2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) bir sorunun iptal edilmesi ve bir başka sorunun cevap anahtarının değiştirilmesi, sınav güvenliği ve ölçme-değerlendirme süreçlerine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada, yaşananların münferit bir teknik hata olarak değerlendirilemeyeceği, merkezi sınav sisteminin yapısal sorunlarını ortaya koyduğu ifade edildi.

“Öğretmenler Denetlendi, Asıl Sorunlar Görmezden Gelindi”

Açıklamada, son yıllarda “sınav güvenliği” gerekçesiyle okullara, sınıflara ve öğretmen odalarına kameralar yerleştirildiği, öğretmenlerin çalışma alanlarının sürekli gözetim altında tutulduğu hatırlatıldı. Öğretmen dolaplarının boşaltılması gibi uygulamaların eğitim emekçilerinin mesleki saygınlığını ve çalışma huzurunu zedelediği belirtildi.

Eğitim Sen, öğretmenleri ve okulları potansiyel şüpheli gibi gören anlayışın sınav güvenliğini sağlamadığını, bugün yaşanan gelişmelerin asıl sorunun merkezi sınav sisteminin soru hazırlama, denetim, redaksiyon ve değerlendirme süreçlerindeki eksiklikler olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı.

Çukurova Üniversiteliler Derneği Başkanı Dr. Cengiz Kurt: “Mezuniyet, Topluma Hizmet Yolculuğunun Başlangıcıdır”
Çukurova Üniversiteliler Derneği Başkanı Dr. Cengiz Kurt: “Mezuniyet, Topluma Hizmet Yolculuğunun Başlangıcıdır”
İçeriği Görüntüle

“Milyonlarca Öğrencinin Emeği Teknik Hatalara Kurban Edilemez”

Sendika açıklamasında, milyonlarca öğrencinin geleceğini belirleyen bir sınavda soru iptali ve cevap anahtarı değişikliğinin sıradan bir teknik aksaklık olarak görülemeyeceği ifade edildi.

Öğrencilerin yıllara yayılan emeklerinin, yoğun sınav kaygısının ve ailelerin beklentilerinin bu tür hatalar nedeniyle gölgede kaldığı belirtilirken, yaşananların adalet duygusunu zedelediği ve eğitim sistemine duyulan güveni sarstığı kaydedildi.

Açıklamada, sınav süreçlerindeki belirsizliklerin öğrenciler üzerinde güvensizlik, kaygı ve haksızlık algısını derinleştirdiği; bunun kamusal eğitim sistemi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.

Şeffaf ve Bilimsel Sınav Süreçleri Talebi

Eğitim Sen, ÖSYM ve ilgili kurumların sınav süreçlerini şeffaf, bilimsel ve denetlenebilir bir anlayışla yürütmesi gerektiğini belirtti.

Soru hazırlama, inceleme, redaksiyon ve değerlendirme aşamalarında bağımsız alan uzmanlarının, ölçme-değerlendirme uzmanlarının ve akademik çevrelerin etkin biçimde yer aldığı çok aşamalı bir mekanizmanın oluşturulmasının zorunlu olduğu ifade edildi.

“Sorun Sadece Teknik Hata Değil, Sınav Merkezli Eğitim Anlayışıdır”

Açıklamada, yaşananların yalnızca bir sınavdaki teknik sorunlarla sınırlı olmadığına dikkat çekilerek, Türkiye’de eğitim sisteminin giderek daha fazla sınav merkezli, rekabetçi ve elemeye dayalı bir yapıya dönüştürüldüğü eleştirisi yapıldı.

Öğrencilerin yıllarca süren emeklerinin birkaç saatlik sınavlarla ölçülmesinin çocukları öğrenmeden çok yarışa, gelişimden çok sıralamaya ve özgüvenden çok kaygıya sürüklediği belirtildi.

Eğitim Sen, öğrencilerin geleceğinin tek bir sınav sonucuna bağlanmasına son verilmesi gerektiğini savunarak, eğitim sisteminin öğrencilerin çok yönlü gelişimini, ilgi ve yeteneklerini, bilimsel düşünceyi, eşitliği ve kamusal eğitim hakkını esas alan bir anlayışla yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.

ÖSYM ve MEB’e Çağrı

Sendika, ÖSYM, Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili tüm kurumları, 2026 YKS’de yaşanan soru iptali ve cevap anahtarı değişikliğine yol açan süreci bütün yönleriyle araştırmaya, kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmeye ve varsa sorumlular hakkında gerekli idari ve hukuki işlemleri başlatmaya davet etti.

Eğitim Sen açıklamasını, “Öğrencilerin geleceği hatalara açık, kapalı ve güvensizlik üreten sınav süreçlerine terk edilemez. Eğitim hakkı, sınav merkezli rekabetçi anlayışın ve denetimsiz uygulamaların gölgesinde bırakılamaz” sözleriyle tamamladı.

Muhabir: Haber Merkezi