"Savaşlar, hiçbir zaman halklar için değil, egemenler için geliştirilmiştir." 

WhatsApp Görsel 2023-12-27 saat 15.44.46_939bd4af

DEM Parti Adana İl Örgütü, "Rojova'ya Ses Ver, Savaşa Sivil Yerlerinin Bombalanmasına, İşgal Operasyonlarına Hayır" Başlıklı Basın Açıklamasını Parti İl Binasında Gerçekleştirdiler.

İl Eşbaşkanı Helin Kaya tarafından okunan basın açıklamasında şu ifadeler kullanıldı;

AKP-MHP iktidarının, Kürt halkına yönelik düşmanlığı her geçen gün artmaktadır. Bu iktidar, bir savaş iktidarıdır. Kürt halkına ve Kürt halkının her türlü demokratik ve insani kazanımlarına savaş ilan etmiştir. Tek bir gün dahi, bu iktidarın içerde ve dışarda uyguladığı politikalarından kaynaklı, can kaybı yaşanmasın, bir yerler bombalanmasın. Bu iktidar, toplumsal travmalara neden olan bir iktidardır. Savaş politikalarını derinleştirerek, kendi iktidarını daimi kılmak istiyor.

Son birkaç gündür Rojava’ya yönelik saldırıların; hiçbir insani, ahlaki ve vicdani izahı yoktur. Savaş uçaklarının sivil yerleşim yerlerini bombalaması bir hukuk suçudur ve Türkiye’yi, bu hukuk suçunu işlemekten vazgeçmeye çağırıyoruz.

23 Aralık gecesinde Derik, Qamişlo ve Tirbesiye kentlerindeki petrol rafineleri ve buğday ambarı başta olmak üzere bölgenin yaşamsal alt yapısına yönelik ağır bir bombardıman gerçekleştirildi. Saldırıda bölge halkına hizmet sağlayan Hesêkê’deki elektrik, petrol ve gaz tesisleri de hedef alındı. 25 Aralıkta ise Efrîn kırsalı, Qamişlo ve Kobanê kentlerindeki; yakıt deposu, basım merkezi ve Heyva Sor Hastanesi bombalandı. Çimento fabrikası, petrol kuyusu, buğday ambarı ve iş yerleri de hava saldırılarının hedefi oldu. Bu saldırılar sonucunda çok sayıda kişi hayatını kaybetmiştir. 

WhatsApp Görsel 2023-12-27 saat 15.45.05_1555e7be

Orhan Sümer, “Adana’nın kültür ve turizm beşiği olmasının önündeki tek engel Saray İktidarı” Orhan Sümer, “Adana’nın kültür ve turizm beşiği olmasının önündeki tek engel Saray İktidarı”

Buradan iktidara sesleniyoruz. Rojava halkına saldırmaktan bir an önce vazgeçin. Türkiye’nin huzur ve güvenliği, askeri operasyonlarda değil, Rojava halkıyla geliştireceği insani, diplomatik ve ekonomik ilişkilerdedir. Dostane komşuluk ilişkisi herkese güç kazandıracaktır.

Bölgedeki siyasi gelişmeler ve Kürt halkının demokratik kazanımları bir realitedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu realiteyi kabul etmek zorundadır. Aksi durum her anımızın, acı ve travmalarla geçmesine, sivil ölümlerin artmasına ve ekonominin daha da kötürüm hale gelmesine neden olacaktır.

Savaş politikalarını çoğu zaman iktidarlar, kendini sağlama almak için geliştirirler. Bu bir vicdansızlık örneğidir. Savaşlar, hiçbir zaman halklar için değil, egemenler için geliştirilmiştir.  Milliyetçilik kisvesiyle toplumda itibar kazanmaya çalışan AKP-MHP iktidarı, ülkeyi uçuruma sürüklemektedir.

Var gücümüzle haykırıyoruz. Demokratik aydınlık bir Türkiye için savaş politikalarından vazgeçin. Kürt realitesini ve kazanımlarını kabul edin.

Editör: Haber Merkezi