Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) 14 Mart Tıp Haftası kapsamında “İyi Hekimlik Yapmak İstiyoruz – Adaletin hâkim olduğu, laik, demokratik ve barış içinde bir ülkede emeğimizin ve mesleğimizin değer görmesini istiyoruz” çağrısıyla düzenlediği “Beyaz Yürüyüş” üçüncü gününde Adana’ya ulaştı.

Diyarbakır’dan başlayan yürüyüş kapsamında TTB Merkez Konseyi üyeleri, TTB kol ve çalışma grupları temsilcileri, tabip odalarının yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda hekimden oluşan heyet, Adana Atatürk Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.
Açıklamaya KESK Adana Şubeler Platformu, Cumhuriyet Halk Partisi Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, DEM Parti Adana İl Eş Başkanları Helin Kaya ve Seyfettin Aydemir, Emek Partisi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Adana İl Koordinasyon Kurulu ile çok sayıda sağlık emekçisi ve yurttaş katıldı.
Basın açıklamasında sırasıyla TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Pınar Saip, Adana Tabip Odası Başkanı Dr. Özden Polatöz, Mersin Tabip Odası Genel Sekreteri Uzm. Dr. Birsel Tutuş ve Batman Tabip Odası Başkanı Dr. Ali İhsan Gündoğdu konuştu. Konuşmalarda sağlık sisteminin mevcut durumu, hekimlerin çalışma koşulları, sağlıkta şiddet, savaş politikaları ve işçi sağlığı gibi konular gündeme getirildi.

TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Pınar Saip: “Barış olmadan sağlık olmaz”
Pınar Saip konuşmasında 14 Mart’ın yıllardır hekimler açısından bir bayram olmaktan çıktığını belirterek Türkiye’de sağlık sisteminin ciddi sorunlar içinde olduğunu söyledi.
Saip, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bugün toplumun sağlık hakkı gasp edilmiş durumda. Hastaneler aşırı kalabalık, insanlar randevu almak için uzun süre bekliyor ve muayeneler 5 dakikaya sıkıştırılıyor. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan sayıda hasta başvurusu ile karşı karşıyayız.”
Türkiye’de yılda yaklaşık 1 milyar hastane başvurusu olduğunu belirten Saip, bunun sağlıklı bir toplum göstergesi olmadığını ifade etti. Sağlık politikalarının tedaviye değil koruyucu hekimliğe odaklanması gerektiğini vurgulayan Saip, birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Saip, sağlığın yalnızca sağlık sistemiyle sınırlı olmadığını belirterek demokrasi, adalet ve barış ortamının toplum sağlığı için temel koşul olduğunu söyledi. Dünya genelinde savaşların yarattığı yıkıma da değinen Saip şöyle konuştu:
“Savaşlar sadece insanları öldürmez; yıllarca süren travmalar, göçler ve yoksulluk yaratır. Biz hekimler olarak savaşa değil sağlığa bütçe ayrılmasını istiyoruz.”

Saip, hekimlerin taleplerini ise şu sözlerle sıraladı:
- Hekim ve sağlık çalışanları için iş ve can güvenliği
- Performans sisteminin kaldırılması
- Emekliliğe yansıyan adil ücret
- Bilimsel ve nitelikli tıp eğitimi
- Serbest çalışma hakkının önündeki engellerin kaldırılması
- Eşit, ücretsiz ve anadilinde sağlık hizmeti
- Sağlık yönetimlerinde çalışanların söz sahibi olması

Saip konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Biz hekimler yaşamı savunuruz. Bizim tarafımız yaşamın tarafıdır. Barış olmadan sağlık olmaz, eşitlik olmadan sağlık olmaz, demokrasi olmadan sağlık olmaz.”
Adana Tabip Odası Başkanı Dr. Özden Polatöz: “Bu yürüyüş meslek onurunun yürüyüşüdür”
Özden Polatöz ise Adana Tabip Odası adına yaptığı konuşmada Beyaz Yürüyüş heyetini Adana’da ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Polatöz, Diyarbakır’dan başlayan yürüyüşün yalnızca şehirler arası bir yolculuk olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu yürüyüş hekimlerin ve sağlık emekçilerinin giderek ağırlaşan çalışma koşullarına, artan iş yüküne, güvencesizliğe ve sağlıkta şiddete karşı yükselttiği güçlü bir sesin yürüyüşüdür.”

