KESK’e bağlı HABER-SEN, 9 Ekim Dünya Posta Günü’nde posta emekçilerinin çalışma koşullarına ve kamusal posta hizmetlerinin geleceğine ilişkin açıklama yaptı. “Emeğin, dayanışmanın ve kamusal hizmetin değerini büyütelim” çağrısında bulunan sendika, güvenceli çalışma, eşit haklar ve liyakatli yönetim için mücadelesini sürdüreceğini bildirdi.

Açıklamada, Dünya Posta Günü’nün insanları, toplumları ve ekonomileri birbirine bağlayan küresel posta ağının önemini hatırlattığı belirtilerek, bu günün posta emekçilerinin sorunlarını ve insanca çalışma taleplerini kamuoyuyla paylaşmak açısından da önem taşıdığı vurgulandı.

Posta hizmetlerinin arkasında emekçilerin alın teri var

HABER-SEN, dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin iletişim biçimlerini hızla dönüştürdüğü günümüzde posta hizmetlerinin toplumsal dayanışma ve kamusal iletişim hakkı açısından önemini koruduğunu belirtti.

Bu hizmetlerin, her türlü hava ve çalışma koşulunda görev yapan posta emekçilerinin çabasıyla sürdürüldüğüne dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Posta hizmetleri; insanları birbirine bağlayan, toplumsal dayanışmayı güçlendiren ve kamusal iletişim hakkının kullanılmasını sağlayan temel hizmetlerden biri olmayı sürdürüyor. Ancak bu hizmetin arkasında, her türlü hava ve çalışma koşulunda görev yapan, gece gündüz demeden emeğini ortaya koyan posta emekçilerinin alın teri bulunuyor.”

“PTT’de yaşanan sorunlar çalışma barışını zedeliyor”

Sendika, PTT’deki çalışma koşullarının posta emekçileri açısından giderek zorlaştığını ifade etti. Ağır iş yükü, personel eksikliği, güvencesiz istihdam, ücret ve statü farklılıklarının yanı sıra baskıcı yönetim uygulamaları ve liyakatten uzak kadrolaşmanın çalışma barışını zedelediğini savundu.

Kamusal hizmetin niteliğinin, bu hizmeti üreten çalışanların haklarından ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan HABER-SEN, posta emekçilerinin mali, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesini istedi.

Personel açığı güvenceli istihdamla giderilmeli

HABER-SEN, PTT’de yaklaşık sekiz yıldır kadrolu memur alımı yapılmadığını belirterek, personel açığının büyüdüğünü ve artan iş yükünün mevcut çalışanların üzerine bırakıldığını ifade etti.

Kamusal kaynakların taşeron şirketlere aktarılması yerine, kamu hizmetinin gerektirdiği nitelikli ve güvenceli personel istihdamının sağlanmasını isteyen sendika, taşeron çalışma modelinin sonlandırılması çağrısında bulundu.

Açıklamada, tüm çalışanlar için “eşit işe eşit ücret” ilkesinin hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi.

Statü farklılıkları giderilsin, kadroya geçiş olanakları sunulsun

PTT bünyesinde farklı istihdam statülerinde çalışan emekçiler arasındaki ücret, sosyal hak ve özlük hakkı farklılıklarının çalışma barışını bozduğunu belirten HABER-SEN, İdari Hizmet Sözleşmeli (İHS) personel başta olmak üzere bütün çalışanların güvenceli istihdama kavuşmasını istedi.

Sendika, taşeron işçilere de liyakat ve eşitlik ilkeleri çerçevesinde, gerekli koşulları sağlayanların yararlanabileceği sınav ve kadroya geçiş olanaklarının sunulması gerektiğini kaydetti.

“Hiçbir emekçi haklarını savunduğu için cezalandırılmamalı”

Personel yetersizliği nedeniyle artan iş yükü, zorunlu cumartesi çalışmaları ve çalışma sürelerine ilişkin sorunların emekçilerin yaşamını olumsuz etkilediğini belirten HABER-SEN, çalışma düzeninin dinlenme hakkı ve iş sağlığı gözetilerek oluşturulmasını talep etti.

Sendikal faaliyetleri ve hak arama mücadelesini hedef alan baskılara, sürgünlere ve yer değiştirme tehditlerine son verilmesini isteyen sendika, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Sendikal faaliyetleri ve hak arama mücadelesini hedef alan baskılar, sürgünler ve yer değiştirme tehditleri kabul edilemez. Hiçbir emekçi, haklarını savunduğu için cezalandırılmamalıdır.”

Yönetimde liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrısı

HABER-SEN, PTT’de yönetim anlayışının siyasi ve sendikal yakınlıklar yerine liyakate, mesleki yeterliliğe ve kamu yararına dayanması gerektiğini vurguladı.

Keyfî atama ve tayinlere, sendikal ayrımcılığa ve kayırmacılığa son verilmesini isteyen sendika, kurumun bütün iş ve işlemlerinin şeffaf, denetlenebilir ve hesap verebilir biçimde yürütülmesi çağrısında bulundu.

Açıklamada, PTT’nin kurumsal birikiminin ve kamusal hizmet sorumluluğunun kısa vadeli siyasi ve ekonomik çıkarların önünde tutulması gerektiği belirtildi.

Posta hizmetleri haberleşme hakkının bir parçası

Posta hizmetinin yalnızca bir gönderinin bir noktadan diğerine ulaştırılmasından ibaret olmadığını ifade eden HABER-SEN, bu hizmetin yurttaşların haberleşme hakkının, toplumsal dayanışmanın ve kamusal hizmetlere erişimin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

PTT’nin ülkenin her bölgesinde nitelikli, erişilebilir ve eşit hizmet sunabilmesi için personel açığının giderilmesini ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini isteyen sendika, kamu hizmetinin gereklerinin esas alınması gerektiğini belirtti.

“Emeğin değer gördüğü bir PTT mümkün”

HABER-SEN, posta hizmetlerinin niteliği ile çalışanların hakları ve çalışma koşulları arasında doğrudan bağ bulunduğunu ifade etti.

Emeğin değersizleştirildiği, güvencesizliğin yaygınlaştığı ve çalışanların birbirinden ayrıştırıldığı bir düzende çalışma barışının ve nitelikli kamusal hizmetin sağlanamayacağını belirten sendika, taleplerini şöyle özetledi:

“İstediğimiz; emekçilerin yoksullaşmadığı, ücret ve özlük haklarının iyileştirildiği, statü farklılıklarının giderildiği, liyakatin esas alındığı ve sendikal hakların güvence altında olduğu bir PTT’dir.”

Posta emekçilerinin mali, sosyal ve özlük haklarının geliştirilmesi, güvenceli çalışma koşullarının sağlanması ve kamusal posta hizmetlerinin korunması için örgütlü mücadelesini büyüteceğini bildiren HABER-SEN, tüm posta emekçilerinin Dünya Posta Günü’nü kutladı.

Açıklama, insanca yaşamın, güvenceli çalışmanın, eşitliğin ve dayanışmanın güçlendiği bir gelecek için mücadeleyi sürdürme çağrısıyla tamamlandı.