Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB) ile Türk Eczacıları Birliği’ne (TEB) yönelik dikkat çekici bir çağrı gündemde. Her iki meslek grubundan hekimler ve eczacılar, yaşadıkları derinleşen sorunlara karşı kendi meslek örgütlerine seslenerek “Meslektaşına sahip çık” çağrısında bulunuyor.
3 Nisan 2026 Cuma günü saat 20.00’de X platformunda gerçekleştirilecek #TDBveTEBmeslektaşınaSahipÇık başlıklı hashtag çalışmasıyla, hem meslek örgütlerinin daha aktif rol alması hem de kamuoyunun sorunlara dikkat kesilmesi hedefleniyor.
Bu çağrı, yalnızca bir farkındalık etkinliği olmanın ötesinde; diş hekimliği ve eczacılık alanında biriken yapısal sorunlara karşı örgütlü bir tepki ve dayanışma talebi olarak öne çıkıyor.
Diş Hekimleri: “İşsiziz, Hastalar Hizmete Ulaşamıyor”
Diş hekimleri, hem mesleki geleceklerinin belirsizliği hem de sağlık sistemindeki aksaklıklar nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıya olduklarını dile getiriyor.
Mezun Sayısı Artıyor, İstihdam Yok
Her yıl artan fakülte sayılarıyla birlikte on binlerce yeni mezun verilirken, kamuda açılan kadroların son derece sınırlı kaldığı belirtiliyor. Binlerce genç diş hekiminin atama beklediği, önemli bir kısmının ise işsiz olduğu ifade ediliyor.
Randevu Sistemi Çökme Noktasında
Kamu hastanelerinde 10-15 dakikaya sıkıştırılan randevu süreleri nedeniyle nitelikli tedavi yapılamadığı, uzun süren işlemlerin aylar sonrasına ertelendiği vurgulanıyor. Bu durumun hem hekimleri mesleki açıdan zorladığı hem de hastaların tedaviye erişimini engellediği belirtiliyor.
Halk Sağlığı Riski Büyüyor
Diş hekimine başvuru oranlarının düşük kalması, ağız ve diş sağlığının ihmal edildiğini ortaya koyuyor. Çürük oranlarının çocuklarda ve yetişkinlerde kritik seviyelere ulaştığına dikkat çekilirken, koruyucu sağlık hizmetlerinin yetersizliği de önemli bir sorun olarak öne çıkıyor.
Özel Sektöre Mecburiyet
Kamuda yaşanan kapasite yetersizliği nedeniyle yurttaşların özel kliniklere yönelmek zorunda kaldığı, bunun da ekonomik eşitsizlikleri derinleştirdiği ifade ediliyor.
Eczacılar: “İşsizlik, İlaç Krizi ve Gelecek Kaygısı”
Eczacılar da benzer şekilde mesleki ve ekonomik açıdan giderek ağırlaşan sorunlarla karşı karşıya olduklarını belirterek kendi meslek örgütlerine daha güçlü bir müdahale çağrısı yapıyor.
Mezun Enflasyonu ve İşsizlik
Son yıllarda hızla artan eczacılık fakülteleri ve kontenjanlar, mezun sayısını ciddi biçimde yükseltti. Buna karşın yeni istihdam alanlarının açılmaması, binlerce eczacının işsiz kalmasına yol açtı.
Eczane Açmanın Önünde Büyük Engeller
Yeni mezunların eczane açabilmesi için gereken yüksek sermaye ve devir bedelleri önemli bir bariyer oluşturuyor. Ayrıca nüfus kriterlerine bağlı kota uygulamaları da sektöre girişin önünü kapatıyor.
İlaç Yokluğu Derinleşiyor
Eczacılar, piyasada birçok hayati ilacın bulunamadığını belirtiyor. Döviz kuru ile ilaç fiyatlandırması arasındaki fark nedeniyle ithal ilaçların temininde ciddi sorunlar yaşandığı, bazı firmaların Türkiye pazarından çekildiği ifade ediliyor.
Ekonomik Baskı Artıyor
İlaç fiyatlandırma politikalarının piyasa gerçeklerini yansıtmaması, eczanelerin sürdürülebilirliğini zorlaştırırken; hastaların ilaca erişimini de doğrudan etkiliyor.
Ortak Mesaj: “Birlikler Daha Güçlü Tutum Almalı”
Hem diş hekimleri hem de eczacılar, yaşanan sorunların yalnızca bireysel değil yapısal olduğuna dikkat çekerek meslek örgütlerinden daha güçlü, daha görünür ve daha etkili bir mücadele yürütmelerini talep ediyor.
“Meslektaşına sahip çık” çağrısı, bu yönüyle doğrudan TDB ve TEB’e yönelik bir talep niteliği taşıyor. Meslek mensupları, birliklerinin hem hak savunuculuğu hem de politika üretimi konusunda daha aktif rol üstlenmesini istiyor.
3 Nisan’da Ortak Ses Yükseltilecek
Diş hekimleri ve eczacılar, 3 Nisan akşamı sosyal medyada ortak bir ses oluşturmayı hedefliyor. #TDBveTEBmeslektaşınaSahipÇık vurgusuyla yürütülecek çalışma, meslek örgütlerine yönelik çağrıyı büyütmeyi ve kamuoyunda daha geniş bir farkındalık yaratmayı amaçlıyor.
Bu ortak çıkış, sağlık alanındaki iki önemli meslek grubunun yalnızca kendi sorunlarını değil, aynı zamanda toplumun sağlık hizmetlerine erişim hakkını da savunan bir hat kurmaya çalıştığını gösteriyor.




