Adana’da emek ve demokrasi örgütleri ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), CHP kurultayına ilişkin istinaf mahkemesince verilen “mutlak butlan” kararına karşı ortak eylem düzenledi. Adana Emek ve Demokrasi Platformu ile Cumhuriyet Halk Partisi öncülüğünde gerçekleştirilen eylemde, kararın “demokratik siyasete yönelik yargı müdahalesi” olduğu vurgulandı. İnönü Parkı’nda başlayan basın açıklamasının ardından yüzlerce kişi sloganlarla CHP Adana İl Başkanlığı binasına yürüdü.
“Birleşe birleşe kazanacağız”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlarının öne çıktığı eylemde, konuşmacılar Türkiye’de yargının siyasal iktidarın bir aparatı haline getirildiğini savunarak, verilen kararın yalnızca CHP’yi değil, tüm toplumsal muhalefeti hedef aldığını ifade etti.

Eyleme sendikalar, siyasi partiler, kadın örgütleri ve demokratik kitle örgütleri katıldı. Katılımcılar arasında KESK, DİSK, Türkiye İşçi Partisi, Emek Partisi, DEM Parti, Adana Halkevi, TÖP, Kaldıraç, Birleşik Kamu-İş ve Mor Dayanışma temsilcileri yer aldı.
Mehmet Çelik: “Bugün yaşananlar demokrasi tarihine kara leke olarak geçecektir”
İnönü Parkı’nda ilk konuşmayı yapan KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mehmet Çelik, istinaf mahkemesinin kararını “siyasal yargı operasyonu” olarak nitelendirdi. Çelik, Türkiye’de uzun süredir hukuk devleti ilkelerinin tasfiye edildiğini ve yargının siyasal iktidarın ihtiyaçlarına göre şekillendirildiğini savundu.

Çelik, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin olağan genel kuruluna ilişkin verilen mutlak butlan kararı yalnızca bir siyasi partiye değil, halkın iradesine, seçme-seçilme hakkına ve demokratik siyasal yaşama dönük açık bir müdahaledir” dedi.
Türkiye’de siyasal alanın yeniden dizayn edilmeye çalışıldığını belirten Çelik, demokratik siyasetin tasfiye edilmesinin hedeflendiğini ifade ederek şunları söyledi:
“Toplumsal muhalefeti sindirmeyi, halkın örgütlü itirazını etkisizleştirmeyi ve ülkeyi daha derin bir otoriter rejime mahkûm etmeyi amaçlayan bir süreç işletiliyor.”
Konuşmasında ülkedeki gözaltı ve tutuklama politikalarına da dikkat çeken Çelik, seçilmiş belediye başkanlarının görevden uzaklaştırıldığını, yerlerine kayyımlar atandığını, gazetecilerin, öğrencilerin, sendikacıların ve hak savunucularının baskı altında tutulduğunu söyledi.

KESK’e bağlı Haber-Sen MYK üyesi Halil İbrahim Doğan’ın hâlâ tutuklu olduğunu hatırlatan Çelik, Mehmet Türkmen’in kamuoyu baskısıyla tahliye edildiğini, Kamber Saygılı’nın ise hâlâ cezaevinde bulunduğunu ifade etti.
Ekoloji mücadelesi veren yurttaşların, gençlerin ve öğrencilerin sürekli baskı politikalarıyla karşı karşıya bırakıldığını belirten Çelik, yaşananların birbirinden bağımsız olmadığını söyledi. CHP hakkında verilen kararın da aynı siyasal anlayışın ürünü olduğunu kaydeden Çelik, amaçlarının muhalefeti parçalamak ve toplumsal direnci kırmak olduğunu savundu.
Demokrasinin yalnızca sandıktan ibaret olmadığını dile getiren Çelik, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Demokrasi; halkın örgütlenme hakkıdır, düşünce ve ifade özgürlüğüdür, sendikal mücadeledir, kadınların eşitlik talebidir, gençlerin gelecek mücadelesidir, halkların birlikte ve barış içinde yaşama iradesidir.”
KESK’in mücadele çizgisinin emek, demokrasi, barış ve halkların kardeşliği olduğunu vurgulayan Çelik, siyasal partilere dönük yargı müdahalelerini yalnızca bir parti meselesi olarak görmediklerini, bunun ülkenin demokratik geleceğine yönelen bir tehdit olduğunu ifade etti.
Çelik, son olarak CHP hakkında verilen kararın geri çekilmesini, kayyım politikalarına son verilmesini, tutuklu siyasetçilerin, gazetecilerin, sendikacıların ve hak savunucularının serbest bırakılmasını talep etti.
Anıl Tanburoğlu: “Bugün CHP’ye yapılan yarın tüm halkın iradesine yapılacaktır”
Ardından konuşan CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, eyleme katılan tüm demokrasi güçlerine teşekkür ederek sözlerine başladı. Tanburoğlu, meydanda bulunan siyasi partileri, sendikaları ve demokratik kitle örgütlerini “faşizme karşı omuz omuza mücadele eden yol arkadaşları” olarak tanımladı.

