Adana’da düzenlenen “Cumhuriyet ve Aydın Sorumluluğu” panelinde konuşan CHP Milletvekili Gamze Taşçıer, aydın kimliğinin tarafsızlıkla değil, adalet ve demokrasi mücadelesiyle tanımlanacağını vurguladı. Taşçıer, Cumhuriyet’in kazanımlarından kadın haklarına kadar geniş bir perspektifte çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Adana’da Aydın Sorumluluğu Tartışıldı
Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilen “Cumhuriyet ve Aydın Sorumluluğu” paneli, siyaset, medya ve sanat dünyasından önemli isimleri bir araya getirdi. Panel öncesinde Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Başkan Vekili Güngör Geçer açılış konuşmaları yaparken, moderatörlüğü üstlenen Av. Erdal Yıldırım panelin güncel önemine dikkat çekti.
Panele ayrıca CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu ile CHP milletvekilleri Müzeyyen Şevkin ve Orhan Sümer de katıldı.
Panelde gazeteciler Deniz Zeyrek ve Sedef Kabaş ile oyuncu ve yönetmen Mehmet Aslantuğ de konuşmacı olarak yer aldı.

Taşçıer: “Aydın olmak bu topraklarda ağır bir sorumluluktur”
Konuşmasına katılımcılara teşekkür ederek başlayan Gamze Taşçıer, Adana’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Taşçıer, aydın kimliğinin yalnızca akademik ya da entelektüel bir alanla sınırlanamayacağını belirterek şu vurguyu yaptı:
“Aydın dediğimiz kişi; iktidarla toplum arasında sıkışmayan, sorgulayan, rahatı olanı rahatsız eden ve bedel ödemeyi göze alan kişidir.”
“Cumhuriyet, bir avuç aydının cesaretiyle kuruldu”
Taşçıer, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yürütülen mücadeleye dikkat çekerek, Cumhuriyet’in tarihsel olarak aydınların öncülüğünde yükseldiğini ifade etti:
“Bir yanda manda ve himayeyi savunanlar vardı, diğer yanda ‘ya istiklal ya ölüm’ diyerek bedel ödemeyi göze alan gerçek aydınlar…”

Uğur Mumcu vurgusu: “Tarafsız aydın olmaz”
Konuşmasında Uğur Mumcu’nun sözlerine atıf yapan Taşçıer, aydınların tarafsızlık iddiasıyla sorumluluktan kaçamayacağını belirtti:
“Tarafsız aydın olmak kamuoyunu dolandırmaktır.”
Taşçıer’e göre aydın; adaletin, özgürlüğün, demokrasinin ve insan haklarının yanında açık bir şekilde konumlanmak zorundadır.
“Aydın kandırılamaz, topluma öncülük eder”
Taşçıer, “kandırıldık” söylemlerine de eleştirel yaklaşarak, aydın kimliğinin bu tür bir savunmayı kabul etmeyeceğini ifade etti:
“Aydın dediğimiz kişi toplumun görmediğini önceden görebilen, sorgulayan ve topluma yol gösteren kişidir. Kandırılma lüksü yoktur.”
“Aydın kimliği bir meslek değil, duruştur”
Aydın olmanın bir meslek tanımıyla sınırlanamayacağını belirten Taşçıer, sanatçıdan siyasetçiye, gazeteciden öğretmene kadar geniş bir kesimin bu sorumluluğu taşıyabileceğini söyledi.
Bu kapsamda, toplumsal duyarlılığıyla öne çıkan Mehmet Aslantuğ ve Sedef Kabaş gibi isimleri örnek gösterdi.
“Cumhuriyet aynı zamanda bir kadın devrimidir”
Konuşmasının ikinci bölümünde Cumhuriyet’in kadınlara kazandırdığı haklara değinen Taşçıer, Süreyya Ağaoğlu üzerinden dikkat çekici bir anekdot paylaştı.
Taşçıer, Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınların kamusal alanda yer almasının önünü açan yaklaşımını hatırlatarak, Cumhuriyet’in aynı zamanda bir kadın devrimi olduğunu vurguladı.
“Karanlıktan çıkışın yolu Cumhuriyet değerleridir”
Türkiye’nin içinde bulunduğu krizlere de değinen Taşçıer, çözümün Cumhuriyet’in temel ilkelerine sahip çıkmaktan geçtiğini ifade etti:
“Bu baskılara rağmen korkmadan, geri adım atmadan doğru bildiğimiz değerlere sahip çıkmak zorundayız.”
“Bu karanlık dönem aşılacak”
Konuşmasının sonunda umut mesajı veren Taşçıer, Adana’daki Portakal Çiçeği Festivali’ne atıfta bulunarak, Türkiye’nin yeniden özgür ve demokratik bir geleceğe ulaşacağını belirtti:
“Bu ülkeyi karanlığa mahkûm eden anlayış tarihin çöplüğünde yerini alacak.”




