Birleşmiş Milletler’in iklimden sorumlu üst düzey yetkilisi Simon Stiell, Orta Doğu’daki çatışmaların tetiklediği enerji fiyat artışlarının, yenilenebilir enerjinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Küresel enerji arzında yaşanan dalgalanmaların, daha önce Ukrayna savaşıyla görülen piyasa sarsıntılarını andırdığı vurgulandı.
Enerji arzı kırılgan, yenilenebilir daha güvenli
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Stiell, Brüksel’de düzenlenen 2026 Yeşil Büyüme Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, fosil yakıt temelli enerji sistemlerinin jeopolitik krizlere açık olduğunu belirtti.
Stiell, “Yenilenebilir enerji kaynakları; dar boğazlara, askeri korumaya ya da küresel gerilimlere bağlı değil. Bu da ülkelerin kendilerini uluslararası krizlerden izole edebilmesini sağlar” dedi.
“Fosil bağımlılığı egemenliği zayıflatıyor”
Fosil yakıtlara bağımlılığın yalnızca ekonomik değil, siyasi sonuçlar da doğurduğunu ifade eden Stiell, bu durumun ulusal güvenliği ve egemenliği zedelediğini söyledi.
Yenilenebilir enerji yatırımlarının ise enerji faturalarını düşürdüğünü, istihdam yarattığını ve halk sağlığını iyileştirdiğini vurguladı.
Krizler tekrar edecek uyarısı
Enerji krizlerine verilen bazı tepkilerin hâlâ fosil yakıt kullanımını artırmaya yönelik olduğunu belirten Stiell, bunun “yanılsama” olduğunu söyledi.
“Tarih bize bu tür krizlerin tekrar tekrar yaşanacağını gösteriyor. Fosil yakıt bağımlılığı; ekonomileri, hane halklarını ve şirketleri jeopolitik şoklara açık hale getiriyor” dedi.
Avrupa’ya uyarı: Kriz döngüsü kırılmalı
Avrupa’nın yüksek düzeyde fosil yakıt ithalatına bağımlı olduğuna dikkat çeken Stiell, bu durumun yalnızca 2024 yılında 420 milyar avroyu aşan bir maliyet yarattığını ifade etti.
Pasif enerji bağımlılığının kıtayı “krizden krize sürükleyeceği” uyarısında bulunan Stiell, bu yükün en çok hane halkları ve sanayi tarafından taşındığını belirtti.
Temiz enerji yatırımlarında büyük sıçrama
Stiell’e göre, yenilenebilir enerji 2025 itibarıyla küresel ölçekte kömürü geride bırakarak en büyük elektrik kaynağı haline geliyor. Temiz enerjiye yapılan yatırımların 2 trilyon doları aştığı ve bunun fosil yakıtlara yapılan yatırımın iki katına ulaştığı ifade edildi.
Avrupa’nın emisyon ticaret sistemi ve yeşil sanayi politikalarıyla bu dönüşümde öncü rol oynadığı, rüzgar enerjisi, yeşil çelik, deniz taşımacılığı ve çimento gibi sektörlerde önemli ilerlemeler kaydedildiği belirtildi.
“Yeşil büyüme büyük fırsat”
Stiell, Avrupa’nın eğitim, inovasyon ve güçlü kurumsal yapısını yeşil dönüşümle birleştirerek “trilyonlarca avroluk yatırım fırsatını” değerlendirebileceğini söyledi.
Enerjinin tarihsel olarak Avrupa bütünleşmesinin merkezinde yer aldığını hatırlatan Stiell, bugün de güvenli ve uygun fiyatlı enerjiye erişimin barış ve refah için belirleyici olmaya devam ettiğini vurguladı.




