Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” kapsamında ziyaret ettiği AK Parti Yalova İl Başkanlığı’nda eğitim politikaları, sınıf mevcutları ve Türkiye’nin PISA sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

“Geçmişte 70-80 kişilik sınıflarda eğitim veriliyordu”

Cumhuriyet’in 100. yılı dolayısıyla 2001 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit tarafından başlatılan proje kapsamında yazılan mektupları hatırlatan Tekin, öğretmenlerin ve öğrencilerin o dönemde yaşadıkları sorunları bu mektuplarda anlattıklarını belirtti.

Mektuplardan birinde bir öğretmenin, Cumhuriyet’in 100. yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatabilmeyi umut ettiğini aktaran Tekin, geçmişte bazı sınıflarda öğrenci sayısının 70-80’e ulaştığını söyledi.

Uluslararası “Heritage Game” Konferansı ATÜ’de Başladı
Uluslararası “Heritage Game” Konferansı ATÜ’de Başladı
İçeriği Görüntüle

Ortaöğretimde derslik başına 15 ila 20 öğrenci

Eğitim yatırımları sonucunda sınıf mevcutlarının azaldığını savunan Tekin, şu ifadeleri kullandı:

“Ortalama derslik başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla OECD ortalamasını yakaladık. Ortaöğretim ile mesleki ve teknik eğitimde derslik başına düşen öğrenci sayısı 15 ile 20 arasına geriledi.”

Kalabalık sınıfların eğitimin niteliğini olumsuz etkilediğine dikkat çeken Tekin, dört öğrencinin aynı sırada oturduğu koşullarda nitelikli eğitim verilmesinin güç olduğunu dile getirdi.

PISA sonuçlarını değerlendirdi

Bakan Tekin, Bratislava’da 91 ülkeden temsilcilerin katılımıyla gerçekleştirilen OECD toplantısında Türkiye’nin PISA sonuçlarının gündeme geldiğini söyledi.

Türkiye’nin matematik, fen bilimleri ve okuduğunu anlama alanlarındaki performansını artırdığını belirten Tekin, PISA yetkililerinin Türkiye’nin deneyimini diğer ülkelere anlatmasını istediğini ifade etti.

Türkiye’nin söz konusu üç alanda puanını anlamlı düzeyde artıran tek OECD ülkesi olduğunun toplantıda dile getirildiğini aktaran Tekin, elde edilen gelişmenin yalnızca bir sınavla sınırlı olmadığını savundu.

“Ülkelerin dezavantajlı bölgeleri de var”

Türkiye’deki eğitim koşullarının Fransa, Almanya ve İngiltere gibi ülkelerle karşılaştırılmasına da değinen Tekin, farklı sosyoekonomik koşullardaki okulların yan yana getirilmesinin sağlıklı bir değerlendirme oluşturmadığını söyledi.

Tekin, her ülkede donanımlı okulların yanı sıra dezavantajlı bölgelerde bulunan eğitim kurumlarının da olduğunu belirterek karşılaştırmaların eşit koşullar üzerinden yapılması gerektiğini ifade etti.

Maarif Modeli ve imam hatip okulları açıklaması

Konuşmasında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne de değinen Tekin, çocukların geçmişlerine ve kültürel birikimlerine yönelik bağlılıklarını artırmayı amaçladıklarını söyledi.

Pozitif bilimlerle din eğitimini birlikte veren modelin Türkiye açısından önemli olduğunu savunan Tekin, imam hatip okullarını yurt dışındaki temaslarında Türkiye’nin eğitim alanındaki marka değerlerinden biri olarak anlattığını kaydetti.