DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazına ilişkin kanun teklifleri üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz aldı. Uysal Aslan, teklifin temel amacının, hükümlüler için 25. yılda koşullu salıverilme şartlarının değerlendirilmesini sağlamak olduğunu belirtti.
“Umudu ortadan kaldıran bir sistem”
Konuşmasında ağırlaştırılmış müebbet infaz rejimini sert sözlerle eleştiren Uysal Aslan, bu sistemin yalnızca bir infaz biçimi olmadığını vurguladı. Rejimin, “insanı ölüme kadar hücrede tutan, umudu ortadan kaldıran ve yaşamı zamana yayılmış bir cezaya dönüştüren insanlık dışı bir sistem” olduğunu ifade etti.
AİHM kararlarına rağmen değişiklik yok
Uysal Aslan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Türkiye hakkında verilen kararlarda bu sorunun yıllardır ortaya konulduğunu hatırlattı. Ancak buna rağmen mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılmadığını belirten Uysal Aslan, ağırlaştırılmış müebbet rejiminin sürdürülmesiyle binlerce mahpusun, özgürlüğe kavuşma ihtimali olmadan ağır tecrit koşullarında yaşamaya mahkûm edildiğini söyledi.
“Yaşam hakkı ve insan onuru meselesi”
Genel Kurul’daki konuşmasında konunun doğrudan yaşam hakkı, insan onuru ve hukuk devleti ilkesiyle ilgili olduğunun altını çizen Uysal Aslan, ağır hasta ve tecrit altında tutulan mahpusların durumuna dikkat çekti. Abdulkadir Kuday ve Mehmet Çeviren gibi isimlerin yaşadıklarının, mevcut infaz rejiminin sonuçlarını gözler önüne serdiğini ifade etti.
“Umut hakkı sağlanmalı”
Hazırladıkları kanun teklifinin;
- Ölümü zamana yayan infaz rejimine karşı yaşamı,
- İşkenceye dönüşen uygulamalara karşı hukuku,
- Umutsuzluğa karşı ise “umut hakkını” savunduğunu belirten Uysal Aslan, Meclis’e çağrıda bulundu.
Düzenleme çağrısı: “Ertelenemez bir zorunluluk”
Uysal Aslan, ceza infaz sisteminde yapılması gereken değişiklikleri şu başlıklarla sıraladı:
- 25. yılda koşullu salıverilme değerlendirmesinin getirilmesi,
- “Cezanın infazına hiçbir surette ara verilemez” hükmünün kaldırılması,
- İnfaz sisteminin insan hakları standartlarına uygun hale getirilmesi.
DEM Partili vekil, bu düzenlemelerin artık ertelenemeyecek bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, Meclis’in konuya sessiz kalmaması gerektiğini söyledi.




