimiz anma etkinliklerinde ve basın açıklamalarında hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik tırmanan şiddete dikkat çekmeye çalıştık. Siyasi iktidar ise çağrılarımız ve çığlıklarımız karşısında üç maymunu oynamak bir yana hem sağlık alanında hekimler ve sağlık çalışanları ile hastaları karşı karşıya getiren hem de toplumsal alanda gerilimi tırmandırıp şiddet eğilimini besleyen politikalara yenilerini ekledi.”
ŞİDDET EN SIK; ACİL SERVİS VE POLİKLİNİKLER DE VAR
Sağlıkta şiddetin daha da tırmandığını, “Artık doktor dövebiliyoruz” sözünün bir övünç kaynağına dönüştüğünü, katledilen hekimlere ve sağlık çalışanlarına yenilerinin eklendiğini belirten Başkan Uzm. Dr. Polatöz, “Türk Tabipleri Birliği Şiddet Çalışma Grubu yürütücülüğünde 3-20 Mart 2026 tarihleri arasında ülkemizin 69 ilinden 1105 hekimin katılımıyla gerçekleştirilen, ayrıntıları ayrıca açıklanacak araştırmaya göre: Hekimlerin %59,3’ü (648 hekim) bugüne kadar çalışma yerinde şiddete uğradığını ifade etmiştir. Ayrıca; Hekimlerin %57,7’si (638 hekim) psikolojik şiddete (sözlü taciz, zorbalık, taciz ve tehditler); %21,7’si (240 hekim) fiziksel şiddete (dayak, tekme, tokat, bıçaklama, ateş etme, itme, ısırma vb.) maruz kaldığını belirtmiştir. Her iki şiddet türünde de hastalar ve hasta yakınlarının en sık fail; acil servis ve polikliniklerin ise en sık şiddet ortamları olduğu saptanmıştır.”
CAYDIRICI YASAL DÜZENLEMELERİ İVEDİLİKLE TALEP EDİYORUZ
Hekimlerin %91,4’ü sağlıkta şiddetle ilgili yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı kanaatinde olduklarını da ifade eden Başkan Uzm. Dr. Polatöz, “Araştırmaya katılan hekimlerin neredeyse tümü caydırıcı yasal düzenlemeleri ivedilikle talep etmektedir. 17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde bir kez daha söylüyoruz:
· Sağlığın meta, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının köle, hastaların müşteri haline getirildiği;
· Birinci basamak sağlık hizmetlerinde koruyucu sağlık politikalarından uzaklaşıldığı, aile sağlığı merkezlerinde sağlıklı ve güvenli koşulların sağlanamadığı;
· Şehirlerin merkezlerindeki hastaneler birer birer kapatılırken, uzak noktalara konumlandırdıkları şehir/şirket hastaneleri ile tüm yurttaşların geleceğinin çalındığı;
· Üniversite hastanelerinin ve tıp eğitiminin her anlamda niteliksizleştirildiği;
· Randevuların alınamadığı, alınabildiğinde ise muayenelerin beş dakikaya sıkıştırıldığı, ameliyatların yapılamadığı, hastalıkların önlenemediği, sağlık hakkının yok sayıldığı;
· Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının güvencesiz-güvensiz çalışma koşullarıyla ve mesleki özerkliğe yapılan müdahalelerle kuşatıldığı, tükenmişliğe itildiği, istifaya ve göçe zorlandığı;
· Şiddetin doğrudan ve dolaylı yollarla körüklendiği ve olağanlaştırıldığı
Bir Sağlık Sistemini Kabul Etmiyoruz!
Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları olarak; mesleğimizin şiddetle kuşatılan değil karşılıklı güven içeren bir sağlık ortamında yürütülebileceğini, “Sağlıkta şiddet sona Ersin!” sloganının ancak örgütlü mücadele ve dayanışma ile hayata geçebileceğini biliyoruz. Bu nedenle sağlıkta şiddetin sebeplerini sorgulamaya, anlamaya, anlatmaya ve çözüm politikalarımızın hayata geçirilmesi için mücadeleye devam ediyoruz.
· Performans sisteminin kaldırıldığı, ekip çalışmasının odağa alındığı, nitelikli bir çalışma düzeninin hakim olduğu;
· Randevuların her hastaya yeterli süre ayrılacak şekilde düzenlendiği;
· Sağlık kurumlarında yeterli sayıda, güvenceli sağlık çalışanının görevlendirildiği;
· Sağlık kurumlarında güvenli çalışma koşullarının sağlandığı;
· Merkezi şikayet hatlarının kaldırıldığı;
· Acil servislerde sadece acil hastalara hizmet verildiği;
· Sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik TTB’nin hazırlayıp Meclis’e sunduğu ve caydırıcı düzenlemelerin olduğu yasa teklifinin hayata geçirildiği bir Sağlık Sistemi İstiyoruz! Şiddetsiz bir sağlık sistemi, şiddetsiz bir hekimlik ortamı, şiddetsiz bir ülke mümkün ve zorunludur!”




