DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaret etti. Görüşmenin ardından Bakırhan, çerçeve yasanın somut adımlarla hayata geçirilmesini ve Meclis izleme kurulunun gecikmeden oluşturulmasını istedi. Kalıcı barış için demokratikleşmenin önemini vurgulayan Bakırhan, muhalefete ve basına yönelik müdahalelerin sona ermesi çağrısında bulundu. Özel ise barış sürecine ilişkin tutumlarını koruduklarını belirterek muhalefetin özgürlüğüne ve siyasi diyaloğa dikkat çekti.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya geldi. Görüşmede Barış ve Demokratik Toplum Süreci, çerçeve yasanın uygulanması, ekonomik kriz ve güncel siyasi gelişmeler değerlendirildi.
Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın açıklamasında, yasal düzenlemelerin uygulamaya geçirilmesi ve sürecin demokratikleşme adımlarıyla desteklenmesi öne çıktı. Bakırhan, Meclis’in ve siyasi partilerin sorumluluk üstlenmesini isterken Özel, çatışmaların kalıcı biçimde sona ermesinin bütün toplum için kazanım olacağını söyledi.
“Bir yasanın değeri ancak uygulamada anlaşılır”
Tuncer Bakırhan, çerçeve yasanın Meclis’ten geçmesini sürecin önemli aşamalarından biri olarak değerlendirdi. Ancak bundan sonraki aşamada belirleyici olanın, düzenlemenin hayata geçirilmesi olduğunu vurguladı.
Toplumun artık sonraki adımları görmek istediğini belirten Bakırhan, hukuki düzenlemelere yönelik beklentinin sürdüğünü söyledi. Görüşmede ele aldıkları temel başlıklardan birinin de bu olduğunu ifade eden Bakırhan, “Bir yasanın değeri ancak uygulamada anlaşılır” dedi.
Bakırhan, yasanın uygulanması konusunda Meclis’in yanı sıra siyasi partilere, sendikalara, emek ve meslek örgütlerine de görev düştüğünü belirtti. Düzenlemenin toplumsal karşılık bulması için farklı kesimlerin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Meclis izleme kurulu için “gecikmeden adım” çağrısı
Çerçeve yasanın uygulanmasını izlemesi öngörülen Meclis kurulunun henüz oluşturulmadığını söyleyen Bakırhan, bu eksikliğin giderilmesini istedi.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a çağrıda bulunan Bakırhan, uygulama için gerekli adımların önünün açılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Meclis izleme kurulu oluşturulacaktı. O da henüz oluşmadı. Bu vesileyle Meclis’teki bu izleme kurulunun da bir an önce oluşturulması gerekiyor.”
Kurulun katılımcı bir yapıda oluşturulmasının önemine dikkat çeken Bakırhan, Meclis’te bulunan bütün siyasi partilerin bu yapıda yer almasının yolunun bulunması gerektiğini söyledi. Kurtulmuş’un da bu konuda siyasi partilerle temaslarda bulunmasının beklendiğini ifade etti.
Barışın kalıcılığı için demokratikleşme şart
Bakırhan, barış süreciyle birlikte demokratikleşme adımlarının da ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Süreçte karşılaştıkları sorunları açık biçimde dile getirdiklerini belirten Bakırhan, haksızlık ve hukuksuzluk olarak değerlendirdikleri uygulamalar karşısında tutum aldıklarını söyledi.
Özellikle muhalefete, muhalefet belediyelerine, basına ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelerden vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
Bir yandan barış süreci yürütülürken diğer yandan demokratik haklara yönelik müdahalelerin sürmesinin rahatsızlık yarattığını ifade eden Bakırhan, sürecin başarısını siyasi ortamın demokratikleşmesiyle ilişkilendirdi.
Bakırhan, “Barışın kalıcı olması, bu demokratik toplum ve barış sürecinin başarıya ulaşması için de siyasi iklimin biraz yumuşaması, demokratikleşmesi ile mümkündür” dedi.
Bu taleplerini her zeminde dile getirmeyi sürdüreceklerini belirten Bakırhan, Türkiye’nin sorunlarının ortak akıl, diyalog ve müzakereyle çözülmesi gerektiğini söyledi.
“Barış 86 milyon içindir”
Barışın iktidar ve muhalefet arasında bir rekabet başlığına dönüştürülmemesi gerektiğini söyleyen Bakırhan, siyasi partilerin ortak sorumluluk üstlenmesini istedi.
“Barış 86 milyon içindir” diyen Bakırhan, sürecin yalnızca iki parti arasında yürüyen ya da toplumun belirli bir kesimini ilgilendiren bir mesele olarak görülemeyeceğini belirtti.
Çerçeve yasanın da yalnızca bölgeyi, Kürtleri veya DEM Parti’yi ilgilendirmediğini ifade eden Bakırhan, konunun Türkiye’nin barışı ve demokrasisi olduğunu vurguladı. Bu nedenle siyasi partilerin sürece ortaklaşılacak bir zemin olarak yaklaşması gerektiğini söyledi.
Özel ile yaptıkları görüşmede de bu yaklaşımın ortaya konulduğunu aktaran Bakırhan, Yeni Parti’ye süreçte üstlendiği rol nedeniyle teşekkür etti.
