10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde gerçekleştirilen Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne yönelik bombalı saldırıda yaşamını yitirenler, katliamın 11. yılında Giresun’dan yükselen barış ve adalet çağrısıyla anıldı.

Basın emekçilerine, sivil toplum kuruluşlarına, sendikalara, siyasi parti temsilcilerine ve Giresunlulara seslenen Giresun Eğitim Sen İşyeri Temsilcisi Yavuz Demirci, aradan geçen yılların yaşamını yitirenlerin anısını ve savundukları değerlere bağlılığı azaltmadığını belirtti.

Demirci, “Emek, barış ve demokrasi taleplerinde ısrarcıyız. Adalet istemeye devam ediyoruz” diyerek 10 Ekim’de katledilenlerin mücadelesini sürdürme kararlılığını dile getirdi.

“104 canımızı unutmadık, unutturmayacağız”

Demirci, 11 yıl önce Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanların savaşa ve ölümlere karşı barışı, sömürüye karşı emeğin hakkını, baskıya karşı demokrasiyi savunmak için Ankara Garı önünde buluştuğunu hatırlattı.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin ortak çağrısıyla düzenlenen mitinge katılanların, eşit ve özgür bir yaşam talebini yükseltmek için bir araya geldiğini belirten Demirci, IŞİD’in gerçekleştirdiği bombalı saldırıda yaşamını yitirenleri şu sözlerle andı:

“Yitirdiğimiz 104 arkadaşımızı, yoldaşımızı, canımızı unutmadık, unutmayacağız. Unutturmayacağız da…”

10 Ekim Katliamı’nın yalnızca bir asayiş olayı olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Demirci, saldırının kalıcı barışı, halkların kardeşliğini ve demokratik bir ülkede yaşama iradesini hedef aldığını ifade etti.

“Barış, adaletin ve kardeşçe yaşama iradesinin adıdır”

Katliamda yaşamını yitirenlerin barışın yalnızca silahların susması anlamına gelmediğini bildiğini söyleyen Demirci, onların savunduğu değerlerin bugün de yol gösterdiğini belirtti.

Demirci, “Barış; adaletin, eşitliğin, bir arada kardeşçe yaşama iradesinin adıydı” diyerek eşit yurttaşlık ve toplumsal adaletin barışın temel koşulları olduğunu vurguladı.

“Eşit yurttaşlığın ve toplumsal adaletin tesis edilmediği bir barış gerçek barış değildir” ifadelerini kullanan Demirci, açıklamasında “Hak, hukuk, adalet” talebini yineledi.

10 Ekim’de yaşamını yitirenlerin barış ısrarının takipçisi olduklarını belirten Demirci, silahların bırakılması ve çatışmaların durması yönündeki adımları ülkenin demokratik geleceği açısından önemsediklerini söyledi.

Kalıcı barış için sosyal adalet ve kapsayıcılık vurgusu

Demirci, çatışmaların sona ermesinin kalıcı barışın kurulması açısından önemli olduğunu ancak sürecin sosyal adalet ve demokratikleşmeyle birlikte ilerlemesi gerektiğini ifade etti.

“Evrensel, kalıcı bir barış sosyal adalet temeline dayanmalıdır” diyen Demirci, barışın yalnızca güvenlik meselesine indirgenemeyeceğini belirtti.

Barışı; eşitliğin, özgürlüğün ve evrensel hukukun öncelendiği bir demokratikleşme süreci olarak tanımlayan Demirci, bu sürecin toplumun bütün kesimlerini kapsaması ve onların iradesine dayanması gerektiğini vurguladı.

“Karanlığa teslim olmayacağız”

10 Ekim’de katledilenlerin barış, demokrasi, eşit yurttaşlık, düşünce ve ifade özgürlüğü için Ankara’da bulunduğunu hatırlatan Demirci, bugün de aynı değerleri savunduklarını söyledi.

“Bizler de şimdi onların düşündüklerini ve savunduklarını savunmak ve canlarımızı anmak için burada aynı mücadeleyi veriyoruz” diyen Demirci, “Karanlığa teslim olmayacağız” mesajını verdi.

