Gülizar Biçer Karaca, Mansur Yavaş hakkında verilen soruşturma iznine ilişkin kapsamlı bir açıklama yaparak, iktidarın ve yargı mekanizmalarının “eşitlik ilkesine uygun davranmadığını” savundu. Karaca’nın açıklamaları, yerel yönetimlerde kamu kaynaklarının kullanımı ve yargı süreçleri üzerinden yeni bir siyasi tartışmanın fitilini ateşledi.

Soruşturma izninin gerekçesi ne?

İçişleri Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait bazı araçların Karabük’te düzenlenen bir mitinge gönderildiği iddiası üzerine Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verdi.

Ancak Karaca’nın dikkat çektiği en önemli nokta, izin yazısındaki şu ifade oldu:

Yavaş’ın araçlarla ilgili doğrudan bir imzası, onayı ya da talimatına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadı.

Buna rağmen “hayatın olağan akışı” gerekçe gösterilerek soruşturma izni verilmesi, CHP cephesinde tepkiye neden oldu.

“Hukuki değil, siyasi bir yaklaşım”

Karaca, bu kararın hukuki değil siyasi bir değerlendirme içerdiğini öne sürerek, şu eleştirilerde bulundu:

  • Somut delil bulunmadan soruşturma izni verilmesi
  • İdari sorumluluğun varsayımsal gerekçelerle kurulması
  • Aynı nitelikteki olaylarda farklı uygulamalar yapılması

Karaca’ya göre bu yaklaşım, “yargının tarafsızlığına gölge düşürüyor”.

İstanbul ve Denizli örnekleri gündemde

Karaca, geçmişte yaşanan ve kamuoyuna yansıyan bazı örnekleri hatırlatarak çifte standart iddiasını somutlaştırmaya çalıştı:

AİHM Kararları Uygulanmıyor: DEM Partili Nevroz Uysal Aslan’dan Adalet Bakanlığı’na Kritik Sorular
AİHM Kararları Uygulanmıyor: DEM Partili Nevroz Uysal Aslan’dan Adalet Bakanlığı’na Kritik Sorular
İçeriği Görüntüle

İstanbul örneği

  • 2019 öncesi dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait veya kiralanan araçların
  • “Seçim döneminde kullanılmak üzere” AK Parti il başkanlıklarına tahsis edildiği
  • Bu durumun teftiş raporlarıyla belgelenmesine rağmen İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma izni verilmediği

Denizli örneği

  • 2024 yerel seçimleri sonrası yapılan incelemelerde
  • Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından kiralanan bir aracın AK Partili bir milletvekiline tahsis edildiğinin ortaya konduğu
  • Buna rağmen herhangi bir adli sürecin başlatılmadığı

Karaca, bu iki örneğin mevcut karar ile birlikte değerlendirildiğinde “eşitsiz uygulama”yı açık biçimde gösterdiğini savundu.


Yargıya ve savcılara açık çağrı

Karaca, açıklamasında doğrudan yargı organlarına seslenerek şu çağrıyı yaptı:

  • İstanbul ve Denizli’deki araç tahsisleriyle ilgili resen soruşturma açılması
  • Belgeli iddiaların yargı önüne taşınması
  • Siyasi kimliğe göre değil, delillere göre işlem yapılması

“Adaletin terazisi her tarafı eşit tartmalı. Gözü bağlı olan adalet, kimliğe göre değil, hukuka göre karar vermelidir.”


Siyasi gerilim derinleşiyor

Bu gelişme, Türkiye’de uzun süredir tartışılan bazı başlıkları yeniden gündeme taşıdı:

  • Belediye kaynaklarının siyasi faaliyetlerde kullanımı
  • İçişleri Bakanlığı’nın denetim ve izin yetkisi
  • Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı
  • İktidar–muhalefet arasında “çifte standart” iddiaları

Özellikle yerel yönetimler üzerinden yürüyen bu tartışmanın, önümüzdeki günlerde hem siyasi hem de hukuki düzlemde daha da büyümesi bekleniyor.


Süreç nasıl ilerleyecek?

Önümüzdeki süreçte:

  • İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma iznine ilişkin detaylı gerekçesi
  • Yargı makamlarının atacağı adımlar
  • CHP’nin siyasi ve hukuki karşı hamleleri

yakından takip edilecek.

Mansur Yavaş hakkında yürütülecek sürecin sonucu, benzer dosyalar açısından da emsal teşkil edebilecek nitelikte görülüyor.

Muhabir: Haber Merkezi