Yeni Parti’ye teşekkür, siyasi temasları artırma mesajı
Yeni Parti’nin süreçte yapıcı ve olumlu bir rol oynadığını belirten Bakırhan, Özel ve parti yönetiminin karşılaştıkları baskılara rağmen barış yönündeki tutumlarını koruduklarını söyledi.
İnsanların yaşamını yitirmemesinin değerine dikkat çeken Bakırhan, sürecin partiler üstü niteliğini vurguladı.
DEM Parti’nin siyasi partilerle ve toplumun örgütlü kesimleriyle daha fazla bir araya geleceğini açıklayan Bakırhan, temasların amacının sürecin ilerlemesine ve demokratikleşmeye dönüşmesine katkı sunmak olduğunu belirtti. Partisinin bu doğrultudaki çabasını sürdüreceğini ifade etti.
Ekonomik kriz ve bölgesel gelişmeler de masadaydı
Bakırhan, görüşmede ekonomik krizi ve krize karşı alınması gereken önlemleri de değerlendirdiklerini söyledi. Tarafların mevcut ekonomik koşullara ilişkin görüşlerini paylaştığını aktardı.
Yakın zamanda Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde bir konferansa katıldığını belirten Bakırhan, burada bölgedeki farklı kesimlerin Türkiye’de yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerini dinlediğini ifade etti. Bu temaslarda edindiği izlenimleri Özel ve beraberindeki heyetle paylaştığını kaydetti.
Özel: İlk günkü tutumumuzu koruyoruz
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, barış sürecine ilişkin yaklaşımlarında değişiklik olmadığını söyledi.
Özel, “Biz, ‘Tarihin doğru tarafında yer almak gerekir’ dediğimiz ilk günkü tutumumuzu son ana kadar değiştirmedik ve bu tutumumuzu tekrar teyit ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Silahların bırakılmasının ve çatışmaların bir daha yaşanmamak üzere sona ermesinin herkesin yararına olduğunu belirten Özel, bu sonucun ülkede yaşayan bütün kesimler açısından kazanım sağlayacağını vurguladı.
“Demokrasi, muhalefetin özgürlüğüyle ölçülür”
Özel, demokrasinin varlığının hem toplumsal hem de siyasi muhalefetin özgürce faaliyet yürütebilmesiyle ölçüldüğünü söyledi.
Bu konuda iktidara ve muhalefete ayrı sorumluluklar düştüğünü belirten Özel, iktidarın muhalefetin faaliyetlerini özgürce sürdürebilmesi konusunda gerekli özeni göstermediğini savundu. İktidarın elindeki imkânları toplumsal muhalefeti susturmak ve siyasi muhalefeti baskı altına almak için kullandığını ifade etti.
Muhalefetin görevinin ise farklılıklarına rağmen diyaloğu sağlıklı ve düzenli biçimde sürdürmek olduğunu söyledi. Siyasi partilerin bazı konularda ayrı düşünseler de ülkenin temel meseleleri karşısında birlikte çözüm arayabilmesinin önemine dikkat çekti.
Özel, Yeni Parti olarak muhalefetin diyalog içinde olduğu ve topluma ortak kazanımlar sağlayabilecek bir siyasi zemini savunduklarını belirtti.
Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin soru da yanıtlandı
Gazetecilerin, erken seçim tartışmaları kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dördüncü kez aday olmasına ilişkin DEM Parti’nin tutumunu sorması üzerine Bakırhan, ülkenin önündeki ekonomik ve toplumsal sorunlara dikkat çekti.
“Fon Krizi” olarak bilinen tartışmaları da değerlendiren Bakırhan, ekonomik krizin ve uzun süredir çözüm bekleyen meselelerin gündemde önemli yer tuttuğunu söyledi.
Yeniden adaylık konusu gündeme geldiğinde partinin yetkili kurullarında ele alınacağını belirten Bakırhan, yapılacak değerlendirmelerin ardından DEM Parti’nin görüşünü kamuoyuyla paylaşacaklarını ifade etti.
Özel’den seçim takvimi açıklamalarına tepki
Özel, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un erken seçim için Mart-Nisan 2028’i işaret eden açıklamalarına da yanıt verdi.
Cumhur İttifakı’nın Meclis’te erken seçim kararı alabilmesi için ittifak dışından desteğe ihtiyaç duyduğunu belirten Özel, kendileriyle bu yönde bir görüşme yapılmadığını söyledi.
Seçimlerin birkaç hafta ya da bir ay öne alınmasını erken seçim olarak değerlendirmediklerini ifade eden Özel, böyle bir adımı anayasal düzenlemenin etrafından dolaşılması olarak gördüklerini belirtti. “Biz bu tartışmaya kapalıyız” dedi.
DEM Parti’nin de bu konuda herhangi bir görüşme yapılmadığını açıkladığını hatırlatan Özel, Uçum’un işaret ettiği takvimin hangi desteğe dayandığını açıklaması gerektiğini savundu. Seçim tarihine ilişkin tartışmalarda Meclis’in iradesinin esas alınması gerektiğini vurguladı.






