Şüpheli şekilde hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik ile 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Çelik, Ümraniye’de toprağa verildi. Tabutları kadınlar omuzladı, cami avlusunda “Nerede adalet?” çığlıkları yükseldi. Defin sonrası arbede yaşandı, polis mezarlıkta barikat kurdu.

İstanbul’da şüpheli şekilde hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik ile kızı Hifa İkra Çelik için cenaze töreni Ümraniye’de bulunan Hidayet Camii’nde düzenlendi. Saat 13.00’te başlayan törende anne ve kızın tabutları yan yana konuldu. Cami avlusunda toplanan kadınlar, gözyaşları ve öfkeyle adalet çağrısı yaptı.

Törenin ardından anne ve kızı Ihlamurkuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi. Ancak defin sürecinde gerginlik yaşandı; kadınlar ile ailedeki bazı erkekler arasında arbede çıktı, polis kalkanlarla barikat oluşturdu.

Tabutları Kadınlar Omuzladı

Cenazede dikkat çeken en güçlü mesaj, kadınların kararlı tutumuydu. Fatma Nur ve küçük Hifa İkra’nın tabutlarını kadınlar omuzladı. Ailedeki erkekler cenazeyi taşımak isteyince kadınlar buna izin vermedi.

“Bu yükü biz taşıyacağız” diyen kadınlar, hem anneye hem çocuğa sahip çıktı. Cami avlusunda yükselen sloganlar tek bir soruda birleşti:

“Nerede adalet?”

“Fatma Nur İki Kere Öldü”

Cenazeye katılan kadınlar, yaşananları yalnızca bir ölüm olarak değil, bir sistem çöküşü olarak değerlendirdi. Kalabalıktan yükselen sözler yürek burktu:

“Herkes bir isyan etsin, dur desin. Caniler elini kolunu sallayarak geziyor, küçücük çocuk orada yatıyor.”

“Benim kız torunum var. Korkuyorum nasıl yetişecek bu ülkede diye.”

“Öğretmeni öldürüyorlar, kadınları öldürüyorlar.”

Bu sözlerin ardından bir başka kadın yüksek sesle sordu:

“Adalet mi var?”

Kalabalıktan bir kadın ise çığlık atarcasına haykırdı:

“Susmayın artık, yeter ya! Sustukça çocuklar ölüyor!”

En çok yankılanan söz ise şu oldu:

KESK Kadın Meclisi: “Kadınları Yoksulluğa ve Şiddete Mahkûm Eden Düzene Karşı Örgütlü Mücadeleyi Büyütüyoruz”
KESK Kadın Meclisi: “Kadınları Yoksulluğa ve Şiddete Mahkûm Eden Düzene Karşı Örgütlü Mücadeleyi Büyütüyoruz”
İçeriği Görüntüle

“Bu Fatma Nur iki kere öldü. Nerede adalet, nerede savcı, nerede hakim?”

Bakanlık Yetkilileri de Törendeydi

Cenazeye, Serap Kadıgil ve Aylin Nazlıaka’nın yanı sıra istismar davasını takip eden avukatlar ile Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Av. Müjde Tozbey katıldı.

Öte yandan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilileri ve Bakanlık bünyesinde yürütülen Aile Sosyal Destek Programı görevlileri de cenazede yer aldı. Ancak kadınlar, Bakanlığın cenazede bulunmasına tepki gösterdi.

Kalabalık sık sık, “Sorumlular nerede?” diye sordu.

Bakanlık, ölümün ardından yaptığı açıklamada Fatma Nur Çelik için “reddedici tutumları oldu” ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklama da törene katılanlar tarafından sert biçimde eleştirildi.

Defin Sonrası Arbede

Defin işleminin ardından mezarlıkta tansiyon yükseldi. Ailedeki bazı erkekler kadınlara bağırmaya başladı. Bunun üzerine polis kalkanlarla barikat kurdu. Kadınlar, güvenliğin sağlanmasını bekleyerek mezarlıktan ayrıldı.

Cenaze töreni, yalnızca bir vedaya değil, aynı zamanda bir adalet çığlığına dönüştü.

Ne Olmuştu?

Fatma Nur Çelik’in, çocuk yaşta Ayhan Şengüler tarafından istismar edildiği ve ardından onunla evlendirildiği belirtildi. Kızı Hifa İkra’nın üç yaşındayken istismar edildiği iddiasıyla açılan dava sürerken, fail Ayhan Şengüler tutuksuz yargılanıyordu.

Fatma Nur Çelik, adliye önünde adalet nöbeti tutmuş, kamuoyuna çağrıda bulunmuş ve şu sözleri söylemişti:

“Başıma bir şey gelirse intihar demeyin.”

Hifa İkra’nın sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine hastaneye kaldırıldığı, davanın karar duruşmasının ise 5 Mayıs’ta görüleceği öğrenildi.

Anne ve kız, tüm bu sürecin ortasında hayatını kaybetti.

Cami avlusunda yankılanan sorular, definle birlikte toprağa gömülmedi:

“Nerede adalet?”

Muhabir: Güven BOĞA