Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 12–15 Mart 1995’te Gazi Mahallesi ve Ümraniye’de yaşanan ve Türkiye’nin yakın tarihinde derin izler bırakan katliamların tüm yönleriyle araştırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) kanun teklifi sundu. Kordu, olayların üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen hakikatin ortaya çıkarılmadığını ve adaletin sağlanmadığını belirterek, “toplumsal yüzleşme ve adalet” çağrısı yaptı.
“Hakikat ortaya çıkarılmadı, adalet sağlanmadı”
Kordu yaptığı açıklamada, 12 Mart 1995’te Alevilerin yoğun olarak gittiği üç kahvehaneye düzenlenen silahlı saldırıyla başlayan ve kısa sürede farklı mahallelere yayılan olayların Türkiye’nin en karanlık sayfalarından biri olduğunu vurguladı.
12–15 Mart tarihleri arasında üç gün boyunca süren saldırılar ve güvenlik güçlerinin müdahaleleri sonucunda Gazi Mahallesi ve Ümraniye’de toplam 23 kişinin yaşamını yitirdiğini, yüzlerce kişinin yaralandığını hatırlatan Kordu, aradan geçen yıllara rağmen katliamın tüm yönleriyle aydınlatılamadığını söyledi.
Kordu, şu değerlendirmede bulundu:
“1995 yılında 12–15 Mart tarihlerinde İstanbul Gazi Mahallesi ve Ümraniye’de yaşanan katliamlar, aradan geçen yıllara rağmen aydınlatılmamış; hakikat ortaya çıkarılmamış ve adalet sağlanmamıştır.”
Kanun teklifinin hedefleri
DEM Parti’li Kordu’nun TBMM’ye sunduğu kanun teklifinde şu başlıklar yer alıyor:
- Katliama ilişkin tüm kamu arşivlerinin açılması ve hakikatlerin şeffaf biçimde ortaya konulması
- Gazi ve Ümraniye’de yaşananların insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmesi
- Etkin ve yeniden işletilecek yargı süreçleriyle adaletin sağlanması
- Gazi ve Ümraniye’de “Yüzleşme ve Hafıza Anıtı” inşa edilerek kamusal hafızanın güçlendirilmesi
Kordu, bu adımların hem mağdurların adalet talebinin karşılanması hem de toplumsal barışın güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.
“Yargı süreçleri kamu vicdanını tatmin etmedi”
Kordu’nun açıklamasında, olaylara ilişkin görüntüler, tanıklıklar ve adli raporların kamuoyuna yansımasına rağmen sorumluların gerçek anlamda yargı önüne çıkarılmadığı vurgulandı.
Davaların yıllarca sürüncemede bırakıldığına ve birçok sanık hakkında beraat kararı verildiğine dikkat çekilen açıklamada, bu durumun hem yaşamını yitirenlerin aileleri hem de toplum açısından derin bir adalet sorunu yarattığı ifade edildi.
“Hakikat Komisyonu kurulmalı”
Kanun teklifine göre, Gazi ve Ümraniye katliamlarını araştırmak üzere “Hakikat, Adalet ve Yüzleşme Komisyonu” kurulması öngörülüyor.
Komisyonun; hukukçular, insan hakları savunucuları, tarihçiler, sosyologlar ile mağdur ve tanık temsilcilerinden oluşması ve hazırladığı raporların kamuoyuna açık biçimde yayımlanması planlanıyor.
Arşivlerin açılması ve yeniden yargılama talebi
Teklifte ayrıca katliama ilişkin tüm kamu kurum ve kuruluşlarının arşivlerinin komisyonun erişimine açılması, “devlet sırrı” gerekçesinin ileri sürülememesi ve elde edilen belgelerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiği belirtiliyor.
Bunun yanı sıra, etkin soruşturma yapılmadığı değerlendirilen dosyaların yeniden açılması ve zamanaşımı uygulanmaksızın yargı süreçlerinin yeniden işletilmesi öneriliyor.
“Yüzleşme ve hafıza anıtı kurulmalı”
Kanun teklifinin bir diğer maddesi ise katliamda yaşamını yitirenlerin anısına iki ayrı “Yüzleşme ve Hafıza Anıtı” yapılmasını içeriyor. Buna göre, anıtların Sultangazi ve Ümraniye ilçe merkezlerinde inşa edilmesi ve katliamda hayatını kaybeden tüm yurttaşların isimlerinin bu anıtlarda yer alması planlanıyor.
“Adalet ve yüzleşme toplumsal sorumluluktur”
Kordu açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:
“31. yılında Gazi ve Ümraniye katliamlarında yaşamını yitiren tüm canları saygıyla anıyoruz. Adalet ve yüzleşme talebini toplumsal barışın sağlanması ve demokratik toplumun inşasında kamusal bir sorumluluk olarak görüyoruz.”
İstersen bu haberi daha gazetecilik diliyle sertleştirerek, spot ve ara başlıkları güçlendirerek ya da Gazi Katliamı’nın tarihsel arka planını ekleyerek daha kapsamlı bir dosya habere de dönüştürebilirim.




