Emek Araştırmaları Derneği’nin (EMEK-AR) raporundaki verileri TBMM gündemine taşıyan EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, yaklaşık 600 bin öğretmen atama beklerken 86 bin 136 öğretmenin güvencesiz ve düşük ücretlerle çalıştırıldığını, 89 bin 393 usta öğreticinin ise ders saati kotaları nedeniyle işsiz kaldığını belirtti. Bayhan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim emekçilerine yönelik tasarruf politikaları uygularken Türkiye Maarif Vakfı’na 2024 ve 2025 yıllarında toplam 12,5 milyar TL aktarılmasını eleştirdi. Emek Araştırmaları Derneği’nin (EMEK-AR) hazırladığı rapor, eğitim alanında giderek yaygınlaşan güvencesiz istihdamı ve kamu kaynaklarının kullanımındaki farklılıkları gündeme taşıdı. Raporun verilerini TBMM’ye taşıyan EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Bayhan, 1980 sonrası neoliberal politikaların eğitim emekçilerini kadrolu, sözleşmeli ve ücretli olmak üzere parçalı bir istihdam yapısına mahkûm ettiğini belirterek, öğretmen açığının kadrolu atamalar yerine düşük ücretli ve güvencesiz çalışma biçimleriyle kapatıldığını ifade etti. 100 binin üzerinde norm kadro açığına rağmen 86 bin ücretli öğretmen EMEK-AR verilerine göre, yaklaşık 600 bin öğretmen atama beklerken 75 ilde resmi norm kadro ihtiyacı 100 bin 541'e ulaşıyor. Buna karşın 2024-2025 eğitim öğretim yılında 78 ilde 86 bin 136 ücretli öğretmen görev yaptı. 2026 yılı itibarıyla ders saati başına 167 TL ücret alan öğretmenlerin, tam ders yüküyle çalışmaları halinde dahi düşük gelirlerle karşı karşıya kaldığı belirtildi. Haftada 15 saat derse giren bir branş öğretmeninin aylık gelirinin yaklaşık 15 bin TL olduğu kaydedildi. Ücretli öğretmenlerin resmi tatil, kar tatili ve hastalık gibi durumlarda ücret kaybı yaşadığı, sigorta primlerinin ise çalışılan süre üzerinden eksik yatırıldığı ifade edildi. Raporda ayrıca yaklaşık 90 bin ücretli öğretmenin 40 bine yakınının Eğitim Fakültesi mezunu olmadığı, 9 bine yakınının ise ön lisans mezunu olduğu bilgisine yer verildi. Bayhan, atama bekleyen eğitim fakültesi mezunları bulunmasına rağmen alan dışından yapılan görevlendirmelerin hem öğretmen emeğini ucuzlattığını hem de eğitim hizmetinin niteliğini olumsuz etkilediğini savundu. Halk eğitimde 89 binden fazla usta öğretici işsiz kaldı Rapora göre yaygın eğitim kurumlarında görev yapan 113 bin 205 eğiticinin 107 bin 348’i, yani yüzde 94,8’i usta öğreticilerden oluşuyor. 7 Ağustos 2024'te getirilen ders saati kotası ve sınırlamalarının ardından 2023-2025 döneminde açılan kurs sayısının yüzde 47,6 oranında azaldığı belirtildi. Aynı dönemde usta öğretici sayısının 196 bin 741’den 107 bin 348’e gerilediği ve 89 bin 393 usta öğreticinin işsiz kaldığı ifade edildi. Bayhan, milyonlarca yurttaşın mesleki ve kişisel gelişim amacıyla yararlandığı Halk Eğitim Merkezlerindeki bu daralmanın hem eğitim hakkını hem de usta öğreticilerin geçim kaynaklarını etkilediğini belirtti. MEB bütçesi artarken Hayat Boyu Öğrenme'nin payı geriledi EMEK-AR raporunda MEB bütçesinin 2023-2025 döneminde yüzde 233,5 artarak 1 trilyon 452 milyar TL’ye yükseldiği, buna karşın Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nün MEB bütçesindeki payının yüzde 3,25’ten yüzde 1,64’e düştüğü kaydedildi. Bayhan, Halk Eğitim Merkezlerinde kursların ve usta öğreticilerin sayısının azaltılmasına gerekçe olarak kaynak yetersizliğinin gösterildiğini, buna karşın Türkiye Maarif Vakfı’na 2024 yılında 5,7 milyar TL, 2025 yılında ise 6,77 milyar TL aktarıldığını belirtti. Rapordaki hesaplamaya göre Türkiye Maarif Vakfı’nda öğrenci başına düşen 103 bin 191 TL’lik bütçe, Halk Eğitim Merkezlerinde kursiyer başına düşen 2 bin 988 TL'lik bütçenin yaklaşık 34,5 katına karşılık geliyor. Bayhan ayrıca TÜGVA ve benzeri vakıf ve derneklerle yapılan protokoller kapsamında açılan bazı kursların ders saati kotalarından muaf tutulduğuna ilişkin iddiaları da Bakan Tekin’e yöneltti. Raporu TBMM gündemine taşıyan EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan; 600 bin öğretmen atama beklerken 86 bin öğretmenin asgari ücretin yarısına çalıştırıldığını, 89 bin usta öğreticinin işsizliğe mahkum edildiğini ve yandaş vakıf Maarif'e Halk Eğitim'in 34,5 katı bütçe aktarıldığını belirterek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e sordu “Eğitim emekçilerine tasarruf, vakıflara kaynak” Bayhan, soru önergesinde ücretli öğretmenlik uygulamasının kaldırılıp kaldırılmayacağını, tüm öğretmenlerin kadrolu ve güvenceli istihdam edilmesi için çalışma yapılıp yapılmadığını sordu. Aynı işi yapan kadrolu ve ücretli öğretmenler arasındaki ücret, sigorta ve özlük hakkı farklılıklarının giderilip giderilmeyeceğini soran Bayhan, eksik yatırılan sigorta primlerinin tamamlanması konusunda da Bakanlığın bir çalışması olup olmadığını gündeme getirdi. Bayhan’ın Bakan Tekin’e yönelttiği diğer sorular arasında 89 binden fazla usta öğreticinin işsiz kalmasına yol açan ders saati kotalarının kaldırılıp kaldırılmayacağı ve kapatılan kursların yeniden açılıp açılmayacağı da yer aldı. Maarif Vakfı ve vakıf protokolleri Meclis gündeminde Bayhan, MEB bütçesindeki artışa rağmen Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nün payının neden azaltıldığını sorarken, Türkiye Maarif Vakfı’na aktarılan yaklaşık 12,5 milyar TL’nin nasıl gerekçelendirildiğini de Bakan Tekin’in yanıtlamasını istedi. Soru önergesinde ayrıca Bakanlığın TÜGVA ve benzeri vakıf ve derneklerle yaptığı protokoller kapsamında açılan kursların ders saati kotalarından muaf tutulmasının gerekçesi soruldu. Usta öğreticilerin kurs açabilmek için bazı vakıflara yönlendirildiği ve “bağış” adı altında para istendiği yönündeki iddialara ilişkin herhangi bir soruşturma başlatılıp başlatılmadığı da Bakan Tekin’e yöneltilen sorular arasında yer aldı. Bayhan, eğitim emekçilerinin güvencesizliğe ve yoksulluğa itildiği, öğrencilerin ise niteliksiz eğitim koşullarıyla karşı karşıya bırakıldığı bir sistemin kabul edilemeyeceğini belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu uygulamalara ilişkin kapsamlı bir açıklama yapmasını istedi.