Türkiye’de sağlık sisteminin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Polatöz, koruyucu sağlık hizmetlerinin geri plana itildiğini, hastanelerin aşırı yoğunluk altında çalıştığını ve randevu sisteminin tıkandığını söyledi.
Sağlık çalışanlarının performans baskısı altında çalışmaya zorlandığını belirten Polatöz, mevcut sistemin değiştirilebileceğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Sağlık çalışanlarının tükenmediği, hastaların nitelikli sağlık hizmetine ulaşabildiği başka bir sağlık sistemi mümkündür.”
Polatöz, bu hedefin gerçekleşebilmesi için sağlık politikalarının meslek örgütlerinin görüşleri doğrultusunda yeniden planlanması gerektiğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda dayanışma mesajı veren Polatöz şu sözleri kullandı:
“Bu yürüyüş dayanışmanın yürüyüşüdür, meslek onurunun yürüyüşüdür ve halkın sağlık hakkı için verilen mücadelenin yürüyüşüdür.”
Mersin Tabip Odası Genel Sekreteri Uzm. Dr. Birsel Tutuş: “Sağlık haktır, satılamaz”
Birsel Tutuş konuşmasında Beyaz Yürüyüş’ün hekimlik değerlerini ve halkın sağlık hakkını savunma amacı taşıdığını söyledi.
Tutuş, sağlık sisteminde yaşanan sorunlara dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Bizler sadece özlük haklarımız için değil, aynı zamanda halkın eşit, ücretsiz ve erişilebilir sağlık hizmetine kavuşması için yürüyoruz.”
Mevcut sistemde sağlık hizmetlerinin piyasalaştırıldığını belirten Tutuş, hastaların müşteri, hekimlerin ise performans puanı üretmeye zorlanan çalışanlara dönüştürüldüğünü ifade etti.
Tutuş ayrıca sağlık kavramının yalnızca hastanelerle sınırlı olmadığını vurgulayarak “Tek Sağlık” yaklaşımının önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın insan sağlığının çevre, hayvan ve toplum sağlığıyla birlikte ele alınmasını gerektirdiğini belirten Tutuş şu ifadeleri kullandı:
“Temiz hava, temiz su, güvenli gıda ve sağlıklı bir çevre olmadan toplum sağlığını korumak mümkün değildir.”
İklim krizi, çevresel yıkım ve pandemilerin sağlık politikalarının bütüncül ele alınması gerektiğini gösterdiğini söyleyen Tutuş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Sağlık haktır, satılamaz. İyi hekimlik değerlerinden ve toplumun sağlık hakkından vazgeçmeyeceğiz.”
Batman Tabip Odası Başkanı Dr. Ali İhsan Gündoğdu: “İşçi ölümleri iş cinayetidir”
Ali İhsan Gündoğdu konuşmasında özellikle işçi sağlığı ve iş güvenliği konusuna dikkat çekti.
Tarım ve sanayi kenti olan Adana’da işçi sağlığı sorunlarının önemli bir yer tuttuğunu belirten Gündoğdu, iş sağlığı sisteminin mevcut yapısını eleştirdi.
Gündoğdu, iş sağlığı hizmetlerinin Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri (OSGB) üzerinden yürütülmesinin ciddi sorunlar yarattığını belirterek şunları söyledi:
“Denetlediğiniz patron sizin maaşınızı veriyorsa gerçek bir denetim yapmanız mümkün değildir. Bu sistem işçi sağlığını koruyamaz.”
Türkiye’nin Avrupa’da işçi ölümlerinde üst sıralarda yer aldığını belirten Gündoğdu, bu ölümlerin “iş kazası” değil iş cinayeti olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Gündoğdu, iş sağlığı denetimlerinin bağımsız kurumlar tarafından yürütülmesi gerektiğini belirterek şu çağrıyı yaptı:
“İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanında bağımsız denetim mekanizmaları kurulmalı ve bu alan yeniden bilimsel esaslara göre düzenlenmelidir.”
Ankara’da büyük hekim buluşması
Beyaz Yürüyüş heyeti Adana’daki açıklamanın ardından yürüyüşüne devam edecek. Hekimler ve sağlık emekçileri, 14 Mart Tıp Bayramı’nda Ankara’da gerçekleştirilecek büyük hekim buluşmasında taleplerini bir kez daha dile getirecek.
TTB öncülüğünde sürdürülen yürüyüşte hekimler; nitelikli sağlık hizmeti, güvenceli çalışma koşulları, sağlıkta şiddetin önlenmesi, eşit ve ücretsiz sağlık hizmeti ile barış ve demokrasi taleplerini kamuoyuna duyurmayı hedefliyor.