Katliamın, barış çağrısının güçlü biçimde yükseldiği kitlesel ve demokratik bir eylem sırasında gerçekleştirilmesinin tesadüf olmadığını savunan Demirci, saldırıyı “emekçilerin barış ve demokrasi talebini susturma girişimi” olarak nitelendirdi.

Yoksullaşma ve demokratik haklara yönelik baskılara tepki

Açıklamasında emekçilerin ve emeklilerin yaşam koşullarına da değinen Demirci, halkın hızla yoksullaştığını ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin arttığını belirtti.

Geçim koşulları ağırlaşırken itiraz edenlerin yaftalandığını ve düşmanlaştırıldığını söyleyen Demirci, 10 Ekim’de katledilenlerin demokrasi talebinin bugün daha güncel ve acil olduğunu vurguladı.

İktidarın toplumsal rıza üretemediği için baskıyı artırdığını savunan Demirci; siyasetçilerin, gazetecilerin ve öğrencilerin tutuklanmasını, belediyelere kayyum atanmasını ve muhalif kesimlere yönelik baskıları eleştirdi.

Sendikal faaliyetlerin, basın açıklamalarının ve sosyal medya paylaşımlarının suçlama konusu yapılmasına da tepki gösteren Demirci, grev yasakları ve üniversitelere yönelik baskıların demokratik yaşamı daralttığını ifade etti.

“Demokrasi sandığa indirgenemez”

Demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını belirten Demirci, eşitliğin, özgürlüğün, evrensel hukuk kurallarının ve itiraz hakkının demokratik bir toplumun vazgeçilmez unsurları olduğunu söyledi.

Seçme hakkına yönelik müdahaleleri de eleştiren Demirci, açıklamasında bir araya gelmelerinin gerekçesini şu sözlerle ifade etti:

“Adalet için toplandık. Eşitlik, barış ve demokrasi için toplandık.”

“İhmali bulunanların da yargılanmasını istiyoruz”

Katliama ilişkin adalet arayışının 11 yıldır sürdüğünü belirten Demirci, bazı tutuklamalar yapılmış olmasına rağmen bütün sorumluların hesap vermesi talebinin karşılanmadığını savundu.

Katliamın “göz göre göre geldiğini” söyleyen Demirci, saldırı öncesindeki istihbarat bilgilerine rağmen önlem almayanların ve katliama giden süreçte ihmali bulunanların sorumluluğunun araştırılması gerektiğini ifade etti.

Demirci, “Tüm istihbarat bilgilerine rağmen önlem almayanların, bürokratik ihmallerin faillerinin, katliama giden yolda denetimsizlik ve sorumsuzluk sahiplerinin de yargılanmasını istiyoruz” dedi.

“10 Ekim davasında adalet sağlanamamıştır” değerlendirmesinde bulunan Demirci, devletin hukuki süreçlerde kendi sorumluluğunu reddeden bir tutum sergilediğini ileri sürdü.

Bu yaklaşımın gelecekte hak arama mücadelelerine katılacak yurttaşların güvenliği açısından da kaygı yarattığını belirten Demirci, sorumlulukların açığa çıkarılmasının önemine dikkat çekti.

“Anıları önünde saygıyla eğiliyoruz”

Açıklamasının sonunda yaşamını yitirenlerin anısına sahip çıkma kararlılığını yineleyen Demirci, aradan geçen 11 yıla rağmen emek, barış ve demokrasi mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini söyledi.

“11 yılın ardından kaybettiklerimizin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Uğruna can verdikleri emek, barış ve demokrasi mücadelesini büyütme kararlılığımızı bir kez daha ilan ediyoruz” diyen Demirci, adalet talebinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

Demirci, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Katliamın tüm sorumlularının açığa çıkarılması ve ihmali olan tüm kamu görevlilerinin yargılanması için yürüttüğümüz adalet mücadelesinden asla vazgeçmiyoruz. Emeğin, barışın ve demokrasinin egemen olduğu bir Türkiye’yi mutlaka kuracağız. Yaşasın emek, barış ve demokrasi mücadelemiz!”