Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim öğretim yılı genelgesinde öğretmenler ve eğitim çalışanlarının önlük kullanımına ilişkin yer alan düzenlemeyi değerlendirdi. Sendika, önlük uygulamasının 2013 yılında başlattığı ve halen sürdürdüğü serbest kıyafet eylemiyle çelişmediğini açıkladı. Sendikanın açıklamasında, kamu çalışanlarının kıyafet tercihleri nedeniyle ayrımcılığa uğramaması gerektiği vurgulanırken, eğitim çalışanlarının kıyafet seçiminde mesleğin saygınlığı, toplumsal hassasiyetler ve öğretmenlik sorumluluğunun gözetilmesi gerektiği belirtildi. Eğitim-Bir-Sen, öğretmenlik mesleğinin öğrenciler açısından örnek olma sorumluluğu taşıdığına dikkat çekerek, özgürlük ile mesleki sorumluluğun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti. Sendika, konunun “önlük taraftarlığı” ya da “önlük karşıtlığı” şeklinde dar bir çerçevede tartışılmasını doğru bulmadığını kaydetti. “Düzenlemede art niyet aranmamalı” Eğitim-Bir-Sen, son dönemde eğitim kurumlarında çekildiği iddiasıyla sosyal medyada paylaşılan bazı görüntülerin toplumda tepkiye yol açmasının ardından tedbir arayışına girilmesini anlayışla karşıladığını bildirdi. Kamuda hâkim, avukat ve doktor gibi bazı meslek gruplarında mesleğe özgü kıyafet uygulamalarının bulunduğunu hatırlatan sendika, bu açıdan değerlendirildiğinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın önlük düzenlemesinde herhangi bir art niyet aranmasını doğru bulmadığını açıkladı. Sendikaya göre düzenlemenin hedefi, Eğitim-Bir-Sen’in sürdürdüğü serbest kıyafet eyleminin temel amacıyla çelişmiyor. Sendika, esas mücadelenin kamu çalışanlarının kıyafet tercihleri nedeniyle baskı ve ayrımcılığa maruz kalmaması olduğunu belirtti. Kalıcı çözüm için KPDK çağrısı Eğitim-Bir-Sen, önlük düzenlemesi üzerinden yeniden gündeme gelen kılık ve kıyafet tartışmasının kalıcı bir çözüme kavuşturulması gerektiğini savundu. Bu kapsamda Kamu Personeli Danışma Kurulu’nun (KPDK), “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik” gündemiyle toplanması çağrısı yapıldı. Sendika, kılık ve kıyafet konusunda yalnızca öğretmenleri kapsayan geçici uygulamalar yerine, bütün kamu görevlilerini içine alan açık ve kalıcı bir düzenleme yapılmasını istedi. Açıklamada, eğitim çalışanlarının özgürlüğünü, öğretmenlik mesleğinin saygınlığını ve kamu hizmetinin gereklerini birlikte gözeten bir dengenin kurulması gerektiği vurgulanırken, bu dengenin tek taraflı dayatma ve baskıyla sağlanamayacağı ifade edildi. Eğitim-Bir-Sen, önlük tartışmasının yeni bir gerilim alanına dönüştürülmesi yerine, konunun sosyal tarafların katılımıyla KPDK’da ele alınarak kalıcı biçimde çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtti.