YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada kamuoyunda tartışılan fon işlemlerini, olağan dışı hisse hareketlerini ve yatırımcı zararlarını gündeme taşıdı.
Yaşananları “yüzyılın en büyük finansal soygunlarından biri” olarak nitelendiren Uzun, yüz binlerce yatırımcının birikimlerinin bulunduğu fonlarda milyarlarca liralık işlemler yapıldığını söyledi. Bazı hisselerin ekonomik gerçeklerle açıklanamayacak ölçüde yükseldiğini ifade eden Uzun, ardından yaşanan çöküşün denetim kurumlarının sorumluluğu açısından sorgulanması gerektiğini belirtti.
“SPK neredeydi, neden zamanında müdahale edilmedi?”
Düzenleyici kurumların olağan dışı piyasa hareketlerini 2025 yılının sonundan itibaren takip ettiğine yönelik bilgiler bulunduğunu söyleyen Uzun, buna rağmen neden zamanında müdahale edilmediğini sordu.
Uzun, denetim mekanizmalarına ve hükümete şu soruları yöneltti:
“Bu vurgun göz göre göre olurken denetim neredeydi? SPK neredeydi? Bakan neredeydi? Hükümet neredeydi? Kimlerin hangi hisselerde ne kadar yoğunlaştığı görülüyorsa neden zamanında müdahale edilmedi? Millet göz göre göre soyulurken neden sesiniz çıkmadı? Kimlerin haksız kazanç elde etmesine müsaade ettiniz?”
Geçim sıkıntısı ile olağanüstü kazançlar arasındaki uçuruma dikkat çekti
Ekonomik krizin emekliler, çalışanlar ve gençler üzerindeki etkisine değinen Uzun, toplumun geniş kesimleri temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken belirli çevrelerin elde ettiğini öne sürdüğü kazançları eleştirdi.
Uzun, şöyle konuştu:
“Emekli üç kuruş maaşıyla ay sonunu getiremezken, asgari ücretli borçla yaşarken, gençler kiralarını ödeyemezken; siyasetin en üst katlarında ve sarayda bulunan isimler böylesine olağanüstü kazançlar elde etsinler diye mi sustunuz?”
“Özel kişilerin zararını kamu mu üstlendi?”
Fonların değer kaybetmesinin ardından kamu bankalarının devreye girip girmediğinin açıklanmasını isteyen Uzun, özel kişilerin zararlarının kamu kaynaklarıyla karşılanıp karşılanmadığının araştırılması gerektiğini vurguladı.
Uzun, şu soruları gündeme getirdi:
“Fonlar batınca kamu bankaları mı devreye girdi? Özel kişilerin zararını kamu mu üstlendi? Birileri kazanırken piyasa, kaybederken devlet mi hatırlandı?”
Fonlar, şirketler ve siyasi isimler arasındaki ilişkilerin bütün yönleriyle incelenmesini isteyen Uzun; denetimde ihmal bulunup bulunmadığının ve zararların karşılanmasında kamu kaynaklarının kullanılıp kullanılmadığının açıklığa kavuşturulması çağrısında bulundu.
“Meclis’in görevi konunun üstüne gitmektir”
TBMM’nin süreci araştırma sorumluluğuna dikkat çeken Uzun, emeklilerin ve çalışanların taleplerine “kaynak yok” yanıtı verilirken belirli çevrelerin büyük kazançlar elde ettiğini savundu.
Uzun, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu ülkede emekliye, işçiye, memura ‘kaynak yok’ denilirken belli çevrelerin milyonlarını milyarlara çevirdiği çürümüş bir düzen kurulmuştur. Meclis’in görevi bu çürümüşlüğün üzerini örtmek değil, bilakis konunun üstüne üstüne gitmektir.
İşte bu yüzden biz bu vurgunun peşini bırakmayacağız. Milletin tek kuruşunun hesabı sorulana kadar da takipçisi olmaya devam edeceğiz.”





