ANKARA – Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), TBMM'ye sunulan "Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin 26. maddesine tepki göstererek, düzenlemenin akademik özgürlük ve üniversite özerkliğini hedef aldığını belirtti. Sendika, öğretim elemanları için güvenlik soruşturmasını öngören maddenin tekliften çıkarılmasını istedi.

Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada, 2 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Başkanlığı'na sunulan kanun teklifinin 26. maddesiyle, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda değişiklik yapılarak devlet ve vakıf üniversitelerinde görev alacak tüm öğretim elemanları hakkında güvenlik soruşturması yapılmasının öngörüldüğü belirtildi.

"Akademiye fişleme rejimi taşınmak isteniyor"

Sendika, söz konusu düzenlemenin kamuoyunun dikkatinden kaçırılmak istendiğini savunarak, öğrenci affı düzenlemesinin yer aldığı torba kanun teklifinin gölgesinde yasalaştırılmaya çalışıldığını ifade etti.

Açıklamada, güvenlik soruşturmasının ilk olarak olağanüstü hal döneminde getirildiği, Anayasa Mahkemesi'nin ise 2019 yılında uygulamayı kişisel verilerin korunması ve keyfiliğe karşı yeterli güvenceleri içermediği gerekçesiyle iptal ettiği hatırlatıldı. Daha sonra 7315 sayılı Kanun ile yeniden yürürlüğe konulan uygulamanın, 2024 yılında öğretmenleri kapsayacak şekilde genişletildiği belirtilerek, şimdi de üniversitelere taşınmak istendiği ifade edildi.

"Bilim insanı değil, sadakat aranıyor"

Eğitim Sen açıklamasında, öğretim elemanlarının güvenlik soruşturmasına tabi tutulmasının bilimsel faaliyetlerin "güvenlik riski" olarak değerlendirilmesi anlamına geldiği öne sürüldü.

Teklif gerekçesinde yer alan "kamu güvenliği ve idari istikrarın korunması" ifadesine de değinilen açıklamada, "Siyasi iktidarın idari işleyişiyle uyumlu, makbul akademisyen arandığı" savunularak şu değerlendirmeye yer verildi:

Bedelli Askerlik Ücreti Belli Oldu: 2026'nın İkinci Yarısında 472 Bin 653 TL
Bedelli Askerlik Ücreti Belli Oldu: 2026'nın İkinci Yarısında 472 Bin 653 TL
İçeriği Görüntüle

"Üniversitenin tarihsel işlevi eleştirel bilgi üretmektir. Eleştiriyi güvenlik sorunu olarak gören bir anlayışın aradığı şey bilim insanı değil, sadakat beyanıdır. Bu düzenleme akademide sadakat soruşturmasıdır."

"Akademik özgürlük ve üniversite özerkliği ihlal ediliyor"

Eğitim Sen, Anayasa'nın 130. maddesinin üniversitelerin bilimsel özerkliğini ve öğretim elemanlarının bilimsel araştırma özgürlüğünü güvence altına aldığını belirterek, istihbari bilgi ve benzeri muğlak kriterlere dayanan güvenlik soruşturmalarının bu anayasal güvencelerle bağdaşmadığını ifade etti.

Düzenlemenin özellikle akademisyen olmak isteyen genç araştırmacılar üzerinde otosansüre yol açacağını savunan sendika, lisansüstü eğitim sürecindeki öğrencilerin araştırma alanlarını ve düşünsel faaliyetlerini olası güvenlik soruşturmalarına göre şekillendirmek zorunda kalabileceğini öne sürdü.

"26. madde geri çekilmeli"

Eğitim Sen, Anayasa Mahkemesi'nin daha önce ortaya koyduğu ölçütleri karşılamayan ve idareye geniş takdir yetkisi tanıdığı belirtilen düzenlemenin kamu yararı taşımadığını savundu.

Sendika, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:

"Akademik özgürlükleri ve üniversite özerkliğini açıkça ihlal eden, keyfiliği ve fişlemeyi kurumsallaştıran bu kanun teklifinin 26. maddesi derhal geri çekilmelidir. Bu düzenlemenin yasalaşmaması için akademinin tüm bileşenleriyle birlikte demokratik mücadelemizi sürdüreceğiz. Üniversite susturulamaz, bilim fişlenemez."

Muhabir: Haber Merkezi