TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, barış ve demokratik çözüm sürecinin Meclis çatısı altında izlenmesi için yeni bir komisyon kurulacağını açıkladı. Kurtulmuş, “Önümüzdeki günlerde yine büyük bir istişareyle TBMM’de millet iradesi adına süreci kontrol ve takip edecek bir izleme komisyonunu kuracağız” dedi. İmralı’nın silahsızlanma konusundaki tutumuna, Suriye ve Irak’taki gelişmelere ve sürecin geldiği aşamaya değinen Kurtulmuş, bundan sonraki adımların daha hızlı ilerlemesini beklediklerini söyledi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Ortak Gelecekte Biriz” İletişim Kampanyası Lansmanı Programı’nda yaptığı konuşmada, devam eden barış sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Kurtulmuş, sürecin yeni aşamasında TBMM bünyesinde bir izleme komisyonu kurulacağını duyurdu. Komisyonun millet iradesi adına sürecin bütün aşamalarını takip edeceğini belirten Kurtulmuş, siyasi ve toplumsal katılımın önemine dikkat çekti.
TBMM’de süreci takip edecek yeni komisyon
Barış sürecinin gerektirdiği adımların hızla atıldığını ifade eden Kurtulmuş, Meclis bünyesinde oluşturulacak yeni mekanizmanın görevine ilişkin şunları söyledi:
“Önümüzdeki günlerde yine büyük bir istişareyle TBMM’de millet iradesi adına süreci kontrol ve takip edecek bir izleme komisyonunu kuracağız ve faaliyetlerine başlayacak. İzleme komisyonunun görevi hiç şüphesiz millet adına süreci bütünüyle takip etmektir.”
Kurtulmuş'un açıklaması, sürecin bundan sonraki aşamalarında parlamentonun üstleneceği rol açısından önem taşıyor. Ancak komisyonun üye yapısı, çalışma yöntemi, yetkileri ve hangi takvimle oluşturulacağına ilişkin ayrıntılar henüz paylaşılmadı.
“İmralı’nın açık tavrı önemli adımlardan biri oldu”
Kurtulmuş, sürecin ilerlemesinde belirleyici olduğunu düşündüğü gelişmeleri de değerlendirdi.
Devletin yaklaşımı ile toplumun beklentilerinin aynı doğrultuda buluştuğunu savunan Kurtulmuş, bunu geçmiş girişimlerden farklı bir durum olarak nitelendirdi.
“Türkiye’de terörle mücadele tarihimizde ilk sefer devlet aklıyla millet vicdanı örtüşmüş, üst üste gelmiş ve aynı istikamete, aynı hedefe yürümüştür” diyen Kurtulmuş, örgütün silahsızlanma ve örgütsel faaliyetlerini sona erdirme yönündeki açıklamalarına dikkat çekti.
Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“Örgüt silahsızlanmayı, silahları bırakmayı ve örgütsel faaliyetlerini feshetmeyi açık bir şekilde murat etmiş ve bunu defaatle beyanlarıyla ortaya koymuş.”
İmralı'nın tutumuna ayrıca değinen Kurtulmuş, “Örgütün, özellikle İmralı’nın bu konudaki açık tavırları sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için de önemli adımlardan birisi olmuştur” ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, örgütün silah bırakmayı kabul etmemesi durumunda bugüne kadar atılan adımların mümkün olmayacağını savundu.
Suriye ve Irak’taki gelişmeler sürecin önemli başlıkları arasında
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'de yürütülen sürecin bölgesel gelişmelerden bağımsız olmadığını belirtti.
Suriye'deki yeni yönetim ile PYD/YPG arasındaki entegrasyon sürecine değinen Kurtulmuş, bu gelişmenin Türkiye'deki sürecin ilerlemesi açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu söyledi.
Irak'taki gelişmelere de işaret eden Kurtulmuş, Mahmur ve Sincar bölgelerindeki silahlı yapıların silah bırakmasına yönelik çalışmaların başladığını ve devam ettiğini ifade etti.
Kurtulmuş, Suriye ve Irak'taki gelişmelerin Türkiye'nin elini güçlendirdiğini savunarak bölgesel gelişmelerin barış sürecinin geleceği açısından belirleyici olduğunu dile getirdi.
“İki yıl gibi kısa bir sürede bu noktaya geldik”
Sürecin hızı ve karşılaşılan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, benzer çatışma çözümü girişimleriyle karşılaştırıldığında Türkiye'deki ilerlemenin daha kısa sürede gerçekleştiğini söyledi.
Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:
“Benzerleriyle kıyasladığınızda, 6 yıl, 7 yıl, 8 yıl, hatta daha uzun sürelerde gelinen noktaya Türkiye modelinde biz 2 yıl gibi kısa bir süre içerisinde geldik. İnşallah bundan sonrasının daha kolay, daha hızlı bir şekilde işleyeceğini ümit ediyorum.”
Süreçte aksamalar, eksiklikler ve tereddütler bulunabileceğini belirten Kurtulmuş, bunların aşılması için çalışmaların sürdürüleceği mesajını verdi.
“Artık barışın ekonomisinin konuşulmasını istiyoruz”
Kurtulmuş, sürecin yalnızca silahların bırakılmasıyla sınırlı görülmemesi gerektiğine işaret ederek toplumsal ve ekonomik boyutuna da değindi.
“Hepimiz Türkiye’de terörün sona ermesini istiyoruz. Artık bu ülkede terörün ekonomisinin değil, bu ülkede barışın ekonomisinin konuşulmasını istiyoruz” diyen Kurtulmuş, toplumun bütün kesimlerinin sürece katkıda bulunması gerektiğini söyledi.
Geçmişte sorunun çözümüne yönelik girişimlerin sonuçsuz kaldığını hatırlatan Kurtulmuş, siyasi liderlerin çözüm iradesine rağmen bazı çevrelerin sürecin ilerlemesini engellediğini ileri sürdü.
Kurtulmuş, geçmiş dönemlerdeki girişimlerin başarısızlığında kendi ifadesiyle “savaş baronlarının” etkili olduğunu savundu.
“Sürecin başarısız olması için çalışanlar var”
Barış sürecine karşı girişimlerde bulunulabileceği uyarısı yapan Kurtulmuş, hem Türkiye içinde hem de dışında sürecin sonuçsuz kalmasını isteyen çevreler olduğunu öne sürdü.
Kurtulmuş, “İçeriden ya da dışarıdan terörün bitmemesi için çaba sarf edenlerin, hatta toplumsal irade bu kadar yüksekken bu çabalarını açık açık göstermeyip sinsi sinsi çaba sarf edenlerin olduğunun farkındayız” dedi.
Sürecin toplumsal destekle ilerlediğini savunan Kurtulmuş, olası provokasyonlara karşı dikkatli olunmasını istedi.
Medyaya çağrı: “Provokasyonlara karşı dikkatli olunmalı”
Konuşmasında basın kuruluşlarının sorumluluğuna da değinen Kurtulmuş, sürecin kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde anlatılmasının önemini vurguladı.
“Ortak Gelecekte Biriz” kampanyasının bu açıdan önemli olduğunu belirten Kurtulmuş, medyanın toplumsal duyarlılığın gelişmesinde rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“Provokasyonlara karşı dikkatli olmak ve halkımızın uyanık olmasını temin etmek durumundayız. Geçmiş tarihimiz bunu çok açık ortaya koyuyor. Çok kolay bu ülkede provokasyonlar yapılır. İnsanlarımızın bu provokasyonlara karşı uyanık olması, onların provokasyonlardan uzak tutulması için azami bir çabanın içerisinde olunması gerektiğini hatırlatmak istiyorum.”
“Ayrımcılık da en az ayrılıkçılık kadar tehlikelidir”
Kurtulmuş, konuşmasının önemli bir bölümünü toplumsal birliktelik, eşitlik ve kullanılan siyasi dile ayırdı.
Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve diğer toplumsal kesimlerin yüzyıllardır aynı coğrafyada yaşadığını belirten Kurtulmuş, farklı kimlikler arasında ayrımcılığa yol açabilecek söylemlerden uzak durulması gerektiğini söyledi.
Kurtulmuş, “Şimdi ayrılıkçı dil kullanma zamanı değil, birlikte barış içinde yaşayacak kardeşlik dilini kullanma zamanıdır” dedi.
Ayrımcı söylemlerin de kabul edilemeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Ayrımcılık da en az ayrılıkçılık kadar tehlikelidir. Kendisini sosyal sınıfı, ekonomik gücü, siyasi kanaatleri, mezhebi, meşrebi, inancı ya da etnik aidiyeti dolayısıyla başkalarından üstün görmek tam manasıyla bir ayrımcılıktır.”
Hiçbir insanın etnik, dini veya siyasi kimliği nedeniyle bir başkasından üstün görülemeyeceğini belirten Kurtulmuş, meşru sınırlar içinde farklı görüşlerin ifade edilebilmesi gerektiğini de dile getirdi.
“Zor zannettiğimiz meseleler kolaylıkla aşılacak”
Sürecin geleceğine ilişkin iyimser mesajlar veren Kurtulmuş, kullanılan dil ve üsluba dikkat edilmesi halinde karşılaşılan sorunların aşılabileceğini söyledi.
Kurtulmuş, “Bu süreçte provokasyonlara dikkat ettiğimiz, kullandığımız dil ve üsluba dikkat ettiğimiz süre içerisinde Allah’ın izniyle önümüzde zor zannettiğimiz meseleler de kolaylıkla aşılacak” ifadelerini kullandı.
Bölge halklarının tarihsel ve toplumsal bağlarına dikkat çeken Kurtulmuş, sınırların ayırdığı toplumların yeniden yakınlaşmasını hedeflediklerini belirterek, “En kısa süre içerisinde sınırlarıyla ayrılan ama gönülleri ayrılamayan bölge halkları yeniden bir ve beraber olarak yoluna devam edecektir” dedi.
Barış sürecinde gözler Meclis’in atacağı adımlarda
Kurtulmuş'un açıklamalarında öne çıkan başlık, barış sürecinin bundan sonraki aşamalarının TBMM bünyesinde kurulacak bir izleme komisyonuyla takip edilecek olması oldu.
Komisyonun oluşturulmasıyla birlikte parlamentonun sürece katılımının nasıl şekilleneceği, siyasi partilerin komisyonda nasıl temsil edileceği ve çalışmaların hangi yöntemlerle kamuoyuna aktarılacağı önümüzdeki dönemin önemli gündem maddeleri arasında yer alacak.
Kurtulmuş'un açıklamalarının ardından gözler, komisyonun kuruluşuna ilişkin Meclis'te yapılacak istişarelere ve açıklanacak çalışma takvimine çevrildi.





