İstanbul Çekmeköy’de hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için Adana’da eğitim sendikaları kitlesel yürüyüş ve ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Eğitim Sen ve Eğitim-İş temsilcileri, okullarda artan şiddete dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanlığı’nı kalıcı ve bilimsel önlemler almaya çağırdı.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Ortak Açıklama

Adana’da eğitim emekçileri, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bulunan Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen bıçaklı saldırıda yaşamını yitiren öğretmen Fatma Nur Çelik için bir araya geldi.

Eğitim Sen Adana Şubesi üyeleri şube binası önünde toplanarak sloganlar eşliğinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. Eğitim-İş Adana 1 No’lu Şube ve Eğitim-İş Adana 2 No’lu Şube ise yaptıkları çağrıyla üyelerini müdürlük önünde buluşturdu.

İki sendika, müdürlük önünde ortak basın açıklaması yaptı.

Whatsapp Image 2026 03 03 At 14.48.01

Cudi İmrek: “Bu saldırı münferit değildir”

Ortak açıklamada ilk sözü alan Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, yaşanan olayın yalnızca bireysel bir saldırı olarak görülemeyeceğini vurguladı.

“Bugün bir öğretmen öldürüldü. Bir çocuk annesiz, öğrenciler öğretmensiz kaldı. Söz bitti” diyen İmrek, 2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy’deki lisede gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki öğretmen ve bir öğrencinin yaralandığını, yaralanan öğretmenlerden birinin tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiğini hatırlattı.

İmrek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.”

Milli Eğitim Bakanlığı’nı eleştiren İmrek, yapılan uyarılara rağmen kalıcı ve önleyici politikaların hayata geçirilmediğini belirterek, “Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır” dedi.

KHK Sürecine Meclis Araştırması Talebi: “Hukuki Güvenlik Olmadan Barış Olmaz”
KHK Sürecine Meclis Araştırması Talebi: “Hukuki Güvenlik Olmadan Barış Olmaz”
İçeriği Görüntüle

“Şiddetin zemini toplumsal”

Şiddetin yalnızca bireysel öfke ile açıklanamayacağını kaydeden İmrek, medyada ve siyasette kullanılan sert dilin, öğretmenleri hedef haline getiren söylemlerin ve mesleğin itibarsızlaştırılmasının bu iklimi beslediğini ifade etti.

Derinleşen yoksulluk, gençlerde artan geleceksizlik duygusu ve rehberlik hizmetlerindeki yetersizliklerin de şiddet riskini artırdığını belirten İmrek, şu talepleri sıraladı:

  • Okul güvenliği konusunda bilimsel ve katılımcı politika oluşturulması
  • Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi
  • Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmesi
  • Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale programları uygulanması
  • Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanması
  • Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak açık bir tutum alınması

İmrek, “Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

Whatsapp Image 2026 03 03 At 14.03.48

Yılmaz Çetin: “Bir kamu çalışanı görev yerinde korunamıyorsa…”

Eğitim-İş Adana 1 ve 2 No’lu şubeleri adına konuşan Yılmaz Çetin ise daha sert bir dille tepkisini dile getirdi.

“Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Okulda! Eğitim yuvasında!” diyen Çetin, 44 yaşındaki meslektaşlarını kaybettiklerini, yaralıların bulunduğunu hatırlatarak yaşananların kabul edilemez olduğunu söyledi.

Saldırıyı gerçekleştiren öğrencinin uzun süredir okula gelmediğini, rehberlik görüşmelerinin yapıldığını ve psikiyatrik tedavi sürecinin bilindiğini ifade eden Çetin, buna rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını belirtti.

“Bu tablo bir münferit olay değildir. Bu bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin ya da okul idaresinin üzerine yıkılamaz. Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez.”

Çetin, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek, “Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?” sorularını yöneltti.

“Öğretmeni değersizleştiren anlayış sorumludur”

Çetin, öğretmenlik mesleğinin sistematik biçimde itibarsızlaştırıldığını savunarak, siyasi dilin ve eğitim politikalarının öğretmeni hedef haline getirdiğini ifade etti.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür” sözünü hatırlatan Çetin, bugün gelinen noktanın öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu olduğunu söyledi.

Whatsapp Image 2026 03 03 At 14.03.48 (2)

Alışveriş merkezlerine kesici aletle girilemezken okullara girilebilmesini “yönetim zaafı” olarak nitelendiren Çetin, taleplerini şöyle sıraladı:

  • Eğitimde Şiddet Yasası’nın çıkarılması
  • Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınması
  • Sendikaların ve uzmanların katıldığı somut bir eylem planı hazırlanması
  • Faillerin caydırıcı şekilde cezalandırılması
  • Şiddeti meşrulaştıran medya içeriklerinin denetlenmesi
  • Barışı ve birlikte yaşamı esas alan bilimsel müfredat hazırlanması

Whatsapp Image 2026 03 03 At 14.03.48 (3)

“Susmayacağız, mücadele edeceğiz”

Çetin konuşmasının sonunda yalnızca okullardaki şiddete değil, dünyada artan savaş politikalarına da değinerek, çocukların bombaların gölgesinde değil barış içinde eğitim görmesi gerektiğini vurguladı.

Her iki sendika temsilcisi de öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

Basın açıklaması, hayatını kaybeden öğretmen için yapılan saygı duruşunun ardından “Okullarda şiddete artık yeter” sloganlarıyla sona erdi.

Muhabir: Güven BOĞA