Kararın yalnızca CHP’ye yönelik olmadığını belirten Tanburoğlu, “Türkiye’nin demokrasisine yönelen, sandık hakkımızı elimizden almaya çalışan bir müdahaleyle karşı karşıyayız” dedi.
Türkiye’de iktidarın seçimle değişebileceği umudunun hedef alındığını ifade eden Tanburoğlu, demokratik cumhuriyet fikrinin yargı eliyle baskı altına alınmak istendiğini savundu.
Sık sık “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarının atıldığı konuşmasında Tanburoğlu, CHP kurultayında üyelerin iradesinin ortaya çıktığını belirterek şunları söyledi:
“Cumhuriyet Halk Partililer bir kurultay yapmış ve Özgür Özel’i genel başkan seçmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi üyelerinin iradesi bu şekilde tecelli etmiştir.”
Mahkeme kararlarıyla siyasi tasarım yapılmak istendiğini söyleyen Tanburoğlu, bunun yalnızca CHP’nin değil, gelecekte Türkiye’de yapılacak seçimlerin de hedef alınması anlamına geldiğini ifade etti.
“Bugün bir partinin yöneticilerini mahkeme kararı belirliyorsa, yarın bütün partiler bu yargı kıskacının konusu olacaktır.”
Tanburoğlu, konuşmasının devamında demokrasi mücadelesinin ortaklaştırılması gerektiğini vurgulayarak “aydınlık, müreffeh, demokratik ve bağımsız bir Türkiye” için mücadele edeceklerini söyledi.
Konuşmasının sonunda tüm katılımcıları CHP Adana İl Başkanlığı binası önüne yürüyüşe çağıran Tanburoğlu, burada diğer siyasi parti ve sendika temsilcilerinin de konuşmalar yapacağını duyurdu.
Yürüyüş sırasında “Bedelse bedel, hayatsa hayat, baş verilecekse baş verilecek ama asla boyun eğilmeyecek. Bu iktidar değişecek, AKP gidecek, demokratlar bu ülkeyi yönetecek” sloganları atıldı.
Ahmet Karagöz: “Tek adam rejimi tüm kurumları aparata dönüştürdü”
CHP Adana İl Başkanlığı önünde yapılan ikinci bölümde konuşan Ahmet Karagöz ise Türkiye’de yasama, yürütme ve yargının “tek adam rejiminin aparatı” haline getirildiğini savundu.
Karagöz, işçinin alın terine, halkların iradesine ve siyasi partilerin iç işleyişine yönelik müdahaleleri protesto ettiklerini belirterek, “Bu müdahaleleri Adana’dan alkışlarımızla, ıslıklarımızla, zılgıtlarımızla protesto ediyoruz” dedi.

CHP’ye yönelik kararın daha geniş bir siyasal müdahalenin parçası olduğunu ifade eden Karagöz, yalnızca CHP’nin değil emek ve meslek örgütlerinin, siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin de dizayn edilmeye çalışıldığını söyledi.
Karagöz, ülkedeki derin yoksulluk, toplumsal eşitsizlikler ve gençlerin içine sürüklendiği belirsizliğin iktidarın yönetememe krizini ortaya koyduğunu belirterek, antidemokratik müdahalelerin bu kriz karşısında bir yönetim yöntemi haline geldiğini dile getirdi.
KESK’in bugüne kadar halk iradesine yönelik her müdahalede sahada olduğunu söyleyen Karagöz, Van’daki kayyım girişimlerini, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkındaki süreçleri ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik operasyonları hatırlattı.
“Biz sadece siyasi partilere değil, halkların iradesine sahip çıkıyoruz. Demokrasiye sahip çıkıyoruz. İşimize, aşımıza, ekmeğimize ve çocuklarımızın geleceğine sahip çıkıyoruz.”
Karagöz, konuşmasının sonunda emek ve demokrasi güçlerinin bundan sonra da mücadele alanlarında olmaya devam edeceğini söyledi.
Yakup Ataş: “Bir yönetime seçimle gelinir, seçimle gidilir”
CHP Adana İl Binası önünde söz alan DEM Parti Adana İl Eş Başkanı Yakup Ataş ise Türkiye’nin 2016’dan bu yana otoriter bir rejimle yönetildiğini savundu.
Ataş, kayyım uygulamalarından siyasetçilerin tutuklanmasına kadar birçok antidemokratik uygulamanın yaşandığını belirterek, şimdi de bir siyasi partinin nasıl yönetileceğine yargı yoluyla müdahale edildiğini söyledi.

CHP’ye ilişkin verilen “mutlak butlan” kararını eleştiren Ataş, “Bir yönetime seçimle gelinir ve ancak seçimle gidilir” dedi.
Yargının siyasal araç haline getirildiğini savunan Ataş, kararın hukuk açısından da tartışmalı olduğunu ifade ederek, “Bu kararın yok hükmünde olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Barış tartışmalarının yürütüldüğü bir dönemde böyle bir karar alınmasının toplumsal atmosfere zarar verdiğini belirten Ataş, kararın geri çekilmesini talep etti.
Ataş, DEM Parti olarak bundan sonra da hukuktan, adaletten ve demokrasiden yana tutum almaya devam edeceklerini ifade ederek konuşmasını tamamladı.
“Demokrasi mücadelesini büyüteceğiz”
Eylem boyunca sık sık “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Birleşe birleşe kazanacağız” ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı. Konuşmaların ardından CHP Adana İl Başkanlığı önünde toplanan kitle bir süre daha sloganlarla protestosunu sürdürdü.
Adana’daki ortak açıklamada, CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararının geri çekilmesi, siyasal partiler üzerindeki baskıların son bulması, kayyım uygulamalarının kaldırılması ve tutuklu siyasetçiler ile hak savunucularının serbest bırakılması çağrısı yapıldı.























































































































