DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, 12 Mart 1995’te İstanbul Gazi Mahallesi’nde yaşanan ve 22 kişinin yaşamını yitirdiği katliamın tüm yönleriyle araştırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne araştırma önergesi verdi. Fırat, aradan geçen 31 yıla rağmen olayın arkasındaki gerçek sorumluların ortaya çıkarılmadığını belirterek Meclis’in devreye girmesi gerektiğini vurguladı.
Kahvehanelere Silahlı Saldırıyla Başlayan Süreç
Araştırma önergesinde yer alan bilgilere göre, 12 Mart 1995 akşamı İstanbul Gazi Mahallesi’nde Alevi yurttaşların yoğun olarak bulunduğu üç kahvehane ve bir pastane kimliği belirsiz kişiler tarafından otomatik silahlarla tarandı. Saldırı sonucunda Dede Halil Kaya yaşamını yitirirken, 5’i ağır olmak üzere 25 kişi yaralandı.
Saldırının ardından mahallede toplanan yurttaşlar, güvenlik güçlerinin olay yerine geç müdahale ettiğini ileri sürerek polis karakoluna doğru yürüyüşe geçti. Bu sırada polisin açtığı ateş sonucu bir kişi daha hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.
Protestolarda Can Kaybı Arttı
13 Mart 1995’te yaklaşık 15 bin kişinin katıldığı protesto gösterilerinde de güvenlik güçlerinin ateş açtığı belirtilirken, o gün 15 kişinin daha yaşamını yitirdiği kaydedildi. Aynı gün İstanbul Valiliği Gazi Mahallesi ile iki mahallede sokağa çıkma yasağı ilan etti.
Ertesi gün bölgeye askeri birlikler sevk edilirken, 15 Mart’ta olayların Ümraniye’ye sıçradığı ifade edildi. Mustafa Kemal Mahallesi’nde yaşanan olaylarda 5 kişinin daha hayatını kaybetmesi ve 20’den fazla kişinin yaralanması üzerine bu bölgede de sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Toplamda 22 kişinin yaşamını yitirdiği olaylara ilişkin otopsi raporlarında, hayatını kaybedenlerden 7’sinin polis kurşunuyla öldüğünün kesinleştiği belirtildi.
Açılan Davalarda Üst Düzey Sorumlular Yargılanmadı
Olaylara ilişkin Eyüp Ağır Ceza Mahkemesi’nde 20 polis hakkında dava açıldığı hatırlatılan önergede, soruşturmanın Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı tarafından hızlı ve eksik delillerle yürütüldüğü ifade edildi. Hazırlanan iddianamenin hukuki açıdan yetersiz olduğu, olayları planlayan veya dışarıdan emir veren kişilerin ise sanık olarak gösterilmediği vurgulandı.
AİHM Türkiye’yi Mahkûm Etti
Davanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşındığı ve AİHM’in 26 Temmuz 2005 tarihli kararında Türkiye’nin yaşam hakkını düzenleyen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesini ihlal ettiğine hükmettiği hatırlatıldı.
Mahkeme kararında, olaylarla ilgili uygun ve yeterli soruşturma yapılmadığı, yargılamanın çok ağır ilerlediği ve verilen cezaların hafif kaldığı tespitlerine yer verildi. Ayrıca etkili başvuru hakkını düzenleyen 13. maddenin de ihlal edildiği belirtilerek her ölüm olayı için başvuruculara 30 bin Euro tazminat ödenmesine karar verildi.
“Gerçek Sorumlular Ortaya Çıkarılmalı”
Celal Fırat, önergesinde Gazi Mahallesi olaylarının Türkiye’nin yakın tarihindeki en karanlık olaylardan biri olduğunu belirterek, saldırıların planlayıcılarının, azmettiricilerinin ve olayların üzerinin örtülmesinde rol oynayan yapıların bugüne kadar açığa çıkarılmadığını ifade etti.
Fırat, Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırması başlatılması gerektiğini belirterek, “Bu karanlık olayın tüm yönleriyle incelenmesi, gerçek sorumluların ortaya çıkarılması ve hukuk önünde hesap vermesi için araştırma komisyonu kurulması büyük önem taşımaktadır” dedi.




