- YENİ PARTİLİ BAŞEVİRGEN: “CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ASGARİ ÜCRETLİNİN SOFRASINDAN BİR HAFTAYI ÇALDI!”
- “8 YILDA ASGARİ ÜCRET 17,5 KAT, AÇLIK SINIRI 22 KAT ARTTI!”
- “CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ ASGARİ ÜCRETLİNİN SOFRASINDAN BİR HAFTAYI ÇALDI!”
YENİ Parti Manisa Milletvekili BEKİR BAŞEVİRGEN Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılından bu yana asgari ücretlinin yaşadığı ekonomik kayba dikkat çekti. Başevirgen, “İktidar her geçen yıl dar gelirlinin sofrasından çalmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılından bu yana asgari ücret 17,5 kat arttı ama açlık sınırı 22 kat yükseldi. 2018 yılında dört kişilik bir ailenin 28 günlük gıda ihtiyacını karşılayabilen asgari ücret, bugün yalnızca 22 günlük gıda harcamasına yetiyor. Üstelik bu hesapta sadece gıda var. Kira, elektrik, doğal gaz, su, ulaşım, eğitim ve sağlık giderleri bulunmuyor. Sekiz yılda asgari ücretlinin sofrasından bir haftalık gıda alım gücü eksildi. 2018’deki seviyenin korunabilmesi için bugün net asgari ücretin en az 35 bin 350 TL olması gerekiyor. Yeni asgari ücret belirlenirken artış 35 bin lira üzerinden yapılmalıdır” dedi.
YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, iktidarın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılından bu yana ekonomiye verdiği zararı asgari ücret üzerinden hesapladı. Asgari ücretlinin alım gücündeki gerilemeyi verilerle ortaya koyan Başevirgen, konuya ilişkin açıklama yaptı.
“MAAŞ 17,5 KATINA, MUTFAK MASRAFI 22 KATINA ÇIKTI”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmeden önce, Haziran 2018’de net asgari ücret bin 603 TL, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı ise bin 714 TL seviyesinde olduğunu hatırlatan Başevirgen, “Aradan geçen sekiz yılın ardından net asgari ücret 28 bin 75 TL’ye yükselirken, Eylül 2026 itibarıyla açlık sınırı 37 bin 800 TL’yi geçti. Geçen sürede asgari ücret 17,5 kat arttı ama vatandaşın karnı 8 yıl öncesine göre 22 kat daha aç. İktidarın beceriksiz ekonomi politikaları sebebiyle asgari ücret temel gıda ihtiyaçlarını bile karşılamanın çok uzağında kaldı. 2018 yılında net asgari ücret, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının yaklaşık yüzde 93,5’ini karşılıyordu. Aynı oranın bugün de korunabilmesi için net asgari ücretin en az 35 bin 350 TL olması gerekiyor. Yani 2018’deki gıda alım gücünün korunabilmesi için bile asgari ücretlinin ayda yaklaşık 7 bin 300 TL daha fazla alması gerekiyor” dedi.
“ASGARİ ÜCRETLİNİN SOFRASINDAN BİR HAFTA EKSİLDİ”
Ekonomideki kötü gidişatın doğrudan dar gelirlinin sofrasına yansıdığını belirten Başevirgen, “Haziran 2018’de asgari ücret, dört kişilik bir ailenin aylık gıda ihtiyacının yaklaşık yüzde 93,5’ini karşılayabiliyordu. Eylül 2026’da ise bu oran yüzde 74,3’e kadar geriledi. Aylık gıda harcaması 30 güne eşit dağıtıldığında, 2018 yılında asgari ücretle yaklaşık 28 günlük gıda ihtiyacı karşılanabilirken, bugün bu süre 22 güne kadar düştü. Yani vatandaşımız geriye kalan 8 günde aç kalıyor. Başka bir ifadeyle, sekiz yılda asgari ücretlinin sofrasından yaklaşık bir haftalık gıda alım gücü eksildi. Üstelik bu hesaplamamızda gıdanın haricinde yine temel ihtiyaç giderleri olan kira, elektrik, doğal gaz, su, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamaları hesaba katmadık. Bu giderler de hesaba katıldığında asgari ücretli maaşıyla 22 gün bile karnını doyuramayacak durumda” diye konuştu.
“YOKSULLUK SINIRI 123 BİN LİRAYI AŞTI, 4 ASGARİ ÜCRET BİLE YETMİYOR”
Asgari ücret ile temel yaşam maliyetleri arasındaki makasın, yoksulluk sınırında ise uçuruma dönüştüğünü ifade eden Başevirgen, “Haziran 2018’de dört kişilik bir ailenin gıda, barınma, ulaşım, eğitim, sağlık ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gereken aylık tutar 5 bin 584,20 TL olarak hesaplanıyordu. Eylül 2026 itibarıyla bu rakam 123 bin 130 TL’ye yükseldi. Böylece yoksulluk sınırı da sekiz yılda yaklaşık 22 katına çıktı. Bugün dört kişilik bir ailenin hesaplanan temel yaşam giderlerini karşılayabilmesi için yaklaşık 4,5 asgari ücrete ihtiyaç duyuluyor. Dört asgari ücretin toplamı dahi yoksulluk sınırının altında kalıyor. İktidar her geçen yıl dar gelirlinin sofrasından çalmaya devam ediyor. AKP iktidarda olduğu sürece bu karanlık tablo daha da derinleşecek” açıklamasını yaptı.





